TEKNOLOJİ

Netflix’in küresel başarısının sırrı yerelde saklı

Netflix’in dünyanın dört bir yanında üye sayısını artırması, yapımcılarını sevindirmesi açısından zaruri. Bunun için ise Türkiye’de ve dünyanın geri kalanında yerel yapımları sunması hatta üretmesi şart

İnternet üzerinden film ve dizi izleme hizmeti sunan Netflix’in 130 ülkeye daha açıldığını duyurması bütün dünyada büyük bir ilgiyle karşılandı. Özellikle dünyanın her yerine sınırlar olmadan internet üzerinden dağıtılan içeriği baş tacı eden özgürlük yanlıları için bu büyük bir adım demek.

Netflix’in arşivini açtığı toplam 190 ülkeden biri de Türkiye. Netflix’in pazar olarak önündeki en büyük hedef ise Çin olarak duruyor. Netflix genişledikçe ABD’deki yatırımcılarını heyecanlandırsa da aşması gereken engellerin boyutu büyüyor.

Karşılaşacağı bütün zorluklara rağmen Netflix’in yol haritası heyecan verici olacak. Netflix’in önündeki engebeli yolu en hızlı şekilde alması ise yerel içerik üretmesinden geçiyor.

Netflix’in geleceğini; ABD’deki yatırımcıları için ne anlama geldiği, kapılarını açtığı diğer ülkelerde nasıl karşılandığı ve Türkiye’deki olası performansı açısından değerlendirdik.

EN FAZLA KAZANDIRAN HİSSE OLDU

Öncelikle Netflix’in üye sayısını artırması yatırımcıları açısından önemli bir gösterge. Netflix’in üye sayısının geçtiğimiz yıl içinde 70 milyona yaklaşması, yaklaşık yüzde 140 değer kazanan hissesinin 2015 yılında S&P 500’ün en çok kazandıran hisse olmasını sağladı.

Geleneksel televizyon yayınının aksine içeriğinin istenen her yerde her zaman izlenebilmesini sağlayan Netflix lehine kablolu üyeliğini sona erdiren çok sayıda Amerikalı izleyici oldu. Büyük kablolu televizyon şirketlerine kafa tutan Netflix, ABD’de internet trafiğinin yüzde 30’unu oluşturuyor.

TEKNİK SORUNLAR BAKİ

Gün geçtikçe hızlanan internet ve mobil bağlantı, Netflix’in başarısının arkasındaki en büyük itici güçlerden biri. Ancak teknoloji, Netflix’in aynı zamanda yumuşak karnı. Netflix’in açılacağını duyurduğu yeni ülkelerde internet hızı ve kota sorununu nasıl aşacağı sorusu sıkça dile getiriliyor.

Netflix yetkilileri, bunun üzerinde çalıştıkları en önemli noktalardan biri olduğunu vurguluyor. HD yayın için önerilen hız şu an için 5 Mbps; ancak 500 Kbps’ya kadar düşebiliyor. Şirket, sınırlı internet erişimi olan yerlerde de kaliteli yayın sunmayı hedeflediklerini açıkladı. 50 Kbps’de bile iyi bir performans gösterecek bir yayını hizmete sunma amaçları ise üç yıl sürebilir.

Diğer yandan gittiği her ülkede servis sağlayıcılarla özel bir anlaşma yapmasının zor olması, sınırlı interneti olan kullanıcıların karşısına büyük bir sorun olarak çıkıyor.

 

ABD DIŞINDA KÜTÜPHANESİ SINIRLI

Netflix’e açıldığı ülkelerde getirilen bir diğer eleştiri ise her ülkede içeriğin ABD’deki kadar zengin olmaması. Netlflix’in kendi yapımları dışında sunduğu içeriğin her ülkede ayrı bir lisans anlaşmasına tabi olması, servisin başka ülkelerde bütün arşivini açamamasına yol açıyor. Netflix’in Türkiye’deki kütüphanesine baktığımızda ABD’deki içeriğin dizi açısından yüzde 16.25’ine, film açısından ise yüzde 10.65’ine sahip olduğunu görüyoruz.

İÇERİK EN ÖNEMLİ KİLİT NOKTA

Netflix’in 130 ülkeye açılma kararının ardından Avustralya’nın en çok okunan gazetelerinden biri olan Sydney Morning Herald, şirketin karşısındaki asıl zorluğun şimdi ortaya çıktığını, “bu atağının hükümetlerle, bölgesel rakiplerle ve sansür çağrılarıyla mücadele anlamına geldiğini” kaleme aldı.

Netflix’in kendisi için en önemli pazar olan Çin’e açılamamasının en büyük sebeplerinden biri, Çin devletiyle henüz her iki tarafı da memnun edecek bir anlaşmaya varamamış olması.Her ne kadar Netflix için üye sayısını artırmak önemli bir veri olsa da bunun en önemli yolu şirketin kendi yapımlarını üretmesi. Netflix’in özel içeriğini sunduğu “House of Cards” ve “Orange Is the New Black” gibi yapımlar gelirini artırmasını sağlayan en önemli adımlar oldu.

Bunun farkında olan Netflix, bu yıl yapımları için ortaya koyacağı harcamayı 5 milyar dolara çıkararak dünyada ESPN’den sonra içeriğe bu kadar çok para harcayan ikinci kurum olacak. Bu rakam “Game of Thrones”un sahibi ve televizyon devi HBO’nun harcadığının iki katı.

Netflix’in içerik için yaptığı harcama, gelirinin yüzde 80’ini oluşturuyor. Netflix’in gelirleri 2015’de yüzde 67 daralsa da 2017 net karının 500 milyon dolara varması bekleniyor. 2018’de ise bu rakam 1 milyar dolar’ı geçebilir.

DÜNYA DA HOLLYWOOD’A...

Netflix’in bu yıl piyasaya süreceği 31 yeni yapım arasında Kraliçe Elizabeth’in 1950’lerdeki hayatını anlatan “The Crown” ile New York’ta disco ile hip-hop’ın doğuşunu işleyen “The Get Down” dizileri öne çıkıyor.

Netflix’i yeni pazarlarında bekleyenleri en çok heyecanlandıran ise yerel yapımlar. Meksika’da İspanyolca çekilen “Club de Cuervos” gibi yerel yapımları dünyanın dört bir yanındaki izleyiciye sunmayı hedeflediğini söyleyen Netflix, “Nasıl ki Hollywood’u dünyaya taşıdıysak dünyayı da Hollywood’a taşıyabiliriz” diyor.

TÜRK DİZİSİ İHRAÇ EDER Mİ?

Bu noktada ABD'nin ardından dünyada dizi ihracatı açısından ikinci gelen Türkiye’de Netflix’in yeni üye kazanmasının yolu yerel yapımlardan geçiyor. Dizi ihracatı geliri yaklaşık 350 milyon dolara varan Türkiye’de Netflix gibi yeni bir aktörün piyasaya girmesi, Türk yapımların dünyaya ulaşması açısından dudak uçuklatan bir gelişme olurdu.

Deloitte’un 2014 tarihli ”Dünyanın en renkli ekranı: Türkiye’de dizi sektörü” araştırmasına baktığımız zaman Türkiye’de günlük televizyon izleme süresinin 3.9 saat olduğunu görüyoruz. Böylelikle Türkiye’nin OECD ortalaması olan 3.5 saatten daha yukarıda bir yerde olduğunu söyleyebiliriz. Aynı rakam ABD’de ise 8.5 saat.

Yine aynı araştırmaya göre Türkiye’de yerli dizi izleyenlerin sayısı yıllar içinde artış göstererek yüzde 80 oranına yaklaşmış.  Yabancı film izleyenlerin oranı ise yüzde 40 civarında seyretmekte.

Türkiye’de yerli dizilere bu kadar yoğun bir talep varken yapımcı şirketlerin kurumsallıktan uzak olduğuna yönelik bu raporda yer alan tespit, Netflix gibi profesyonel bir şirketin Türkiye’de bu işe el atmasının ne kadar büyük bir rekabet yaratacağına dair önemli bir ipucu.

Netflix’in dünyanın her yerinde geleceğe dair bir umut ışığı yarattığı çok açık. Ancak gelirlerini katlaması ve yatırımcısını sevindirmek için üye sayısını artırmalı. Türkiye’deki veriler ışığında değerlendirdiğimizde Netflix’in Türkiye’deki izleyicilere ulaşması için yerli yapımlara ağırlık vermesi gerekiyor. İşte Netflix’i dünyanın her yerinde bekleyen asıl zorluk bu.