BIST 100 98.455 % 1,69
USD/TRY 5,3216 % -0,29
EUR/TRY 6,0483 % -0,75
Piyasalar
98.455
% 1,69
5,3220
% -0,29
6,0520
% -0,75
1,1366
% -0,24
18,19
-0,17
1.281,83
% -0,79
62,71
% 2,50
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Türkiye faiz indirmeden borçlanma maliyetlerini nasıl düşürür?

Türk lirasındaki zayıflama son dönemdeki genişlemeci döngüyü sürdürmeyi güçleştirirken, zorunlu karşılıkları düşürerek likiditeyi artırmak faiz indiriminin alternatifi olabilir

Türkiye faiz indirmeden borçlanma maliyetlerini nasıl düşürür?
ONUR ANT VE CONSTANTINE COURCOULAS - BLOOMBERG NEWS 20 05 2016, 10:32

Düşük faiz talep eden bir cumhurbaşkanı ve kur istikrarı isteyen yatırımcılar arasında kalan Merkez Bankası, borçlanma maliyetlerini her ikisini de memnun edecek bir formülle düşürmeyi deneyebilir.

Mart ve Nisan'da yapılan faiz indirimlerine rağmen banka kredi maliyetlerinin yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesine yakın seyretmesiyle Türkiye'deki likidite şartları sıkı olmaya devam ediyor. Son dönemde liradaki görülen düşüş ise yeni başlayan gevşeme döngüsünü sürdürmeyi çok daha zor hale getirdi. Bu durumda Merkez Bankası, kredileri artırmak için zorunlu karşılıkları azaltma yoluna gidebilir.  

Agresif adımların lirayı kırılgan hale getirebileceğine dikkat çeken Rabobank gelişen piyasalar döviz stratejisti Piotr Matys, "Merkez Bankası'nın faizleri çok agresif bir şekilde indirmeden kredi büyümesini artırmak için para politikasını gevşetmenin yollarını aramasını beklemek mantıklı" dedi.

Bir yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan faiz indirimi çağrısında bulunurken, bir yandan da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ani görevden ayrılma kararıyla liranın zayıflaması, yeni Merkez Bankası başkanı Murat Çetinkaya'ya yatırımcıların tolere edebileceğini düşündüğü kadar gevşemek için yan araçları kullanmaktan başka pek seçenek bırakmıyor.

Ancak Merkez Bankası bu stratejiye çok da yabancı değil. Geçen ay görevden ayrılan eski Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı da 2011 yılında kredi büyümesini yavaşlatmak için Türk lirası zorunlu karşılıklara uygulanan faiz oranını yüzde 16'ya yükseltmişti. Ayrıca merkez bankasına daha fazla esneklik veren faiz koridorunu da sık sık kullandı.

TL MEVDUATLAR

Zorunlu karşılıklar Çetinkaya için atılabilecek en bariz adımlardan biri. 2011'deki zirvesinden düşük olsa da, oranın şu anki yüzde 11,1'lik ağırlıklı ortalaması altı yıl öncesinin hala yaklaşık iki katı seviyesinde.

"Maliyetlerini azaltacağından indirim bankalar için iyi haber olur," diyen Akbank faiz traderı Mehmet Gençtürk, oranın indirilmesinin bankaların günlük finansman maliyetlerini azaltacağını, bunun da tüketici kredi faizlerine yansıyacağını belirtti.

Ancak TEB stratejisti Erkin Işık'a göre, kredi faizleri o kadar da fazla düşmeyebilir.  Işık, zorunlu karşılıkların bankaların günlük fonlama açığının yalnızca yüzde 20'sine denk gelmesi nedeniyle oranda yapılacak bir indirimin çok büyük etkisinin olmasının beklenmediğini söyledi.

Stratejist, artan dolarizasyon ve sorunlu kredilerdeki artışın da tüketici kredi maliyetlerinde görülmesi beklenen muhtemel etkiyi sınırlandırabileceğini vurguladı.

Zorunlu karşılıklarda indirimin bir yan etkisi de Merkez Bankası brüt döviz rezervleri üzerinde görülebilir. Işık, Merkez Bankası'nın ticari bankaların ayırdıkları lira yerine döviz ve altın kullanımına izin verdiğinden, oranın indirilmesinin bankaların Merkez Bankası'ndan döviz çekmelerini sağlayabileceğini söyledi.

Bu durum da Merkez Bankası'na döviz rezervlerini artırma çağrısında bulunan Erdoğan'da yeni bir gerilim kaynağı yaratabilir.

Yukarı

Business HT×