BIST 100 93.297 % 0,00
USD/TRY 5,3820 % 0,58
EUR/TRY 6,1059 % 0,49
Piyasalar
93.297
% 0,00
5,3793
% 0,55
6,1011
% 0,44
1,1335
% 0,02
19,96
0,00
1.214,46
% 0,09
67,04
% 0,63
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

CHP/Böke: TL'deki hızlı değer kaybı engellenebilirdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke Bloomberg HT'nin canlı yayınında soruları yanıtladı

CHP/Böke: TL'deki hızlı değer kaybı engellenebilirdi
BLOOMBERGHT 25 11 2016, 15:38

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke Bloomberg HT'deki Akıllı Para programında Açıl Sezen'in sorularını yanıtladı.

Böke, Türk Lirası'nda yaşanan hızlı değer kaybının dış kaynağa bağımlı ekonomide derin etkiler yaratabilecek olumsuz tablo ortaya çıkardığını söyledi. Böke TL'deki değer kaybına dair şu açıklamayı yaptı; "Türkiye müthiş dış borcu olan bir ülke. TL'nin her değer kaybı dış borcu daha pahalı hale getiriyor. yani Türkiye sadece kısa vadede ödemesi gereken borç üzerinden fakirleşti"

Böke "TL'deki bu hızlı değer kaybı engellenebilirdi çünkü sebebi tamamen siyasi..OHAL'in uzatılması, Başkanlık iddiasının alevlendirilmesi, AB'yle ilişkilerin gerilmesi gibi siyasetin ortaya çıkardığı bir ekonomik sonuç" dedi.

Dünyada da belirsizlik yaşandığını belirten Böke, "Son iki ayda Türk Lirası'ndaki değer kaybı benzer paralarla karşılaştığında daha fazla. Mesele sadece ABD seçiminin yansıması demek sorumsuzluktur. Küresel olayların Türkiye'ye etkisi var ama örneğin rubleye kıyasla lira 3 kat fazla değer kaybetmiş" dedi.

"ARTIK SORUN MB'NİN ÇÖZEBİLECEĞİ SORUN DEĞİL"

Merkez Bankası kararının normal koşullarda kuru rahatlatması gerektiğini ancak kurun faiz kararına rağmen yükselişini sürdürdüğünü hatırlatan Böke, "Sorun artık Merke Bankası'nın çözebileceği bir sorun değil. Öncelikle OHAL'in kalkması, başkanlık iddiasından vazgeçilmesi gerekir. Aksi taktirde ne Merkez Bankası Türkiye'yi kurtarır durumda, ne de biz iktisatçılar yeni reçete yazıp yeni bir zemin bulabiliriz" dedi.

Böke, Açıl Sezen'in "Siz olsaydınız olağanüstü hâl kapsamındaki FETÖ temizliğini siz olsanız nasıl yönetirdiniz?" sorusuna söz konusu temziliğin hukuk çerçevesi içerisinde yapılması gerektiğini söyledi ve "O çizgi nerede çizilecek? Kim FETÖ'cü olarak değerlendirilecek bunun hukuki çerçevede tartışılması gerek" dedi. Şu anda kimseye kendini savunma hakkı vermeden, neyle suçlandığını ifade etmeden, ne bir idari ne de bir hukuki soruşturmadan geçmeden insanlar tamamen ekonomik ve sosyal düzenin dışına itiliyorlar. 

"AZARLAYARAK FAİZİ DÜŞÜRMEK MÜMKÜN DEĞİL"

CHP Sözcüsü Böke, Merkez Bankası'nın çift faiz artırımını ise şu sözlerle değerlendirdi: 

"Faiz sadece telkinle ya da sözle kontrol altına alınabilseydi o zaman konuşarak ekonomi politikası yapılabilirdi. Hepimiz biliyoruz ki 2000'lerde özellikle ekonomi biliminde algı yönlendirmesi, dolayısıyla piyasaya yön vermenin sözlü gücü çok yazılıp çizildi. Ama bu dönemde algı o kadar olumsuz ve o kadar haklı bir olumsuz yere yerleşmiş durumda ki bu algıyı yönetebilmenin tek yolu algıyı olumsuz kılan gerçekleri ortadan kaldırmaktan geçiyor. Yani siz, Avrupa Birliği ile ilişkileri gerip 'Ben AB'nin yerine Şanghay Beşlisi'ni koyacağım' diyerek, 'FETÖ temizliği yapıyorum, susun!' deyip iş yapmayı imkânsız kılarak bir düzen yaratıyorsanız o zaman algı olmaktan çıkıp bir gerçeğe dönüşüyor. Yani bugün artık sözle, telkinle, azarlayarak, 4,5 saat toplantı yapıp baskı yaparak faizi düşürmek mümkün değil. Faiz bu şekilde kısa süreli düşer ancak risk primi arttıkça zaten vatandaşa yansıyan, şirkete yansıyan faiz artıyor olur. Zaten biz de 'Artmasın' diyoruz. Türkiye'de Türk Lirası'nın değer kaybı kadar, yüksek faiz de çok maliyetli bir şey. Ama TL'nin değer kaybına engel olmak da faizi düşürmek de önce siyasi risk primini düşürmekten geçiyor. Bunun da en temel sorumluluğu iktidar da yatıyor. Biz bu konuyla ilgili uyarmaya devam edeceğiz."

"Bizden hep daha yumuşak, güler yüzlü, keyifli olmamız bekleniyor" diyen Böke, "Bunun olabilmesi için önce iktidarın yumuşaması ve beraber iş yapma kültürünü yerleştirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

"ŞANGHAY BEŞLİSİ TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN BİR DEPREM OLUR"

"Biz, Avrupa Birliği ile üye olmadan çok entegre olmuş bir yapıya sahibiz. Bizi şimdi Avrupa Birliği'nden uzaklaştıran her adım, esasında ekonomimizi dünyadan kopartan ve yıllarca bu yönde yatırım yapmış olanların yatırımlarını da anlamsız kılan bir şeye dönüşüyor. Türkiye'nin ekonomik olarak AB'ye sırtını dönmesi mümkün değil. Siyaseten Türkiye o masada gücünü göstermekle yükümlüdür. AB de bu gücü bilerek Türkiye'yi oyalamamakla yükümlüdür. Birbirimize rest çekmenin maliyeti her iki taraf için de ekonomik olacaktır."

Bu hafta yaşanan ekonomik çalkantının bir kısmının AB ve Şanghay Beşlisi söylemlerinden kaynaklandığını söyleyen Böke şöyle devam etti:

"AB ve Türkiye, üyelik müzakerelerinden çok daha önce bir ekonomik entegrasyon yaşadı. 1996'da başlayan gümrük birliğinde, Türkiye'nin ihracatının kompozisyonu değişti. Çünkü AB pazarına ürün satabilmek için düşük teknolojiden orta teknolojili üretime geçiş yapıldı. Fabrikalardaki üretim bantları, Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu ürüne göre yapıldı. Şimdi bu yatırımdan vazgeçip, Şanghay Beşlisi'ndeki Kırgızistan ekonomisine uygun ürün üreteceğiz. Bu, Türkiye'de zaten bir deprem yaşamak üzere olan ekonomiye yeni bir deprem dalgası yaratmak olur."

Yukarı

Business HT×