BIST 100 99.677 % 1,76
USD/TRY 5,3409 % 0,34
EUR/TRY 6,0708 % 0,26
Piyasalar
99.677
% 1,76
5,3409
% 0,34
6,0708
% 0,26
1,1360
% -0,08
18,09
0,05
1.284,26
% -0,07
61,55
% 0,08
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

"Ekonomik mucize diye bir şey yok"

Bloomberg köşe yazarlarından Tyler Cowen'a göre özellikle gelişmiş ülkelerin güçlü ekonomileri mucizeyle açıklanamaz. Gelişmekte olan ülkelerin ise son 10 yıldaki yatırımları büyüme patlamalarındaki ana neden

"Ekonomik mucize diye bir şey yok"
TYLER COWEN- BLOOMBERG NEWS 15 08 2016, 17:47

"Büyüme mucizesi", ekonomi çevreleri ve medyanın sıklıkla kullanmaktan hoşlandığı kelimelerden biri. Ancak gerçekte bur süreç, her zaman bir "mucizeyle" beraber gelmiyor.

Örneğin, kişi başına düşen milli geliri 52 bin dolar olan ve hemen her yıl dünyanın "en mutlu" ülkeleri arasında yer alan Danimarka, Çin'de olduğu gibi hızlı büyüme patlamalarıyla hiçbir zaman karşı karşıya kalmadı.

Ekonomik geçmişi "sıkıcı" diyebileceğimiz Danimarka'da 1890'dan 1916'ya kadar büyüme her yıl ortalama yüzde 1,9 seviyesindeydi. Takvimleri 100 yıl ileri sarıp bugüne geldiğimizde bile İskandinav ülkesinin büyümesi yüzde 1'in biraz üzerinde. Harvard Üniversitesi profesörleri Lant Pritchett ve Lawrence Summers, tarihinin yüzde 84'ünde pozitif büyüme görmüş Danimarka'nın derin resesyonlara da girmediğini ifade ediyor.

ABD için ise tarihinde Amerikan İç Savaşı gibi yıkımlar görmesine rağmen stabil bir süreç geçirdiği söylenebilir. 19'ncu yüzyılı yüzde 2'nin altında geçiren ABD, o dönemde Çin ve Hindistan'ın bugünkü büyümesinin altında bir çizgi izliyordu. Aynı dönemde Latin Amerika'da yaşanan durgunluk, bölgede zayıf altyapıya, zayıf eğitim sistemine ve işlemeyen politikalara neden oldu. Bu durum da 20'nci yüzyıla geçiş kapısını zorlaştırdı.

19'ncu yüzyıldaki "yavaş büyümeleri " ABD ve Danimarka için bir başarısızlık sayılmaz. Yaşam standardını yükselten teknolojik gelişime sahip ülkeler için "büyüme patlamaları" çok kolay değil çünkü teknolojiyi icat etmek, genellikle zengin ülkelerden ithal etmekten daha fazla zaman alıyor.

Asya kaplanları Japonya, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong, Singapur ve Çin'in benzer bilgi birikimini ithal etmesi, eğitim ve altyapıya yatırımları bu ülkelerin 10 yılda yüzde 8 büyümeyi görmesindeki neden oldu. Çok az sayıda ülke bu Doğu Asya ülkeleri kadar eğitim yatırımlarına hız verdi. 20'nci yüzyıl sonlarında toplam üretimin çok üzerine çıkan ticaret büyümesi bugünlerde ise durgun. Birçok ihracat endüstrisi otomatikleştiği gibi orta sınıf için yeteri kadar iş imkânı sağlanmıyor.

Diğer bir deyişle 19'ncu yüzyılla benzerlikler gösteren bugünün dünyasında düşük büyüme oranları ve nadiren alışılmışın dışına çıkan alternatifler hâkim. 19'ncu yüzyılda kolonileşme ve yanlış politikalarla ekonomileri giderek daralan gelişmekte olan ülkeler bugün büyüme sıçrayışları gösterse de gelecek nesilin o dönemin özellikleri karşı karşıya gelmesi mümkün. Ya yavaş ama durmadan büyüme devam edecek ya da tam tersi yola geri dönülecek. b

Yukarı

Business HT×