BIST 100 93.287 % 0,62
USD/TRY 5,4909 % 0,16
EUR/TRY 6,1986 % 0,13
Piyasalar
93.287
% 0,62
5,4894
% 0,15
6,1992
% 0,14
1,1283
% -0,02
20,13
0,15
1.207,89
% 0,47
66,68
% 1,85
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

'Her 100 TL'nin 11 TL'si faize gidecek'

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'ten 2017 yılı bütçesi üzerine değerlendirmeler

'Her 100 TL'nin 11 TL'si faize gidecek'
06 12 2016, 07:29

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2017 Yılı bütçesi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerde hükümet adına söz aldı ve eskiden her 100 liralık verginin 86 lirası faize giderken 2017 yılında sadece 11 lirasının faiz harcamalarına gitmiş olacağı vurgusunu yaptı:

100 LİRANIN 11 LİRASI FAİZE GİDECEK

"Eskiden her 100 liralık verginin 86 lirası faize giderken 2017 yılında sadece 11 lirasının faiz harcamalarına gitmiş olacak. Kalan kısmı eğitime, sağlığa, yatırıma, tarıma, sosyal yardıma, halkın refahına harcanacak.

Bütçe disiplini sayesinde, bir yandan insanımıza daha fazla hizmet götürürken bir yandan da kamu borcunu endişe kaynağı olmaktan çıkardık. AB tanımlı borç stokunun milli gelire oranı bu senenin sonunda muhtemelen yüzde 32,8'e düşmüş olacak. Bu oran, OECD ortalamalarının 3'te birinden az, Maastricht Kriterlerinin yarısı kadardır, hatta bu konuda 25 Avrupa Birliği üyesi ülkeden daha iyi bir konumdayız"

Bunların yanı sıra Şimşek, 2017 yılı bütçesinin sosyal yönü de güçlü bir bütçe olduğunu belirterek, 2000'li yılların başında sosyal yardım ve hizmetler için harcanan 1,6 milyar liralık bir bütçenin 2017 yılında yaklaşık 40 milyar liranın üzerine çıkarıldığını bildirdi.

Şimşek, tarım sektörünün de güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edildiğine değinerek, 2017 yılında bütçeden tarıma ayrılan kaynağın, öngörülen enflasyon oranının 3 katı kadar artırıldığına dikkati çekti.

2017 yılı bütçesinde mahalli idarelerin gelir paylarını bir önceki yıla göre enflasyonun çok üzerinde artırıldığına işaret eden Şimşek, "2017 bütçemizin merkezinde insan var, hizmet var." diye konuştu.

2017 bütçesinin, kamu yatırımları ve reel ekonomiye sağlayacağı imkan ve desteklerle, üretimi, ihracatı ve istihdamı artırmayı amaçladığını anlatan Başbakan Yardımcısı Şimşek, "14 yıldır bütçeden faiz ödemelerine ayrılan kaynağı sürekli bir şekilde aşağı çektik. Topladığımız vergileri daha fazla borç faizi ödemelerinde kullanmak yerine milletimizin hizmetine sunduk. 2002 yılında bütçe giderlerimizin yüzde 43'ü faiz harcamalarına gidiyordu. 2017 yılında, inşallah bu oran yüzde 9'un altına inecek." bilgisini verdi.

REFORM VURGUSU

2008 yılındaki küresel krizin etkilerinin hala sürdüğünü ifade eden Şimşek, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarında beklenen iyileşmenin sağlanamadığını, özellikle 2016 yılında küresel ekonominin beklentilerinin altında bir performans gösterdiğini söyledi. Büyümenin, küresel kriz sonrası en düşük düzeyde olduğunu belirten Şimşek, "Zayıf uluslararası ticaret, korumacılık, İngiltere'nin AB'den ayrılması, azalan sermaye akımları, artan küresel borçluluk gibi faktörler bütün ülkelerin büyüme oranları üzerinde ciddi baskı oluşturuyor." dedi.

Şimşek, şu görüşlere yer verdi:

"Türkiye ekonomisini küresel gelişmelerden bağımsız anlamak ve değerlendirmek mümkün değildir. Küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen, büyük kriz sonrası dönemde Türkiye ekonomisi 27 çeyrekte üst üste ortalama yüzde 5,2 oranında büyümüştür. Küresel ekonomideki durgunluğu, çevre ülkelerdeki jeopolitik gelişmeleri ve 15 Temmuz hain darbe girişimini göz ardı ederek Türkiye'nin performansını eleştirmek hakkaniyete sığmaz. Bütün bu sıkıntılara rağmen her birisi kıta büyüklüğünde olan Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerin ortalama büyümesi yüzde 2,1. Türkiye böylesi zorlu yılda bile gelişmekte olan bu ülkelerden daha hızlı büyümeyi başarmıştır. Büyümeyi orta vadede daha yükseğe çıkarmayı, 2018 ve 2019 yıllarında tekrar yüzde 5 seviyesine çıkartmayı hedefliyoruz. Bunu da yapısal reformlarla başaracağız.

Türkiye'nin milli gelirini büyütürken insanımıza iş sağlamanın gayreti içerisindeyiz. 2007 yılından bu yana 6,9 milyon vatandaşımıza ekmek, iş kapısı açtık. OECD ülkeleri arasında en yüksek istihdam sağlayan ikinci ülke olduk. Ancak iş gücüne katılım oranının yüzde 44'ten yüzde 52'ye yükselmesi işsizlik oranının düşüşünü sınırlamıştır. İstihdamı daha da artırmak için hem reform yapıyoruz hem de bütçeden güçlü destekler sağlıyoruz."

Yukarı

Business HT×