BIST 100 90.051 % 0,00
USD/TRY 5,3547 % 0,17
EUR/TRY 6,0975 % 0,28
Piyasalar
90.051
% 0,00
5,3547
% 0,17
6,0975
% 0,28
1,1371
% 0,02
21,36
0,00
1.244,60
% -0,09
60,53
% 0,63
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Sosyal medya demokrasiyi nasıl değiştiriyor?

Amerikan Üniversitesi uzmanlarına göre sosyal medya çağında siyaseti de çoğulcu katılımı da herkes tarafından kabul edilen genel geçer kurallarla açıklamak mümkün değil

Sosyal medya demokrasiyi nasıl değiştiriyor?
THE ECONOMİST 29 03 2016, 10:07

ABD'de 8 Kasım'da gerçekleşecek başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi Parti'nin aday adayı olan Donald Trump, göçmenlere, kadınlara ve azınlıklara yönelik ayrımcı açıklamalarıyla birçok kesimin tepkisini çekse de sosyal medyayı ustalıkla kullandığı bir gerçek.

Nefret dolu tweetleri ünlü emlak kralını bir politikacıdan çok takipçilerinin 7 milyonu aştığı bir Twitter fenomenine dönüştürdü. Trump'ın takipçisi olmayanlar bile medyada çok geniş yer alan bu tweetleri defalarca görebiliyor.

Trump'ın kampanyası sosyal medyanın siyasette giderek daha kritik bir araç olduğunun ve kolektif hareketin ne kadar önemli olabileceğinin bir kanıtı.

Peki bu durum, demokrasiyi nasıl değiştirecek?

Siyaset bilimcilere göre sosyal medya, ortak menfaatleri örgütleyerek sesi ve gücü olmayanlara her ikisini de veriyor.

Örneğin siyah ABD'li Michael Brown'un polis kurşunuyla vurularak yaşamını yitirmesinden sonra ülkede Afro-Amerikalı hakları için başlatılan toplumsal hareketle birlikte #BlackLivesMatter (Siyahların Hayatı Önemlidir) hashtag’i 2015’in en çok konuşulan olayları arasına girdi. Bu hastag ve hashtage bağlı kelime grupları ile 9 milyondan fazla tweet atıldı.

ABD'nin başkenti Washington'daki Amerikan Üniversitesi uzmanlarına göre sosyal medya, örgütlenmeyi kolaylaştırsa da kolektif hareketleri bir "kaosa" dönüştürebiliyor. Uzmanlar, siyasetin, sosyal medya çağında genel geçer sosyal bilimlerden çok kaos teorisiyle açıklanabileceğini ifade ediyor.

Çok küçük girişimler çok büyük etkiye sahip olabiliyor. Sosyal medya, demokrasileri daha çoğulcu hâle getiriyor. Ancak bu "çoğulcu" kelimesi de yine genel geçer kabul görmüş anlamıyla kullanılmıyor. Uzmanlara göre "kaotik çoğulculuk", birbirinden bağımsız ve çeşitli grupları içeriyor. Harekete geçmek ise toplumun en alt tabanından en üstüne doğru oluyor.

Uzmanlar, sosyal medyada başlatılan bir kampanyanın başarılı olmasının hangi konuyla ilgili olmasından çok, o kampanyaya katılanların kişilikleriyle alakalı olduğunu söylüyor. Örneğin dışa dönük insanlar daha fazla harekete geçme eğilimindeler. Sosyal enformasyona daha hassaslar.

Başkalarının bir kampanyaya katıldığını görüyor ve kendilerinin katılımlarının da başkaları tarafından farkedileceğini biliyorlar. Yani bir imza kampanyası az sayıda ancak doğru kafa yapısına sahip bir kitleye ulaştığında çok hızlı şekilde büyüyebilir.

Uzmanlara göre gelecekte, tıpkı meteorologların hava tahmini yapması gibi, hangi sosyal medya kampanyasının büyük etki yaratacağı da öngörülebilecek. Bu siyasi havayı kimin belirleyeceği sorusuna verilen cevaplardan ise yalnızca ikisi kesinlik kazanmış durumda.

Facebook ve Google gibi sosyal medya verilerine erişen ve analiz yapabilen teknoloji devleri ile hükümetler.

Yani sosyal medya bir yandan toplumları daha demokratik hâle getirirken diğer yandan gücü elinde tutanlar için yeni kontrol araçları olmaya devam edecek.

Yukarı

Business HT×