BIST 100 93.173 % 0,00
USD/TRY 5,4476 % 0,16
EUR/TRY 6,2190 % 0,14
Piyasalar
93.173
% 0,00
5,4476
% 0,16
6,2190
% 0,14
1,1409
% -0,02
17,99
0,00
1.289,99
% 0,04
60,71
% 0,12
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

TCMB hissedarlarının kar pâyı isyanı

Merkez Bankası'nın kuruluşuna katkıda bulunan hissedarları, geçen yılki 5.6 milyar dolarlık kârından yalnızca 140 dolar pay alabildi

TCMB hissedarlarının kar payı isyanı
ONUR ANT- BLOOMBERG NEWS 16 05 2016, 08:50

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazından çıkarmak ve Londra ve Paris'e olan bağımlılığından kurtarmak için bir merkez bankası kurmaya koyuldu.

Atatürk, halka da bu girişim için yatırım yapma çağrısında bulundu ve binlerce kişi - çoğu tüm birikimini yatırmak pahasına -bu çağrıya kulak verdi.

En azından kağıt üzerinde bu oldukça iyi bir yatırımdı; zira banka, geçen yılki 5,6 milyar dolar kâr ederek Türkiye'nin en kârlı anonim şirketi oldu. Ancak bu kârdan aslan payını Hazine alırken, yüzde 14 paya sahip kalan 6 bin civarındaki ortak yalnızca 140 dolar alabiliyor.

Bankanın kuruluşuna katkıda bulunan bu ilk yatırımcıların torunları da bu kadar düşük bir ödemeyi, Büyük Bunalım'ın en kötü günlerinde Ataürk'ün çağrısına uyarak fedakarlıkta bulunan bu ailelere karşı çok düşük bir bağış olarak değerlendiriyor.

Bu kişiler, hem manevi hem de ekonomik temelde devletten temettü tavanını yükseltmesini talep ediyor.

Ayrıca bu durum bir hayli duygusal bir etki yaratıyor ki: Diğer bazı merkez bankaları da özel ortaklar sahip, ancak yalnızca Türkiye, onların gözyaşı dökmesine sebep oluyor.

Alpay Baydar isimli bir kişi, Merkez Bankası'nın Ankara'daki yıllık toplantısında, gözyaşlarını silerek, "Bu bir onur sorunu," dedi ve "Hazine'nin bize ait olanı almaya hakkı yok" şeklinde konuştu.

KAYBOLAN SERVETLER

Merkez bankalarının hisseleri halka açık olan İsviçre ve diğer bazı ülkelerin aksine, Türkiye'de merkez bankasının hisselerinin işlem görmesi için herhangi bir piyasa yok. Bu durum bu hisseleri pratik olarak değersiz kılıyor. 

Jale Yazıcıoğlu, üzerinde ismi yazan bir şirkette para kaybetmenin mümkün olduğunu görünce şaşkına dönmüş.

Yazıcıoğlu TCMB ve Hazine yetkilileri ile yapılan toplantıda "Babam 1931'de 4 bin 200 lira yatırarak 42 hisse satın aldı. Bu hisselerin mevcut değerinin hesaplanmasını rica ediyorum" ifadelerini kullandı. 

Yazıcıoğlu o dönem hissenin bir lotunun 100 lira olduğunu, 100 liranın 100 reşat altınına karşılık geldiğini söyleyerek o dönemde babası kendisine 42 TCMB hissesi yerine 4 bin 200 reşat altını verse bugğn 1 milyon dolardan daha fazlasına sahip olacağını belirtti ve bunun yerine kendisinin birkaç kuruş almak için saatlerdir burada dikildiğini söyledi. 

Banka 1930 yılında kurulduğunda o dönem yüzde 15 olan hükümet payı zaman içinde yüzde 55'lere kadar yükseldi. Hükümetin A tipi hissesinin istisnai koşulları bulunmuyor ama banka tüzüğü gereği vergi, temettü ve birincil rezervlere sunduğu katkı sonrası kalan meblağı Hazine'ye iletmek zorunda. 

Bunun aksi biçimde Yunanistan merkez bankasının yüzde 10'unu elinde tutuyor. Güney Afrika Merkez Bankası'nın 600'den fazla sahibi bulunurken, 1907'de kurulan İsviçre Merkez Bankası'nın ise neredeyse yarısı, oy hakkı sınırlı özel yatırımcıların elinde bulunuyor. 

GÖREVE ÇAĞRI

Ama bu ülkelerin ulusal tarihinde çok az parasal otorite bu kadar kritik bir konumda yaratıldı. Büyük Savaş'tan sonra parlamentonun Vahdettin'i devirmesiyle 1923'te Atatürk'ün cumhurbaşkanı olması yolu açılmıştı. Yeni cumhurbaşkanı İngilizler ve Fransızlar tarafından işletilen merkez bankasını değiştirmeye istekliydi ama yurt içi tasarrufları buna çekmek birkaç yılı aldı ve Atatürk posterli reklam kampanyası hisseleri satın alma görevini deklare etti. 

Marmara Üniversitesi öğertim üyesi Murat Koraltürk'e göre, "Sermaye birikimi temel zorluktu. Genç cumhuriyetin yabancı baskısından endişesi ve ulusal çıkarları koruyan bir devlet bankası yaratma arzusu o süreçte en güçlü belirleyicilerdi" 

Bankanın büyüme sancıları döneminde bile devlet yabancı yatırımcılara kendi yatırımcılarından daha fazla cömertti. Lirayı desteklemek için altına duyulan ihtiyaç ile Atatürk "Kibrit Kralı" olarak bilinen efsanevi İsveçli iş insanı Ivar Krueger'e döndü. Parlamentodaki belgeler Krueger'in New York merkezli International Match şirketinin Türkiye'ye altın almak için 25 yıllık kibrit tekeli karşılığında 10 milyon dolar borç verdiğini gösteriyor. 

"ÖLÜYORUM"

Böylesi imtiyazlar, İstanbul'da bir aracılık kurumu işleten ve Merkez Bankası'nın hissedarı olan Adnan Bahar'ı hala irite ediyor. Ankara'da yapılan toplantı babasının özel bir işlem ile hisseleri devraldığı 1976 tarihinden bu yana katıldığı 38. toplantısı oldu. 

"Babam öldü. Ben ölüyorum ve korkarım benim çocuklarım da hakkımız olanı almadan göçecekler" diye bağıran Bahar "Temettülerim Ankara seyahatini bile karşılamıyor. Lütfen her yıl bizi buraya getirmeyin" dedi. 

Toplantıda tansiyonun yükselmesiyle eski başkan Erdem Başçı'nın da sinirlendiği görüldü. 

Başçı, "Bu sorunun çözülmesini gerçekten isterim. Bu konuda üzgünüm" dedi. 

Ne Merkez Bankası ne de iktidardaki AK Parti bankanın temettü politikası ile ilgili görüş taleplerine cevap vermedi. 

"83 YIL"

Fakat bu konu hakkında herkesin canı sıkkın değil. 

Kendisini avukat olarak tanıtan Selahattin Ergüden hissedarlara burada gözden kaçan noktanın kamu sahipliği olduğunu belirtti. 

Ergüden salonda bulunan topluluğa "Siz benim kar elde etmek istemediğimi mi düşünüyorsunuz? Bu devletin bize gelip sorumluluğu almamızı rica etmesinin bir yoluydu. Bu bankanın gelir payını bize vermesi anlamına gelmiyordu" dedi.

2011'de hisseleri miras olarak alan Hakkı Sulak ise bu tartışmayla ilgili çok az sabrı kaldığını söyledi. Kendisi sorunun çözülmemesi yönünde konuyu mahkemeye götüreceklerini söyleyen ve sayısı artan hissedarlardan sadece birisi. 

Sulak, "Bizim temettümüz geçen yıl yalnızca bir sent kadardı. Suyun fiyatının değişmeyeceğini varsayarsak 83 yıllık kardaki hissemle bir şişe su alabiliyorum" dedi. 

Yukarı

Business HT×