BIST 100 93.287 % 0,00
USD/TRY 5,4671 % 0,05
EUR/TRY 6,1985 % 0,07
Piyasalar
93.287
% 0,00
5,4671
% 0,05
6,1985
% 0,07
1,1316
% -0,06
20,13
0,00
1.211,55
% 0,78
66,06
% 0,90
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Yatırımlarınızı beladan nasıl uzak tutarsınız?

Marketwatch köşe yazarı Vitaliy Katsenelson'a göre en kötü zamanlarda bile insanların hayatta kalma dürtüsü baskın çıkacaktır ve hisseler belli kriterleri sağlıyorsa elde tutulmalıdır

Yatırımlarınızı beladan nasıl uzak tutarsınız?
VITALY KATSENELSON* 10 10 2017, 15:28

Mevcut küresel ekonomik atmosferde yatırım yapmanın geleceği ile ilgili yazmak depresyona girmenin de kolay yolu.

Avrupa ayrışmanın eşiğindeyken, Çin sert bir "zorunlu iniş" riskinde. Japonya'da borç balonu her an patlayabilir ve gelişen ekonomiler Çin'in kaderine haddinden fazla bağımlı. ABD'de ise gayrisafi yurtiçi hasıla ikinci çeyrekte yüzde 2,5 büyüyerek beklentilerin altında kaldı.

Bir adım geri çekilip, son 100 yıla baktığımda ABD ve diğer küresel ekonomilerin atlattığı badireleri düşünmek hâlâ güven verici: Küresel nüfusun bir kısmını silen bulaşıcı hastalıklar, iki dünya savaşı, bir soğuk savaş, süper güçlerin ayrışması, birkaç nükleer santral erimesi, ekonomik çöküntüler, terör saldırıları, piyasa krizleri ve diğer birçok kötü şey. ABD ekonomisi ve en az onun kadar etkilenen diğer bazı ülkeler bir şekilde ayakta kaldı. İnsanlardaki hayatta kalma dürtüsü her türlü zorluktan daha güçlü olabiliyor.

Bir saniye durup kendinizi son yüzyılda herhangi bir âna yerleştirin. Bizi uçurumun kenarına getirebilecek bir şey mutlaka gerçekleşti ve her kötü zamanın benzeri olmayacakmış gibi geldi. Ancak bana göre yerküreye bir meteor çarpmadığı sürece küresel ekonomi hayatta kalacak.

Bir ekonominin zenginleşmesi için verimli bir sakinliğe ve bolluğa ihtiyacı yok. Pasifik Okyanusu'nun ortasında yer alıp, doğal kaynaklara sahip olmayan Japonya'yı ele alalım. Ülke, İkinci Dünya Savaşı'nda atılan iki nükleer bombadan "canlı" çıkabildi. Sürekli olarak deprem ve tsunamilerle sarsılan Japonya, dünyanın refah seviyesi ve yaşam beklentisi en yüksek ülkelerden.

Ufukta ise hâlâ daha fazla felaket var ve ben kafanızı kuma gömüm, "en hayırlısının" olmasını beklemenizi önerecek son kişiyim. Kötü şeyler olacak ama biz ayakta kalacağız. Hatta daha güçlü çıkacağız çünkü Kaliforniya merkezli sermaye yönetim firması Oaktree'nin kurucularından Howard Marks'ın da dediği gibi "Tahmin edemezsiniz ama hazırlıklı olabilirsiniz".

Hisseler bazında bakarsak, küresel ekonomik bir fırtına ihtimaline karşı portföyünüzü yapılandırmak için geç değil. İşin sırrı ise kaliteli şirketlerin hisselerine sahip olmakta. Bana göre kaliteli şirketler, beş hatta 50 yıl varlığını devam ettirebilmeli. Söz konusu firmaların genellikle kendilerini sermaye akışlarını tüketen rekabetten koruyacak hendekleri oluyor.

Fiyatlama gücüne sahip şirketler, fiyat artışlarını müşterilerine yansıtarak sizi enflasyonist ortamdan koruyabilir. Aynı şekilde fiyatları sabit tutarak deflasyonist zamanlardan korunulabilir.

Güçlü bilançolar, likidite içinde boğulanlar tarafından takdir görmez. Ancak şartlar bozulduğunda takdiri korkmuş kreditörlerden toplarlar. Tekrar eden gelirlerin muazzam önemi var. Buna sahip şirketlerin büyümek için ağırlık kaldırmasına gerek yok.

Büyümek için yüksek oranlarda çarpana para harcıyorsanız, kendinizi bir hayal kırıklığına doğru sürüklüyorsunuz demektir. Hisse gelirlerini iki ley etkiler: Kazançların büyümesi ve büyümenin ya da küçülmenin fiyat-kazanç rasyosu. Dış faktörler, kazanç büyümesine çok "nazik" davranmayabilir ancak belirli bir adil bir indirimde alınmış bir hisse sizi fiyat-kazanç rasyosunun doğru tarafına koyar. Uzun dönemde ise rasyonun genişlemesi beklenir.

Elbette ki hissedarlar da önemli. Çünkü nakit kazanç sağlayan hissedarlar, şirket yönetimlerini nakit akışına odaklanmak zorunda bırakabilir.

Eğer bu kriterlere uyan yeteri sayıda şirket bulamıyorsanız, nakde dönün. Enflasyon yükselse bile, nakit her zaman kötü bir hisseden iyidir. 


* Denver merkezli Investment Management Associates'in Yatırım Daire Başkanı Vitaliy Katsenelson, aynı zamanda “Active Value Investing”  (Aktif Değer Yatırımı) ve “The Little Book of Sideways Markets” (Yan Piyasaların Küçük Kitabı) adlı kitapların yazarı.

 ** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×