BIST 100 93.616 % 0,34
USD/TRY 5,3345 % 0,27
EUR/TRY 6,0986 % 0,19
Piyasalar
93.616
% 0,34
5,3345
% 0,27
6,0986
% 0,19
1,1421
% 0,00
20,19
0,23
1.223,36
% 0,82
67,09
% 0,71
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Fed'i nasıl yorumlamalı?

Geçen hafta küresel ekonomi ve enflasyon endişeleriyle faizleri artırmayan Fed'in mesajlarını nasıl yorumlamak gerekiyor?

Fed giderek şahinleşiyor
SELVA DEMİRALP 29 09 2015, 14:25

ABD Merkez Bankası Fed’in Eylül toplantısından bu yana yaklaşık iki hafta geçmiş olmasına rağmen piyasalardaki Fed kaynaklı hareketlilik devam ediyor. Toplantı sonrasında sıkça duyulan bir görüş Fed’in bu toplantıda güvercin mesajlar verdiği şeklindeydi. Fed’in güvercin ya da şahin olduğu fikri yorumcuların Eylül toplantısına girerken faiz artırımı bekleyip beklemedikleri ile bağlantılı. Eylül toplantısında bir faiz artırımı bekleyenler Fed’i güvercin bulurken bu toplantıda politika faizinde herhangi bir değişiklik beklemeyenler Fed’i şahin olarak değerlendirdi.

Ben ikinci gruptayım. Eylül toplantısına girerken faiz artırımı için gerekli şartların oluşmadığını ve gerekli iletişimin yapılmadığını düşünüyordum. Kanımca toplantı öncesinde Fed’in faiz artırımının önündeki en büyük engel enflasyon görünümündeki zayıflama idi. Gerek düşen petrol fiyatları gerekse Çin’deki yavaşlamanın zaten düşük seyreden enflasyon tahminlerini daha da aşağı çekmesi bekleniyordu. Nitekim Fed de bu endişelerle tutarlı hareket ederek enflasyon tahminini düşürürken herhangi bir faiz değişikliğine de gitmedi.

Öte yandan, 2015 yılı enflasyon tahmini 0,3-0,5 aralığına çekilmesine rağmen Başkan Yellen’in 2015 içerisinde ilk faiz artırımna gidileceği mesajı bence son derece “şahin” olarak değerlendirilebilecek bir sinyaldi. 

Fed üyelerinin Eylül toplantısında aldıkları karara bir perspektif kazandırması için bu toplantıdaki enflasyon tahminlerini ve çoğunluğun beklediği ilk faiz artırımı tarihini geçen üç senenin Eylül toplantısındaki verilerle karşılaştırdım.

Tabloda birinci sütün Eylül 2012’den bu yana Fed üyelerinin 2015 yılı için yapmış olduğu enflasyon tahminini, ikinci sütun 2016 için yapılan tahminleri gösteriyor. Son sütunda ise Fed üyelerinin çoğunluğunun ilk faiz artırımını bekledikleri tarih var. Buna göre:

 

2015 enflasyon tahmini

2016 enflasyon tahmini

Çoğunluğun beklediği ilk faiz artırımı tarihi

Eylül 2012

1.8-2.0

--

2015 (12 üye)

Eylül 2013

1.6-2.0

1.7-2.0

2015 (12 üye)

Eylül 2014

1.6-1.9

1.7-2.0

2015 (14 üye)

Eylül 2015

0.3-0.5

1.5-1.8

2015 (13 üye)

Fed üyeleri bir yıl ve daha uzun vadeli enflasyon tahminlerini yaparken fazla detay ve revizyona girmeyip yüzde 2’lik enflasyon hedefine yakın bir rakam telaffuz etmeyi tercih ediyorlar. Ancak içinde bulundukları sene için yaptıkları tahminler veri akışı ile tutarlı olarak ciddi revizyonlara tabi oluyor.

2015 yılı enflasyon tahminlerinin gösterildiği birinci sütuna bakarak bir sene öncesine kadar Fed’in 2015 enflasyon öngörüsünün gerçek rakamın ne kadar üzerinde kaldığını görebilmek mümkün. Bu tahmin hatasının altında yatan petrol fiyatlarındaki keskin düşüşten Fed’i sorumlu tutamayız elbette. Çünkü dünyanın geri kalani gibi Fed üyelerinin de beklenmedik şokları öngörebilmek gibi insanüstü yetenekleri bulunmuyor.

Ancak bu tabloda ilginç olan bir gerçek var. O da Fed üyelerinin 2015’e ait enflasyon tahminleri zaman içinde ciddi şekilde aşağı çekilse de ilk faiz artırımın beklendiği tarihin hiç değişmemiş olması. Tablodaki son sütun Fed üyelerinin çoğunluğunun beklediği faiz artırım tarihini gösteriyor. 2012’den bu yana üyeler tutarlı bir şekilde ilk faiz artırım senesi olarak hep 2015’i göstermişler. 

Bu kararlılık enflasyon tahmininin yüzde 0,3’e kadar geri çekildiği geçen haftaki toplantıda bile değişmemiş. Bu tabloya bakıp “Fed güvercinleşti” yorumunu yapabilmek bence mümkün değil. Bilakis Fed’in enflasyon üzerindeki aşağı yönlü risklere rağmen kararlılığını koruması bence son derece şahin bir adım.

Fed’in “güvercin” olduğunu ve faiz artırımında geç kalındığını düşünen grubun para politikasının önceliklerinin fiyat istikrarı ve büyüme olduğunu gözardı ettiğini düşünüyorum. Bu görüşte olanların temel endişesi düşük faiz ortamının varlık fiyatlarında yaratabileceği balon ve oynaklıklar. Bu endişeler de yersiz endişeler değil şüphesiz. Ancak erken gelecek bir faiz artırımı ABD’yi deflasyon gibi geri dönülmesi çok zor olan bir yola sürükleyebileceği gibi finansal oynaklıkların ilk faiz artırımı sonrası ortadan kalkması ve piyasaların sakinleşeceği gibi bir garanti de yok. Durum böyle olunca Fed’in mevcut riskleri tartıp enflasyonun daha ağır bastığına karar vermesi bence yerinde bir karar.

NEDEN 2015?

Fed’in Eylül toplantısı sonrasında 2015 yılının geri kalanında bir faiz artırımı geleceğine dair yeşil ışık yakmış olmasının temel sebebi 2016 yılına ait enflasyon tahmininde ciddi bir revizyona gitmemiş olması. Tabloda ikinci sütun 2016 yılına ait enflasyon tahminlerini gösteriyor.

Fed enflasyon üzerindeki aşağı yönlü baskıların büyük ölçüde dış kaynaklı olduğunu ve bu etkilerin geçici olduğunu düşünüyor. Yani petrol fiyatları yeni bir düşüş trendine girmedikçe ve Çin’deki gelişmeler yeni finansal çalkantılar yaratmadığı sürece Fed 2016 enflasyon tahmininde herhangi bir revizyon öngörmüyor. Petrol fiyatlarının yeni diplere inmesi pek olası görünmüyor. Ancak Çin bilmecesinin nerelere varacağını kestirebilmek gerçekten zor ve burada yapılan varsayımlar riskleri de beraberinde getiriyor. 

BUNDAN SONRA NE OLUR?

Fed ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor ve haklı haksız pek çok eleştiri yapılıyor. Bunlardan bir tanesine ciddi itirazlarım var. O da Fed’in iletişim politikalarına yapılan eleştiriler.

Fed piyasaların kafasını karıştırmamak konusunda son derece dikkatli bir politika izliyor. Yapmayacağı şeyin sözünü vermiyor. Veri bağımlısı bir politika izlediği için de hiç bir zaman bir sonraki adımının ne olacağı konusunda yüzde yüz net bir sinyal veremiyor.

Ancak 2015 yılı içerisinde ilk faiz artırımına gidileceği sinyali 2012 yılından beri giderek daha güçlü telaffuz edilen oldukça net bir sinyal. Eylül toplantısı sonrası bölgesel Fed başkanlarının birer ikişer konuşmaya başlayıp bu mesajın altını çizmeleri de tesadüf olmayıp merkezi bir iletişim politikasının parçaları olarak görülmeli. 


* Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selva Demiralp'in BusinessHT için kaleme aldığı makaledir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×