BIST 100 104.828 % 0,82
USD/TRY 5,7351 % -0,72
EUR/TRY 6,3164 % -0,72
Piyasalar
104.828
% 0,82
5,7356
% -0,71
6,3154
% -0,74
1,1012
% 0,01
12,22
-0,01
1.465,60
% 0,64
62,34
% 0,45
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Yeni kabus: Çelik sektörü Çin'e teslim

Çin'deki ekonomik yavaşlama çelik sektörü ve Türkiye için ne anlama geliyor?

Yeni kabus: Çelik sektörü Çin'e teslim
GÖKHAN ŞEN 11 01 2016, 15:15

2016'nın en civcivli anları ne zaman yaşanır sorusuna uzun süredir "Çin konuşuldukça" diye cevap veriyorum. Fed bir politika hatası yapmadığı sürece ikincil önemde kalacaktır ve jeopolitik gerginlikler yeni bir safhaya taşınmadıkça piyasalar için haber değeri taşımayacaktır.

Oysa Çin sizi hiç yanıltmaz, bir kere bela olmaya başladı mı bunu zamana yayar. Herşey apaçık ortada olmasına karşın tüm gelişmeler sürpriz sayılır, şok etkisi yaratır. Çok sayıda insanı 'beklenmedik gelişmeler oldu' derken bulursunuz. Ya da 'Çin'den bana ne' korosunu yavaş yavaş uzaklaşırken görürsünüz. Çin önemlidir. Hele ki çift hanelerde büyürken bunu neredeyse yarısına indirmek zorunda kalan ve bu zorundalığı oldukça kötü yöneten Çin çok daha önemlidir.

Çin, ekonomik büyüme kompozisyonunu değiştiriyor. Devletin her alanda yatırım yaparak bunlardan dönüş beklediği bir yapıdan iç tüketime dayanan bir yapıya transfer oluyor ekonomik ağlar. Ne var ki bunun önünde geleneksel, sosyal, yapısal ve kısa vadeli engeller var. Yazının konusu bu olmadığı için ve benzer konuları sıkça tekrarladığımdan bu kısmını pas geçerek doğrudan bu işin sonuçlarına odaklanmak istiyorum.

Bu zıplamanın bizi götürdüğü yerde yaşlanacak olan Çin nüfusu, birçok sektörde aşırı yatırım, bireyler tarafından eksik tüketim, güdük kalmış özel sektör karşımıza çıkıyor. Bense, bu hikayenin fazla kapasite kısmına ve bunun da çelik sektörüne yansımasına odaklanmak arzusundayım.

ÇELİK BİR TEK ÇİN'E KARŞI DAYANIKLI DEĞİL

Çin'deki yavaşlamanın çelik fiyatları için iki önemli çıkarımı var. Bunlardan ilki, dünyanın en hızlı büyüyen majör ekonomisini tüketme iştahını mecburen kaybetmesidir ve ikincisi de dünyanın en büyük üreticisi olan ülkenin sektörün zararına olacak şekilde fazladan ve plansız arz yaratmasıdır. Worldsteel.org raporuna göre dünya ihracatında & ithalatında ilk 10 şu şekilde sıralanıyor.

Sıralama Toplam İhracat Milyon ton
1 Çin 92,9
2 Japonya 42,3
3 Avrupa Birliği 37,1
4 Güney Kore 31,9
5 Rusya 27
6 Almanya 24,8
7 Ukrayna 21,5
8 İtalya 17,3
9 Türkiye 16,2
10 Fransa 14,9

 

Görüntü net, Çin oldukça güçlü şekilde üretiyor. Üretiyor ancak yukarıda bahsettiğim sebeplerle artık tüketemiyor. Çünkü talep yok. Yine anı kurumun raporlarına göre Çin 2004'te toplam dünya çelik tüketiminin yüzde 26'sını yaparken şimdi bu oran yüzde 46'ya fırlamış duruma (2014 verileri). Şimdi görüntü kalitesi arttı. Çin üretiyor, daha fazla tüketiyor ancak bu sona gelmiş durumda. İşte tam da bu yüzden çelikte Çin kaynaklı devasa bir fazla kapasite ve üretim oluştu. Yakın vadede bu stoku eritmek mümkün görünmediğine göre geriye tek seçenek kalıyor: Zararına satışlar!

Sıralama Toplam İthalat Milyon ton
1 ABD 41,4
2 Avrupa Birliği 32,4
3 Almanya 24,3
4 Güney Kore 22,4
5 İtalya 16,6
6 Tayland 15,1
7 Çin 14,9
8 Fransa 13,4
9 Türkiye 13,4
10 Vietnam 12,4

 

Finansal kriz öncesi ton başına 1.100 doların üzerinde fiyatlanan çelik şimdilerde 300 doların altında ve birçok tahminciye göre düşüş bu yıl da sürebilir. Bu düşüş iki sebepten olacak. ilki düşen tüketim ihtiyacı, ikincisi ise arz fazlası. İkisinde de baş aktörü uzun satırlardır tarif ediyoruz zaten. Böylece, Çinli üreticiler de düşük fiyattan satışa razı olmak durumundalar. Dünyanın en düşük maliyetli ve elinde zaten malı olan Çinli üretici için bu en makul yol olabilir ancak bunun aşağı yönlü bir fiyat baskısı yarattığı ve diğer üreticileri zorda bırakacağı aşikar.

GARDINI ALAN ÜLKELER

Son gelen haberlere göre ülkeler buna bir çare arıyorlar. Serbest piyasada belirlenen fiyatları yukarı çekmenin hızlı bir formülü olmadığına göre geriye diğer ülkeler için tek seçenek kalıyor. O da basitçe, Çin mallarına olan talebi sınırlamak. Peki mal ucuzsa bu nasıl olacak? Eski bir dost yordamı ile: Korumacılık. Bunu yapmanın en elegant yolu olan gümrük tarifeleri imdada yetişiyor. Aralık ayında ABD'de, Çin çeliğine karşı ithalat verileri yükseltildi. Yalnızca Çin'den gelen çelik fiyatlarına karşı koruma sağlamak amacıyla ithalat vergisi yüzde 256'ya çekildi. Oysa Kore, Tayvan ve İtalyan çeliği için bu anti-damping uygulaması olmayacak. Bu ülkelerden gelen çelik için yüzde 3 ile yüzde 7 arasında vergiler uygulanıyor.

Hindistan ise ithalatta minimum fiyat uygulamasına geçiyor. Böylece ülke içinde üretilen çeliğin rekabet edebilmesi için mümkünse uygun koşullar sağlanacak. 2015 yılında 100 milyon tona vardığı düşünülen Çin ihracatını durdurmanın en akla yatkın yolu olarak bu görülüyor.

TÜRKİYE ETKİSİ

Yukarıdaki tabloda dikkatli gözler için Türkiye'yi ilk bakışta yakalamak zor olmadı. Dünyanın ilk 10 ihracatçısı içinde olan ülkemiz şimdilerde duble negatif ile yüzleşmek durumunda kalıyor. Bunlardan biri ucuz Rus malının kapı kapı kendine pazar araması ve malumunuz Çin'in oldukça zorlayıcı satışları.

İç pazarı, damping yapan Çinliler'e kaptırmak istemeyen yerli üreticiler şimdilerde kara kara düşünüyorlar. Kur sürekli yeni yüksekler yapıyor, marjlar düşüyor, pazarlar daralıyor ve hacimler düşüyor. Bu sarmaldan çıkmanın bir yolu mutlaka bulunabilir ancak birçok şirket için tehlike kapıda. Kredileri taşımak, bilançoyu yönetmek için böylesi zamanlarda birkaç şey belki de birarada olmalı. Marjlardaki erimeyi absorbe edebilecek sağlam bir maliyet yapısı, düşük borç, düşük kur riski, mümkünse nakit rezervler. Aksi halde bu metal fırtınada tutunmak güçleşebilir. Üstüne bir de bu yıl devreye girecek asgari ücretleri ekleyince tablo yakından bakmayı gerektiriyor. Oldukça yakından. 


* Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Aktüerya, yüksek lisans eğitimini aynı üniversitesinin Finans Bölümü'nde tamamlayan Gökhan Şen, kariyerine 2007'de Ata Yatırım’da Yatırım Danışmanı olarak başladı. 2010-2013 yılları arasında Bloomberg HT’de Araştırma Müdürlüğü yapan Şen, görevine Ekonomi Koordinatörü olarak devam etmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×