BIST 100 97.955 % -0,51
USD/TRY 5,3258 % 0,04
EUR/TRY 6,0608 % 0,15
Piyasalar
97.955
% -0,51
5,3258
% 0,04
6,0608
% 0,15
1,1369
% 0,04
18,04
-0,15
1.280,44
% -0,13
62,66
% -0,06
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Turizm kayıplarında tablo netleşiyor

Türkiye için hayati öneme sahip turizm gelirlerindeki gerileme yıl sonunda 10 milyar dolar kayba neden olabilir

Turizm kayıplarında tablo netleşiyor
GÖKHAN ŞEN 08 06 2016, 06:58

Turizm sektörü tahmin edildiği gibi, ne yazık ki daralıyor. Üstelik hızlı bir daralmayla karşı karşıyayız ve turizm de ülkenin hayati sektörlerinden biri. Küresel terörizmin artışı ve ülkemizde yine ne yazık ki bunun daha da baskın bir tema olması bizi vuruyor. Diğer yandan, dış politikada içinden geçilen süreç de turizm sektörüne etki ediyor.

Türkiye, yıllık 30 milyondan fazla yabancı turist ağırlayan ve TÜİK verilerine göre bu işten yıllık yaklaşık 25 milyar dolar civarında gelir yaratan bir ülke. Cari açığımızın 40 milyar dolar civarında olduğu düşünülürse bu büyüklüğün kıymeti anlaşılabilir.

 Diğer yandan, ülkemizin milli hâsılası yaklaşık 720 milyar dolar. Bu durumda, bir yıl içinde ürettiğimiz mal ve hizmetlerin yaklaşık %4'ü kadar turizm geliri yarattığımızı da görmek mümkün. Bununla birlikte, döviz getirici bir aktivite olarak da sektörü ayrı bir yere koymamız gerekiyor. Herkesin turizmin hayati bir iş kolu olduğuna kani olduğuna emin olduğum için 'faydaları' bölümünü hızlıca geçiyorum.

 TAHMİNLER GERÇEĞE DÖNÜŞÜRKEN

Bir süredir yapılan karamsar tahminlerin realize olduğunu görmek acı ancak tabloyu önümüze koymadan çözüm üretmek de sonuçları ile baş etmek de mümkün değil. Bu sebeple son duruma yakından bakmak gerekiyor. Elimde kimi sayılar, bazı istatistikler ve biraz da tahmin var. Bunları makul bir harç ile birleştirerek bir sonuca varmamız mümkün.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nin verilerine göre Türkiye'ye gelen turistlerin özeti şöyle:

Yabancı turistlerin bu tablonun kabaca yüzde 90’ını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Verilerden güncele doğru gidelim. Aşağıda Antalya'nın verilerini paylaşıyorum.

Antalya Kent Konseyi verilerine göre:

Tablo net ancak beraberce okumak gerekirse;

- Antalya'ya 1 Ocak'tan Haziran'ın ilk haftasına kadar gelen yabancı turist sayısında bir önceki yıla göre %50'lik düşüş var (Bu sayılar acentelerin kendi verilerinden derlenmiştir)

- Antalya'ya ülke yabancı turistinin yaklaşık beşte ikisi gelmektedir

- Bu sayılardan yola çıkarak yılsonunda olası turist sayısında yüzde 44'lük bir düşüş öngörülmektedir (Antalya için)

- TÜİK verilerinden fazlaca sapmadan her bir turist için 800 doların biraz altında ortalama harcama tahmini yapılabilir

- Sadece Antalya'nın bu rakamlarla yıl bittiğinde 3,5 milyar dolar eksik gelir elde edeceğini hesaplayabiliriz

- Türkiye'nin benzer bir şablon ile 2016'yı 10 milyar dolar eksik turizm geliri ile kapatacağını öngörebiliriz.

TURİZMİN MAKRO ETKİLERİ

40 milyar dolar altında kalan 2016 yılsonu ödemeler dengesi tahminlerinde bir miktar sapma olacağını şimdiden söylemek mümkün. 1,1 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörün düşük gelir beklentisi ile işe almalarda ürkek davranacağını ve önünü göremediği bir yılın ardından da istihdamda aceleci olmayacağını düşünebiliriz. 30 milyon iş gücüne sahip ülkemizde 300 binlik bir artışın getireceği yük işsizlik oranına %1'lik bir istenmeyen katkı yapma potansiyeline sahip. Bu varsayımlar kötümser görünmekle birlikte, gerçekleşmesi halinde karşı karşıya kalabileceğimiz makro büyüklüğü göstermesi bakımından çarpıcıdır.

 Bir başka yönüyle de turizm gelirleri memleket için elzemdir. Cari açık düşmüş olsa da kısmen dolarize olan ekonominin içinde USD cinsi yükümlülüğü bulunan oyuncular için döviz girişi sürmeli ve bunların teminatlarında kullanılmak üzere ve ihtiyaç duyduklarında likidite yaratması bakımından da döviz girişi sürmelidir. Aksi halde teorik olarak, kıt olan Amerikan parasına talep artması halinde fiyat daha da pahalı hale gelebilir.

Bir diğer konu da bu sektöre kredi veren oyuncularla ilgili. Tüm sistem içinde sorunlu kredi oranı yüzde 3,1 civarında. Yıl sonuna doğru bankacılık analistleri burada 50-60 baz puanlık yükseliş beklemekteler. Eğer işler yukarıda 'ne yazık ki' girişi ile başladığımız cümlelere paralel gerçekleşecek ise belki de sektör yüzde 4'lü seviyelere hazır olmalıdır. Bu seviye nominal anlamda kritik bir eşiğe işaret etmese de yoğunlaşma riski, karşılıklar gibi kalemler üzerinden izlenmesi gereken bir seviyedir. Bankalarımız çok sağlam ancak onları kaliteli kredilerle besleyip reel kredi portföyü büyümesi yarattığımız için sağlamlar. Bu nokta önemli...

Son olarak, diğer sektörlerle de ilişki içinde bulunan turizmde yaşanmaya başlanan kan kaybı artık ekonomimizin bir gerçeğidir ve kötümser tahminler gerçek hayatta karşılığını bulmaya başlamıştır.

Evvelce açıklanan Turizm Eylem Planı henüz yaraları sarmakta muvaffak olamadı. İşler daha kötüleşmeden eğer alınacak başkaca tedbirler varsa bir an önce alınmalı ve vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmelidir. Burada kritik nokta ise sektörün önünü görmesidir. Gelecek yıl da buna benzer bir tablo ile karşılaşacak mıyız yoksa karşılaşmayacak mıyız? Turistler gelmeyecekse, alınan tedbirlerin de faydaları cılız kalabilir.

 

Yukarı

Business HT×