BIST 100 91.686 % 0,00
USD/TRY 5,3875 % 0,03
EUR/TRY 6,1293 % -0,02
Piyasalar
91.686
% 0,00
5,3899
% 0,10
6,1333
% 0,04
1,1379
% 0,08
20,70
0,00
1.221,39
% -0,02
63,40
% 1,39
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Altın: Değerli mi değil mi anlayabilene aşk olsun?

Kıymetli metal grubu içerisinde para birimlerine alternatif aynı zamanda güvenli liman olarak öne çıkan altın piyasası son günlerde kafa karıştırıyor.

Altın: Değerli mi değil mi anlayabilene aşk olsun?
ARZU TOKTAY* 27 09 2017, 09:57

25 Ağustos tarihinden itibaren birkaç faktörün bir araya gelmesi altın fiyatlarını hızlı bir şekilde yukarı taşıdı. Kısaca hatırlayalım neydi bu faktörler?

  • Zayıf dolar ve Amerikan Merkez Bankası (FED) faiz artırımı konusunda ağırdan alacak görüşünün piyasada yer edinmesi,
  • Kuzey Kore ile Amerika ve diğer komşu ülkeler arasında tırmanan nükleer gerilim,
  • Vergi reformunun Cumhuriyetçilerin desteğini alamayacağı ve başka bahara kalacağı görüşü,

Yukarıda saydıklarımız ve aklımıza gelmeyen birkaç faktörün daha bir araya gelmesi ile altın fiyatları 8 Eylül’de 1.360 dolar direncine yaklaştı. Bu dönemde hiç mi altında negatif gelişme olmadı?

Başkan Trump’ın sıra dışı bir şekilde borç tavanının artırılması konusunu Demokrat katkı ile çözmesi, kasırgalar ile gelen alt yapı yatırımları ve güçlü ekonomik büyüme altında negatif gelişmeler arasında sayılabilir.

Ancak bütün bunların ötesinde 20 Eylül Fed toplantısının getirdikleri altın piyasası için daha önemliydi. Banka önceden söylediği gibi bilanço küçültmeye Ekim ayında başlama kararını açıkladı. Ayrıca, elimizdeki analizlere göre enflasyondaki geri çekilme geçici olabilir ve Aralık ayında faiz artırılabilir mesajı verdi.

20 Eylül sonrası yaşanan fiyatlamalarda Dolar Endeksi (DXY) uzun bir aradan sonra nihayet yukarı yönlü tepki verdi. Tahvil faiz oranları yükselirken altın fiyatları 1285,0 dolar desteğine doğru çekildi. Peki, ayın son dönemecini alırken 1.300 dolar etrafında dairesel hareketler yapan emtiada sonrası için ne beklemeliyiz?

Deutsche Bank dokuz değişkene dayanarak bir analiz yapmış ve endişeye mahal yok altın ederinde demiş. Güzel ama biz yine de biraz akıl yürütme ile konunun üzerine gidelim.

Altın piyasasında yükselişin arkasındaki ana katalizör enflasyon olmalı iken henüz emaresi yok. Gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik canlanma artan gelir seviyesi ve tasarruflar ile fiziki talep artışını gündeme getirmeliydi. “Henüz o da yok.” Bir diğer önemli etken merkez bankaları alımları, istisnai birkaç ülke dışında 2014 yılından bu yana gözle görülür bir artış yok.

Gelelim var olanlara “yatırım amaçlı talep” Temmuz ayında yaşanan çıkıştan sonra Ağustos ayında Amerika altın ETF talebinde 1,1 milyar dolar artış yaşandı. Altın yatırımcısı bu dönemde 2017 yılının en hareketli günlerinden geçti. COMEX vadeli piyasalarda altın kontratları işlem hacmi rekoru kırdı. Ağustosta yaşanan coşku orta vadeli düşüş trendi yukarı yönde kırılıyor yorumlarını beraberinde getirdi.

Fed’i her zaman konuşacağız ancak Avrupa ve Japonya kolay para politikaları merkez bankaları bilançosu ve hükümetlerin devasa bütçe açıklarını düşününce piyasaya bir sigorta poliçesi lazım ve bize göre bunun için tek aday altın…

Dolayısıyla bundan sonra altın nereye kadar geri çekilebilir ve nereden tepki verebilir diye tartışmak makul olan gibi geliyor. Öte yanda hani o 1.913 dolar zirvesi vardı ya demek için de çok erken diye düşünüyorum.

Sadede gelirsek, Ekim aylarından hep çekinmişimdir hep zorlu geçer ve hep bir sürpriz vardır. Şöyle bir olan biteni düşünüp bir de hissiyatımı ekleyince sıkıntılı bir Ekim için hazırlıklıyım. Hisse senedi piyasalarında volatilite (VIX) artabilir ve yatırımcı bu tarafta aradığı kazançları bulamayabilir. En azından bir ileri bir geri sürüncemede kalmış bir piyasa beklenebilir. Ama bu durum altına yarar mı yaramaz mı riskli varlıklardan kaçış olacak ise ölçü ne olur onu tam olarak kestirmek mümkün değil.

Bu nedenle teknik bir değerlendirme ile belli seviyeler üzerinde kalırsa daha pozitif ol, belli seviyeler altında kalırsa daha negatif ol ama son noktada altını alım için yabana atma ve takip et demek rasyonel görünüyor.

* Stratejist. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi mezunu olan Toktay eğitim hayatını İşletme İktisadı Enstitüsü Finansal Kurumlar Yöneticiliği programı ile tamamlayarak 1993 yılında iş hayatına atıldı. O tarihten bu yana aracı kurum, portföy yönetimi, özel bankacılık, vadeli ve opsiyon piyasası ve araştırma bölüm yöneticiliği olmak üzere finans sektörünün çeşitli alanlarında çalıştı. 2017 Haziran ayından itibaren uzmanlığı olan döviz ve emtia piyasasında analiz ve danışmanlık faaliyetlerine lisanslı olarak devam etmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×