BIST 100 91.198 % 0,14
USD/TRY 5,3482 % 0,09
EUR/TRY 6,0988 % 0,34
Piyasalar
91.187
% 0,12
5,3484
% 0,09
6,0961
% 0,32
1,1392
% 0,24
21,19
-0,04
1.247,86
% -0,12
56,61
% 0,62
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Dünya yeni bir bankacılık kriziyle başedebilir mi?

Dünyanın en etkili 50 ekonomisti arasında yer alan Satyajit Das'a göre geleneksel para politikaları kullanılmaya devam edilirse dünya, yeni bir bankacılık kriziyle mücadele edemeyebilir

Dünya yeni bir bankacılık kriziyle başedebilir mi?
SATYAJİT DAS/ BLOOMBERG NEWS 28 07 2016, 13:56

Dünya Bankası verilerine göre küresel bazda sorunlu kredilerin, toplam kredilere oranı 2015'te yüzde 4,3 olarak gerçekleşti. Bu oran 2009'daki finansal kriz döneminde bile yüzde 4,2'ydi.

Tüm dünyada 3 trilyon dolardan daha fazla sorunlu kredi olduğu öngörülüyor. Bunun 1,3 trilyon dolarlık kısmı Avrupa bankalarına yüklenmiş durumda. Bu miktarın yaklaşık 400 milyar doları ise İtalya'dan geliyor. IMF'nin tahminlerine göre Çin'de de batık krediler 1,3 trilyon dolara ulaşmış durumda. Özel kuruluşların tahminleri ise bu miktardan daha yüksek.

2014'te dünyanın en etkili 50 ekonomisti arasında yer alan Satyajit Das, Bloomberg için kaleme aldığı makalesinde bu karamsar tablonun yeni bir bankacılık krizine yol açabileceğini söyledi.

ABD, Kanada, İngiltere, birçok Avrupa ülkesi, Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda'da bankaların ağırlıklı olarak fiyatların tarihi seviyelerde arttığı emlak piyasasına kredi verdiğini söyleyen Das, kredi verilen diğer sorunlu sektörün ise enerji olduğunu ifade etti. Yalnızca enerji sektörünün aldığı kredilerin toplamda 3 trilyon dolara yaklaştığını belirten Das, düşen emtia fiyatları, zayıf büyüme , aşırı kapasite, borçlanma maliyetlerinin artması ve bazı ülkelerin zayıf para birimleri nedeniyle bu kredilerin geri ödemesinin zorlaştığını vurguladı.

Das'a göre gelişmiş ülkelerde bile şirketler, deflasyon ve düşük büyüme nedeniyle borçlarını ödemekte zorlanıyor. Birçok Avrupalı firma tek bir para biriminin körüklediği küresel rekabet eksikliğinden kötü etkileniyor.

"Hükümetlerin, genellikle banka borçlanmasını genişletmeye odaklanan büyümeyi canlandırıcı politikaları tehlikeli yan etkilere sahip" diyen Das'a göre bankalar özellikle ham petrol sektöründe ve gelişen piyasalarda daha az güvenilir borçlanıcılara yöneldi. Bol likidite varlık fiyatlarını yükseltti ve bankalar aşırı değerlenmiş teminatlara karşı kredi verdi. Düşük faizler de zayıf borçlanıcıların, beklenenden daha uzun süre "hayatta kalabilmesine" ön ayak oldu.

Hindistan asıllı Avustralyalı ekonomist, mevcut para politikalarının bankacılığın içinde bulunduğu durumun nedenlerinden biri olduğunu yenileyerek şunları söyledi:

"Gelişen ekonomilerde borçla fonlanan yatırımları ya da artan talebi karşılayacak tüketimi cesaretlendiren hükümet politikaları riski artırıyor ve artık "geleneksel yollar" bankacılık krizlerini çözemiyor. Çözüm için ise bankaların daha güçlü kazançlara ve batık kredileri düzenleyecek endüstriyel reformlara ihtiyaç var."

Birçok ülkedeki bankacılık modellerinin "birleşme" ve "masraf kesintileri" gibi büyük reformlara ihtiyacı olduğunu söyleyen Satyajit Das, bazı bankaların yabancı ortaklıklara açık olmasının sermaye akışı açısından yardımcı olabileceğini vurguladı.  Das'a göre  özellikle  yetersiz iflas prosedürlerini kapsayan zayıf yasal düzenlemelerin yeni yatırımcıların hevesini kırıyor.

Yukarı

Business HT×