BIST 100 91.074 % 1,24
USD/TRY 5,3436 % -0,03
EUR/TRY 6,0817 % 0,03
Piyasalar
91.074
% 1,24
5,3436
% -0,03
6,0817
% 0,04
1,1373
% 0,07
21,23
0,00
1.250,02
% 0,05
56,26
% -5,62
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Dolarda düşüş sürer mi? (3)

Dolarda düşüşün sürmesi için gerçekleşmesi beklenen koşulların ne kadarı gerçekleşti, bundan sonra seyir ne olur?

Dolarda düşüş sürer mi? (3)
GÖKHAN ŞEN* 03 11 2015, 13:01

Önceki yazılarda dövizdeki gerilemenin sebeplerini ve henüz sert düşüş gerçekleşmemişken olası devam yollarını tartışmıştık. Ayrıntılı sebepler ve kısa vadeli fiyat dinamiğine ilişkin fikirleri orada bulmak mümkün.

Bu konudaki fikirleri bazı sac ayaklarına oturtmak gerekirse;

* Fed'in faiz artışını erteleyeceği

* Çin'deki problemlerin akut kısmının (en azından kısa vadede) geride kalacağı

* Türkiye genel seçimleri sonrasında, oldukça sıkı bir dayak yemiş TL varlıkların pozitif tepki vereceği

beklentileri öne çıkıyordu.

Bunlar arasında iki kutucuğa 'tik' atıldı. Çin'de açıklanan büyüme yüzde 7'nin hemen altında, PMI verileri makul bir büyümeye işaret ediyor ve piyasa dalgalanması sonrasında sistemik kriz yaratacak büyüklükte bir batık haberi duymadık. Yani Çin kısa vadede stabilize olmuş görünüyor.

Türkiye'de ise seçimler yapıldı. Bu bile başlı başına, bir riskin ortadan kalkması demekti. Ki seçim sonuçlarından gelebilecek iki olumlu senaryodan birinin realize olması da diğer önemli etken.

Son kutucuktaki 'tik' ise biraz bulanık. Fed her ne kadar faiz artışını ertelemiş olsa da Aralık hala masada ve Çarşamba'dan itibaren gelecek ABD makro verileri hala birer risk unsuru. Ancak zayıf bir tarım dışı istihdam endişeleri silebilir.

Alt alta yazıldığında daha önce masada gördüğümüz tüm şartların biraraya gelebildiğini ve ralliye imkan tanıdığını görüyoruz. 3 liranın üzerinden başlayan hareket Pazartesi sabahı 2,75'li seviyelere kadar vardı. Eylül ayında 3,27'yi  test eden sepet kur ise 2,90'a kadar dayandı. Böylece Haziran seçimlerinden sonra görülen seviyelere kavuşmuş olduk. 2003 seviyelerini zorlayan reel efektif döviz kuru da tahminen gördüğü bu düşük seviyeden zıplayacak.

Kurun ve faizin geldiği seviyenin ülkenin finansal şokları emme kapasitesini oldukça artırdığını sıkça vurgulamıştık. Gelinen noktada önemli yardımcılardan biri de bu oldu.

BONUS KONU: YERLİLER NE YAPTI?

Önceki 3 liranın altına gevşeme turunda, döviz almak zorunda olan ithalatçı kurumların ve bazı yerli hesapların dolar alımlarını görmüştük. Burada talep yurt dışından girişler ile karşılanmıştı; hatta girişin 3 milyar doları bulduğunu aktarmıştık.

Buradan spekülatif amaçla maliyetlenenler 1 aylık taşıma maliyeti ve gelinen spot seviyeler hesaba katılırsa yaklaşık 20 kuruş da zarar ettiler. Hesabım yanlış değilse, yaklaşık olarak yüzde 7 civarında bir kur zararından bahsetmek mümkün. Sadece dün yerli bireysellerden 1 milyar dolara yakın döviz bozum talebi geldiğini öğreniyoruz piyasadan. Bunun önemli bölümü yabancı tarafından karşılandı. Belki de 3 liradan dolar satanlardır, bilmek güç. 

DEVAM EDECEK Mİ?

Piyasanın ilk tepkisi oldukça sert, ancak 2,75 gibi bir seviyeye 'overshoot' ettiren acelenin kaynağı tek parti iktidarının beklenen de güçlü çıkması oldu. Bundan sonra bir trend olarak TL'deki güçlü seyrin süreceğini düşünmek hala en makul senaryo. Hele benzerlerine kıyasla, seçim belirsizliği ortadan kalkmış bir TL oldukça cazip görünüyor.

Hareketin güçlenmesi için izlenen iki alan olacak. Bunlardan ilki ekonomi yönetiminin kimlere emanet edileceği. İsimlerin önemli olmayabileceği düşünülse de piyasanın bakış açısına göre bu biraz da uygulanacak ekonomi politikaları belirleyecek; bu yüzden kabine yakından izleniyor.

İkinci ve daha önemli olanı ise biraz daha orta vadeli bir bakış açısı gerektiriyor ki bu da reformlar olacak. Açıklanan değil, uygulanan reformlar olacak. Bu yüzden uygulanabilirlik oldukça önemli. Eğitim, adalet gibi alanlarda gelecek reformlar ve çözüm sürecinin akıbeti piyasanın merak ettikleri arasında. Toplumsal uzlaşmanın tamiri de tüketici güveni ve güvenli bir gelecek için - siyasiler tarafından da sıkça dile getirildiği üzere - kritik önemde.

Dış etkilerde ise benim tek umursadığım cephe Amerikan Merkez Bankası'nın bir sonraki hamlesi olacak. ECB'nin herhangi bir kararının devam yollarından biri olduğuna inanmıyorum. Daha da Türkçeleştirmek gerekirse, Avrupa Merkez Bankası varlık alım programına yenilik getirse bile bu TL'nin daha fazla hareket etmesi için yeterli olmaz.

Bu durumda bile Fed'in ne yapacağına bakmamız gerekecektir. Bu yüzden Fed'in Aralık ayını pas geçmesi gerekiyor. Diğer yandan, Fed pas geçmese de belirsizliklerini elemiş TL hem eskiye kıyasla hem de benzerlerine göre güçlü kalacaktır.

Ancak Aralık hala tam olarak hazmedilmiş bir ay değil. Bu yüzden, olumlu olan gelecek yıl mümkünse daha güvenli bir zamanda faizin artması olacaktır.

Piyasa dolar/TL'de 2,72'ye kadar (200 günlük basit/hareketli ortalama) önemli bir karşı koyuş beklemiyor. Buranın ötesi ise farklı bir senaryoyu tartışmayı gerektireceğinden ben de analizi burada kesiyorum.

Toparlamak gerekirse, TL için zor zamanlar kısa vadede geride kaldı. Ancak hareketin devamı için diğer kutucukların da içinin dolması gerekiyor.

Diğer yandan, yerliler henüz bu harekete inanmış değiller. İnansalar da kimse dövizini bozmuş değil. Bu da izlenmesi gereken bir başka alan...

---

*BloombergHT Ekonomi Koordinatörü

Yukarı

Business HT×