BIST 100 98.741 % 0,80
USD/TRY 5,3512 % 0,53
EUR/TRY 6,0828 % 0,46
Piyasalar
98.743
% 0,80
5,3522
% 0,55
6,0855
% 0,48
1,1360
% -0,08
18,10
0,06
1.284,03
% 0,28
62,05
% -1,10
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Merkez bankacıların kritik zirvesi öncesi bilinmesi gerekenler

Merkez bankalarının yetkilileri, ünlü akademisyenler ve ekonomi basınını bir araya getirecek Jackson Hole için geri sayım başladı. Para politikalarının işlevselliği gündemin en önemli maddelerinden

Merkez bankacıların kritik zirvesi öncesi bilinmesi gerekenler
SAM FLEMING/ FINANCIAL TIMES 22 08 2016, 11:36

Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) bir sonraki faiz artırımının ne zaman olacağı belirsizliğini korurken , finansal piyasaların gözü cuma günü gerçekleşecek Jackson Hole toplantısında olacak.

1. JACKSON HOLE NEDİR?

Jackson Hole, ABD'nin kuzeybatısındaki Wyoming eyaletinde yer alan bir vadi. Her yıl ağustos ayında dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinin merkez bankacıları, küresel ekonomik gelişmeleri tartışmak üzere bu vadide bir araya geliyor.

İlki 1978'de Kansas'ta Fed tarafından gerçekleştirilen toplantı, Fed’in 12’nci Başkanı Paul Walker’ın “Madem bizi iki gün bir otele kapatıyorsunuz, tabiatı iyi olan bir yerde, balık tutabileceğimiz bir bölgede bu toplanalım” önerisinin ardından Jackson Hole'a taşındı.

2. AMACI NEDİR?

Küresel ekonomik büyümenin yavaşladığı ve üretimin azaldığı bir ortamda birçok ülkenin uyguladığı gevşek para politikasını işlevselliği ve muhtemel bir ekonomik gerilemede nasıl bir yol izleneceği Jackson Hole'un gündemini oluşturacak.

Para otoriteleri, merkez bankalarının resesyonla mücadelede kullandığı yöntemlerin zayıfladığı ve bir "tamirat" ihtiyacı doğduğu konusunda hemfikir.

3. MEVCUT DURUM NASIL?

Küresel finansal krizden sekiz yıl sonra bile parasal teşviklerin beklenmedik şekilde katlanması sonucu birçok ekonomi, düşük büyüme oranları ve durgun enflasyonlar karşı karşıya. Cılız üretim artışı, yaşlanan nüfus ve aşırı miktardaki tasarruf oranları faizleri oranlarını düşük seviyede tutan faktörler arasında. ABD, Kanada, Euro Bölgesi ve İngiltere gibi faizlerin dipte ya da dibe yakın olduğu ülkelerde büyümeyi destekleyici faiz kesintilerine daha fazla yer kalmadı.

Böyle bir ortamda merkez bankalarının ekonomi üzerindeki etkisi de daraldı. Ancak Avrupa ve Japonya'da olduğu gibi para otoriteleri hâlâ yapabilecekleri bir şey olduğunu savunarak varlık alımı yoluna gidiyor. Fed'e göre, faiz indirimleri ve varlık satın almak, faizleri negatif bölgeye çekmekten daha etkili yöntemler olabilir.

Şimdiye kadar merkez bankalarının tartıştığı "çığır açan" fikirler, teorinin alanı içerisinde sıkışmış durumda.

4. UZMANLAR NE DİYOR?

San Francisco Fed Başkanı John Williams, geçen hafta kaleme aldığı makalesinde "Doğal faiz oranları ve enflasyon çok düşükken, merkez bankalarının ekonomik gerilemeye karşılık vermek için faiz oranlarını düşürebilmeleri için yeterli alan yok" diyerek ya daha yüksek bir enflasyon hedefi koyulmasını ya da uygulamanın değiştirilmesini önermişti.

Pazar günü Colarodo'daki Aspen Enstitüsü'nde konuşan Fed Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, iyimser bir tutum sergileyerek ABD ekonomisinin halihazırda merkez bankasının hedeflerine ulaşmaya yakın olduğunu ve büyümenin hız kazanacağını söyledi. Fischer, 2016 yılında yüzde 2 enflasyon hedefinin yakalanabileceği ve faiz artırımının halen değerlendirilmekte olduğunu da sözlerine ekledi.

Eski Fed ekonomistlerinden Joseph Gagnon'a göre ise yüzde 2 yerinde yüzde 4 enflasyon hedefinde olunsaydı faiz oranları çok daha yüksek olacaktı.

Eski Fed Yönetim Kurulu Başkanı Donald Kohn, enflasyon hedefini yükseltmenin kesin sonuç verecek bir politika değişikliği olmadığını söyleyerek, hedefi yüzde 3 seviyesine çekmenin bile Amerikan Kongresi'nden çok ciddi tartışmalara yol açacağını belirtiyor. Enflasyon hedefini yükselten bir merkez bankasının sonrasında gelecek fiyat artışlarını yönetebileceğinin garantisini de vermesi gerekiyor. Başarısız olması durumunda güvenilirliğini yitirecektir.

Yukarı

Business HT×