BIST 100 99.580 % 1,14
USD/TRY 5,3353 % 0,23
EUR/TRY 6,0677 % 0,28
Piyasalar
99.506
% 1,07
5,3348
% 0,23
6,0703
% 0,34
1,1370
% 0,05
18,03
-0,16
1.278,66
% -0,27
62,56
% -0,22
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Bir analiste göre ekonomiyi kurtarmanın tek yolu Mars'ı kolonileştirmek

Bir analiste göre ekonomiyi şu anda bulunduğu krizden çıkarmanın en mantıklı yolu başka bir gezegene yerleşmek olabilir

Bir analiste göre ekonomiyi kurtarmanın tek yolu Mars'ı kolonileştirmek
BUSINESS INSIDER 05 09 2016, 15:18

Normalde imkansız görülebilecek pek çok fenomenin hüküm sürdüğü piyasalarda kriz alameti görmek isteyen bir analist için bolca malzeme var.

Piyasada bir yandan negatif faizler, bir yandan da tamamen merkez bankalarının teşviklerine bağımlı piyasalar, aşırı yavaşlayan ticaret, robotların yükselişi, sermaye piyasalarının gittikçe kendi içine kapanması gibi sisteme tehdit oluşturmasından korkulacak pek çok trend birarada.  

Avustralya bankası Macquarie'nin stratejistlerinden Viktor Shvets de bütün bu anomalilere bakarak küresel finans piyasalarının "Alaca karanlık Bölgesi"ne girdiğini iddia ediyor.

Pek çok ilginç noktaya değinen Shvets'in en ilginç değerlendirmelerinden biri ekonomiyi yeniden canlandırmak için yaptığı öneri: Mars'ı kolonileştirmeye çalışmak.

"Neden şu an olduğumuz yerde yatırım yapalım ki? Neden başka bir yerde yatırım yapmayalım?" diye soran stratejiste göre, artık aşırı borçluluk ve teknolojik dönüşümün yarattığı seküler durgunlukla savaştığımız bu dünyadan vazgeçip yeni bir gezegen aramak en mantıklı çözümlerden biri. Yoksa alternatiflerimiz "küreselleşmenin geri çevrilmesi, sınırların kapatılması, durgunluk, komünizm, faşizm veya hepsinin kombinasyonu."

'İNSAN GETİRİSİ' DÜŞÜYOR

Shvets normalde sermaye ve hisse için kullanılan 'getiri' ölçütünü insan için kullanıyor ve "insan getirisinin düştüğünü" söylüyor.

"İnsanların kendi arasında, insan ve makine arasında ve makine ve toplum arasındaki ilişkilerde görülen derin yapısal değişiklikler nedeniyle 'insan getirisi' oranında da uzun vadeli yapısal bir düşüş görülüyor" diyen stratejiste göre son 30 yıldır bu alandaki baskı gittikçe artıyor ve çok yakında gittikçe artan bir ivmeyle hızlanan bu trendin zirve yaptığını göreceğiz.

Bu noktada asıl önemli olan nokta bu ilişkilerdeki değişimle beraber ekonominin de durguluk kıskacında tıkanması. Shvets'e göre önümüzdeki yıllarda küresel ekonomide ne büyüme olacak; ne ticaret olacak; ne de geleneksel işlerde ya da sermaye piyasalarında getiri olacak.

Ve tüm bu sorunların merkezinde de verimliliğin olmaması yatıyor. Verimlilik eksikliğinin arkasında ise aşırı borç ve aşırı kapasitenin yanı sıra Shvets'in bahsettiği "insan getirisindeki" düşüş var. Stratejist durumu şöyle açıklıyor:

"Normalde verimlilik artışından faydalanmaya başlamak 50 ila 70 yıl arası sürer. Ancak Üçüncü Sanayi Devrimi ilk ikisinden bile daha büyük yıkım yarattı; çünkü insanları daha güçlendirmek yerine onları ikame etmeyi amaçlıyor. Sanayi devrimlerinin ortalarında verimlilik oranları düşme; gelir ve servet eşitsizlikleri artma ve sosyal ve jeopolitik gerilimler yükselme eğilimindedir." 

Shvets gevşek para politikalarının da tüketimi artırarak ve aşırı kapasitenin azalmasını yavaşlatarak bu süreci hızlandırdığını söylüyor.

Çin'in bu trendlerin en açık şekilde gürndüğü örnek olduğunu belirten analist, dünyanın geri kalanı için de zamanın azalmaya başladığı konusund uyarıyor.

Yukarı

Business HT×