BIST 100 100.141 % 0,00
USD/TRY 5,2958 % 0,27
EUR/TRY 6,0400 % 0,40
Piyasalar
100.141
% 0,00
5,2958
% 0,27
6,0395
% 0,39
1,1387
% 0,03
18,20
0,00
1.283,58
% 0,07
60,84
% -0,49
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Ünlü sigortacıya göre Türkiye'nin en riskli 2 sektörü

Dünyanın lider alacak sigortası şirketi Euler Hermes, "80 Günde Devr-i Âlem" başlıklı ekonomik görünüm raporunu yayınladı

Ünlü sigortacıya göre Türkiye'nin en riskli 2 sektörü
BUSINESSHT 07 09 2016, 10:34

Dünyanın önde gelen alacak sigortası şirketi Euler Hermes'e göre Türkiye'de kimya ve tekstil sektörleri riskli sektörler olarak öne çıkıyor. 

Şirket, söz konusu değerlendirmeyi global GSYH, ticaret ve nakit akışı konularına mercek tuttuğu "80 Günde Devr-i Alem" isimli çalışmasında yaptı.

Rapora göre, kimya sektörü büyük oranda ithalata bağımlı bir sektör olması nedeni ile kurdaki değişimlerden çok çabuk etkileniyor ve Türk Lirası'nın değer kaybı ya da hızlı dalgalanmalar firmaların nakit akışını bozduğundan özellikle KOBİ ve Alt ve Orta Ticari sınıflandırmada yer alan özkaynak tabanı zayıf firmalarda derin etkiler bırakabiliyor.

Söz konusu durumun ödeme alışkanlıklarına etki ederek adeta domino etkisi ile sektörün döngüsünde yer alan alt-sektörlerle beraber diğer sektörleri de etkilediği görülüyor.

PERAKENDEDE ÖDEME RİSKİ

Rapora göre perakende sektöründe Türkiye'ye özgü girişimci doygunluğu ve fiyat odaklı rekabet kar marjlarını derinden etkiliyor; hane halkına etki eden kur hareketleri ve bunun sonucundaki tüketim alışkanlarında yaşanan görece ufak düşüşler bile olumsuz etkiyi arttırarak perakende sektöründeki bir çok firmanın ödemelerini zamanında yapamamasına yol açıyor. Öte yandan, genelde dolar üzerinden yapılan kira kontratları kur artışı yaşandığında zaten kar marjları baskılanan sektör oyuncularının giderlerini olumsuz yönde etkiliyor ve nakit akışının bozulmasına neden oluyor.

Bu durum gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye'de örneğin elektronik, hızlı tüketim malları, tekstil gibi bazı sektörlerdeki perakende oyuncu sayısının iç talebi karşılamanın da ötesinde fazla geldiği görülüyor ve söz konusu durum geçmişte gelişmiş ülkelerde yaşandığı gibi hali hazırda yaşanan konsolidasyonların (örneğin şirket birleşmeleri ve satın almalar) da artarak devam edeceği yönündeki öngörüleri destekliyor.

"İFLAS ERTELEME ORANLARININ İYİLEŞME GÖSTERMESİ BEKLENMİYOR"

Raporda yapılan değerlendirmelere göre; konsolidasyonların dışında kalan seçenekler olan tasfiye, iflas ve iflas erteleme seçeneklerinde ise son iki durumun özellikle son yıllarda daha baskın yaşandığı bir süreç ile finansör konumdaki banka, leasing ve faktoring şirketleri de dahil olmak üzere ticari hayatın içinde olan tüm aktörleri olumsuz etkilediği görülüyor. Özellikle iflas erteleme uygulamasınıı düzenleyen yeni kanunların bu konudaki sıkıntıları azaltacağı düşünülmekle beraber birçok sektörde sermaye yetersizliği, yüksek borçlanma, yüksek net döviz pozisyonu açığı ve düşük kar marjları ile faaliyet gösterme gibi yapısal sıkıntılar da bulunduğundan kısa ve orta vadede iflas ve iflas ertelemeler ile karşılıksız çek oranlarının iyileşme göstermesi beklenmiyor. 

Yukarı

Business HT×