BIST 100 101.849 % 0,28
USD/TRY 5,6592 % 0,69
EUR/TRY 6,3832 % 0,12
Piyasalar
101.849
% 0,28
5,6592
% 0,69
6,3832
% 0,12
1,1222
% -0,49
17,68
-0,08
1.425,37
% -1,43
62,47
% 0,87
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

2017 senesi fiyatlamaları ardından piyasalara ince ayar gerekiyor

Vergi Reformunun Amerikan hisse senedi piyasalarında göstereceği reaksiyonu Arzu Toktay Business HT için yorumladı

2017 senesi fiyatlamaları ardından piyasalara ince ayar gerekiyor
ARZU TOKTAY* 18 12 2017, 10:36

Aralık ayının ikinci haftası geride kalan Merkez Bankaları ile iz bıraktı. Amerikan Merkez Bankası (FED) beklendiği gibi kısa vadeli faiz oranında 25 baz puan artış yaparken Avrupa ve İngiltere tarafında bir değişiklik olmadı. Ancak, Avrupa tarafında dikkat çeken Merkez Bankası’nın büyüme tarafında yaptığı yukarı yönlü güncelleme ve ileriye dönük güvenli duruş oldu.

Yeni haftaya girerken Amerika kanadında bir beklentiyi daha nihayetlendiriyor olacağız. “Vergi Reformu”

Senato ve temsilciler meclisinde birleştirilen tasarıda bu hafta oylamaya geçilecek. Cumhuriyetçi senatörlerin üstünlüğü ile kabul görmesi beklenen tasarı için artık sona gelindi.

En fazla merak ettiğim konu tasarı geçtikten sonra Amerikan hisse senedi piyasalarının göstereceği reaksiyon?

Yüzde 35’ten yüzde 21’e çekilmesi planlanan kurumsal vergi oranının S&P500 şirketlerine katkısı son bir senedir fiyatlanıyor. Acaba piyasa “beklentiyi al gerçekleşmeyi sat” anlayışı ile kısa bir düzeltme yapacak mı? Yoksa hisseler yetmez deyip yükselişini sürdürecek mi? Cevabı bu hafta öğrenmiş olacağız.

Sıra emtia piyasasına geldiğinde farklı bir tablo ile karşılaşıyoruz. Emtialar tarafında da bir yükseliş olmakla beraber hisse senedi piyasaların performansı ile kıyaslanınca zayıf kalıyor.Aradaki getiri farkını görmek açısından yukarıdaki grafiğe bakmak yeterli, 2016 senesinden bu yana S&P500 endeksi açık ara yükseldi.

Daha detaya girdiğimizde ise vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz. 2017 senesinde endüstriyel metaller (bakır, alüminyum, çinko vb.) yanında ham petrol katkısı olmasa emtialar için çok kötü bir yıl oldu diyecektik. Küresel ekonomik büyüme ve talep artış beklentisi endüstriyel metalleri yukarı taşıdı. Ham petrol, OPEC ve arz kısıntısının yanında iyileşen talep ile yükseldi.

Terazinin diğer kefesinde ise tahıllar, diğer tarımsal emtialar ve doğalgaz var. Buğday, Mısır ve Soya Fasulyesinde OPEC gibi bir kartel yok ki üretimi düşürsünler? Kahve, Kakao ve Şeker için de aynı durum söz konusu. Peki ya sene başından bu yana en fazla düşüş gösteren doğalgaz orada neler oldu? Mevsim normallerinin üzerinde hava koşulları ve ileri teknoloji ile artması beklenen üretim doğalgaz fiyatlarını son iki senenin dip seviyesine taşıdı. Kaya gazı ve kaya petrolü derseniz bu ileri teknoloji bir tek doğalgaz piyasasını mı rahatsız ediyor?

2017 senesinde bu işte bir bit yeniği var denebilecek daha neler oldu neler? O halde bir örnek daha verelim;

 

Amerikan tahvil piyasası; Ekonomik büyüme hız kazanıyor, enflasyon biraz şaşırtsa da orta vadeli hedef yakalanacak deniyor, FED iki kez faiz artırıyor. Kısa vadeli faizlerde Merkez Bankası’nın faiz artırım sürecine bir tepki gelirken uzun vadeli tahvil faiz oranları geriliyor. Sonuç, yukarıdaki grafik, ABD tahvil piyasasında 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark tarihi düşük seviyelerinde. Tahvil piyasası ekonomik iyileşmeye inanmıyor mu ya da mevcut koşullardaki fiyatlaması yanıltıcı mı ve neden?

Hisse senedi piyasalarında düşük faiz oranlarının getirdiği alternatifsizlik ve vergi reformu sarhoşu emeklilik ve yatırım fonları talebi var. Bunun yanında, emeklilik fonları 2018 yılından önce geçmesi beklenen vergi reformu ile “vade” ayarlaması için tahvil alımlarını öne çekti deniyor. Öyle ise yeni senede bunun bir düzeltmesi gelmeyecek mi?

 

Sadede gelirsek, piyasaların genelinde volatilite düşük iken risk alma eğilimi yüksek. GVZ (Altın), VIX (S&P500), MOVE (Tahvil), OVX (Enerji) piyasalarının volatilitesini gösteren endeksler tarihi düşük seviyelerinde diyebiliriz. Aynı tablo 2018 senesi içinde geçerli olacak mı? Piyasalar için alışkanlıkları terk etmek güç ve zamana yayılacak bir süreç olmakla beraber ince ayar gerekiyor. Bunun için de fazla uzağa bakmaya gerek kalmayabilir.  

 * Stratejist. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi mezunu olan Toktay eğitim hayatını İşletme İktisadı Enstitüsü Finansal Kurumlar Yöneticiliği programı ile tamamlayarak 1993 yılında iş hayatına atıldı. O tarihten bu yana aracı kurum, portföy yönetimi, özel bankacılık, vadeli ve opsiyon piyasası ve araştırma bölüm yöneticiliği olmak üzere finans sektörünün çeşitli alanlarında çalıştı. 2017 Haziran ayından itibaren uzmanlığı olan döviz ve emtia piyasasında analiz ve danışmanlık faaliyetlerine lisanslı olarak devam etmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Yukarı

Business HT×