BIST 100 91.686 % -3,05
USD/TRY 5,3711 % 0,99
EUR/TRY 6,1234 % 0,42
Piyasalar
91.686
% -3,05
5,3709
% 0,99
6,1215
% 0,42
1,1380
% -0,63
20,70
0,39
1.222,15
% -0,17
63,04
% -5,61
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Ekonomistlerin Çetinkaya'nın açıklamalarından çıkardığı 7 mesaj

Ekonomistler Çetinkaya'nın açıklamalarını değerlendirdi

Ekonomistlerin Çetinkaya'nın açıklamalarından çıkardığı 7 mesaj
BUSINESSHT 06 12 2016, 12:06

Dolardaki yükseliş ve hükümetin başlattığı döviz kampanyasını ardından ne diyeceği en çok merak edilen isim Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'ydı.

Çetinkaya bugün 2017 Yılı Para ve Kur Politikası'nı açıkladığı basın toplantısında pek çok soruya yanıt verme imkanı buldu.

Peki Çetinkaya'nın açıklamalarının satır aralarından hangi mesjalar çıktı?

1) SOMUT ADIM KONUSUNDA HAYAL KIRIKLIĞI

Finans Yatırım Başekonomisti Burak Kanlı, "Toplantı öncesi temel soru neydi: Merkez Bankası yeni bir faiz artırımı yapabilir mi ya da ne gibi önlemler alabilir? Ekranın başına buna dair cevaplar bulmak için oturduk, ancak pek bir şey duymadık" dedi.

Deniz Yatırım Başekonomisti Özlem Derici Şengül de Çetinkaya'nın konuşmasında özellikle döviz volatilitesine karşı Merkez Bankası'nın hangi araçları kullanacağını açıklamasını beklediğini ancak mevcut açıklamaların diğer toplantıların tekrarı gibi olduğunu söyledi.

2) BEKLE-GÖR EĞİLİMİ

Oyak Yatırım Başekonomisti Mehmet Besimoğlu'na göre Çetinkaya'nın açıklamalarına bakılırsa Merkez Bankası'nda "bekle-gör eğilimi" öne çıkıyor.

Besimoğlu, Çetinkaya'nın açıklamalarından çıkan mesajın Merkez'in iki şeye bakarak karar vereceğine işaret ettiğini söyledi. Bu yükseliş kalıcı olacak mı ve fiyatlara etki edecek mi? 

Besimoğlu, "Kurda çok hızlı bir yükseliş yaşadık. Eski günleri hatırlayanlar için bu dönem çok ilginç; 200'lerin başına kadar çok dolarize bir dönem vardı. Öyle olsaydı enflasyon patlamış gitmişti. Yapılan reformlar sonrası döviz geçişkenliği azaldığı yüzde 15 civarında veya daha düşük. Ekonomik durgunluk nedeniyle fiyatlara yansımıyor" dedi. 

3) PİYASAYA 'FAİZ ARTIRABİLİRİM' MESAJI

Çetinkaya'nın faiz mesajı verip vermediği konusunda ise iki farklı görüş var.

Kanlı Çetinkaya'nın yaptığı vurguyla faiz mesajı verdiğini söyledi:

"Ne zaman merkez bankaları gelişmekte olan ekonomilerde zor durumda kalsalar fiyat istikrarına çok vurgu yaparlar, o anda fiyat istikrarını hatırlarlar. Çetinkaya da her fırsatta 'Merkez Bankası'nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamak, tüm araçlarımızı bu yönde kullanırız' diyerek piyasaya şu mesajı vermeye çalıştı: 'Durumun farkındayız, gerekli olduğu takdirde tüm önlemleri alırız.' Tüm kelimesinin altını çizere, bunu daha vurgulu söyleyerek de, açıkça söyleyemese de faiz imasında bulundu. Bunu yapabilirler mi yapamazlar mı ayrı bir konu ama burada bir piyasa algısı yönetimi yapmaya çalıştı."

"Kur volatilitesi çok yükselse dahi artık her ay para politikası toplantılarında karar alınacak" diyen Derici Şengül ise, faiz artırıp artırılmayacağına dair herhangi bir sinyalin olmadığını belirtti.

4) HANGİ ARAÇLAR KULLANILABİLİR?

Burak Kanlı'ya göre likidite politikalarıyla da olabilir, faiz artışı yoluyla da olabilir, ancak Türkiye'nin sıkı bir para politikasına ihtiyaç duyduğu kesin.

"Artık şapkamızı çıkaralım ve gerçeklerden bahsedelim. Türkiye'nin ciddi bir reel fazie ihtiyacı var, çünkü kendimize özgü risklerimiz var" dedi.

Merkez Bankası'nın bütün araçlarını zamanında kullanabileceği vurgusunun önemli olduğunu söyleyen Şengül, "Ancak buradan gelecek sene daha yüksek bir borçlanma ihtiyacı olacak veya Hazinenin roll-overı daha yükse olacak sonucunu çıkaramayız" dedi.  Fed'in faiz artışlarının daha fazla olmasının faizler üzerinde yük oluşturabileceğini vurgulayan Şengül, kur geçişkenliği nedeniyle enflasyonun yükseliş eğiliminde olduğunun altını çizerek "Bu nedenle daha sıkı bir para politikasına ihtiyaç duyulabilir" dedi.

Şengül "Bunları bir araya getirdiğinizde faiz artışlarına ihtiyaç olacak gibi görünüyor ama MB Başkanı'nın "Gerekirse tüm araçlar kullanılacak" açıklaması gelecek seneye dair benim kafamdaki belirsizliği henüz gidermedi" dedi.

Dolar kampanyalarının ve kamu kuruluşlarının attığı adımların "geçiş döneminde pansuman olarak volatiliteyi azaltacak" etkileri olabileceğini belirten Besimoğlu da, o durumda rezervlerdeki artışın riske atıldığını, bu nedenle atılacak başka adımların daha önemli olacağını söyledi.

5) HIZLI NORMALLEŞME BEKLEMENİN RİSKİ

Mean reversion, yani ortalamaya dönüş, ne kadar yükselir veya düşerse düşsün fiyatların ortalamaya geri döneceğine dayanan bir teori.

Piyasalarda böyle bir beklentinin söz konusu olup olmayacağına ilişkin soruya Kanlı, bunun olabileceğini ancak 2013 yılında Eski Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın da bu normalleşmeyi bekleyerek hata yaptığını söyleyerek yanıt verdi.

Kanlı, "Çetinkaya da 2013 yılını örnek verdi. 'O zaman da risk algıları bozulmuştu tapering zamanında, sonra eskiye döndü' dedi. Başçı da mean reversion'ın hemen gerçekleşeceğini bekleyerek büyük hata yapmıştı, çok yüksek faiz artırımına gitmek zorunda kalmıştı" dedi.

Kanlı işlerin tekrar dengelenebileceğini, ancak önemli olanın bu süreçte sermaye çıkışları ve kur şoklarına karşı uygun bir duruşun olup olmadığının önemli olduğunu söyledi.

6) LİKİDİTE ÖNLEMLERİNİN ÖNEMİ AZALDI MESAJI

Çetinkaya bugünkü toplantıda, "Yüksek frekanslı tedbirler beklenmemeli, gelişmeleri izlemek gerekir" demişti.

Kanlı bu açıklamayla başkanın "Artık likidite politikalarını önemi azaldı" noktasına vurgu yapmak istediğini belirtti.

Derici Şengül ise "Merkez Bankası Başkanı'nın 'Yüksek frekanslı bir para politikası yönetimi yok' ifadesini 'Olağanüstü toplantı ya da ani müdahaleler beklemeyin' şeklinde yorumladım" dedi.

7) SADELEŞME BİR SÜRE DAHA BİTEMEYECEK

Kanlı sadeleşme konusunda da bir süre daha beklemeye işaret eden açıklamalar geldiğine dikkat çekti.

Kanlı, Çetinkaya'nın sadeleşme sorusuna verdiği, "Sürece odaklanmayın, para politikası duruşuna odaklanın" yanıtının Merkez Bankası'nın bir süre sadeleşme sürecini tamamlamayacağı şeklinde anlaşılabileceğini söyledi. Kanlı, "Merkez Bankası risk iştahının yükselmesini, piyasaların yeniden yeşile dönmesini bekleyecek gibi görünüyor" dedi. 

BONUS: BİR SONRAKİ PPK NE ZAMAN BİLMİYORUZ

Besimoğlu bir noktaya daha dikkat çekti: Bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı ne zaman yapılacağı bilinmiyor.

Merkez Bankası her yıl Aralık ayından PPK takvimini açıklıyor. Bundan önceki yıllarda aylık olarak yapılan toplantıların günü öğreniliyordu. Ancak bu sene farklı bir durum var. Geçen hafta sunulan bir tasarıda  PPK'nın ayda bir kez toplanması kuralının yılda en az 8 defa olarak değiştirilmesi teklif edildi.

Bu nedenle Besimoğlu, "Ocak bir toplantı olacak mı onu bilmiyoruz" dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, yeni yapılacak kanuni düzenleme ile gelişmiş ülkelerle benzer şekilde, ayda bir gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sayısının azaltılarak, yılda en az 8 defa yapılacağını söylemişti.

Yukarı

Business HT×