BIST 100 1.060,59 % 2,53
USD/TRY 7,2796 % 0,36
EUR/TRY 8,5736 % -0,43
Piyasalar
1.060,59
% 2,53
7,2796
% 0,36
8,5736
% -0,43
1,1787
% -0,76
12,99
0,73
2.035,55
% -1,36
44,40
% -1,53
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Tarihin en tehlikeli tahvil piyasası

Küresel tahvil piyasasından gelen tehlike sinyalleri artıyor

Tarihin en tehlikeli tahvil piyasası
BLOOMBERG NEWS 25 04 2016, 19:30

Tahvil yatırımcıları şimdiye kadarkilerden çok daha büyük bir riskle karşı karşıya: 7,8 trilyon dolarlık devlet tahvillerinin getiri oranı, küresel büyümenin yarattığı endişe ile yüzde sıfırın altında seyretti. Yatırımcılar bu nedenle 100 yıla yakınsayan vadeli borçlanmalara yöneliyor.

Şimdiye kadar benzerine rastlanmamış borç satın alımları tahvil piyasasında arz fazlalığı ve sayıca az potansiyel alıcı yaratmış durumdayken, merkez bankalarının izlediği politika bu durumu biraz daha zorlaştırıyor.

Tahvile olan talep henüz bir düşüş sinyali göstermedi; ancak yatırımcılar ortalama getirinin minimum seviyeden biraz daha fazla yükselmesi durumunda yaşanacak büyük kayıplara kendilerini hazırlamaya başladılar. Bank of America’nın (BofA) hesaplarına göre süreklilik ölçütü baz alınırsa, yüzde 0,5 puanlık bir artış durumunda küresel tahvil pazarında 1,6 trilyon dolarlık bir kayıp öngörülüyor.

UBS Varlık Yönetimi Ana Yatırım Ofisi krediler bölümü yöneticisi Thomas Wacker, “Uzun vade oranlarındaki en küçük bir değişim yıllık kazancınızdan olmanıza yol açabilir. Uzun vadeli borçlanmalar özellikle istediğimiz bir durum değil" diyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ise bu ay, küresel büyümenin uzun zamandır devam ettiğini belirterek; bunun dünya ekonomisine dair görünümünü durağan hale getirdiğine yönelik bir uyarı yaptı. IMF ayrıca, daha önceden yüzde 3,4 olarak belirlediği 2016 büyüme tahminini yüzde 3,2’ye indirdi.

Bank of Japan ve Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) agresif önlemlerini göz önünde bulundurduğumuzda bu tablo, BofA Merrill Lynch Küresel Serbest Piyasa Endeksi’ndeki 48 trilyon dolarlık tahvillerde bu ay yüzde 1,29’luk rekor bir düşüşe neden oldu.

AVRUPA VE JAPONYA ETKİSİ

Küresel tahvil pazarında faiz oranına bağlı olarak değişen fiyatlar baz alınarak yıllık olarak ölçümlenen efektif süreklilik, Nisan ayında 6,84 yıl ile tüm zamanların en yükseğini gördü. Bu da, getirilerdeki her bir yüzde artışının fiyatlarda yüzde 6,84 azalmaya yol açtığı anlamı taşıyor.

Ekonomistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri artırmayı düşündüğüne işaret ederek tahvil piyasasındaki kazanç potansiyelinin azımsandığına işaret ediyor. Bloomberg anketine göre Fed 2016 yılında iki kez faiz artırımına gidecek. Borsacılar ise bu yıl Fed’in yapacağı herhangi bir faiz artırımını yüzde 60’lar seviyesinde öngörüyor.

Aletti Gestielle SGR SpA’nın ana yatırım uzmanı Fabrizio Fiorini de yatırımcıların kayıtsız olduğuna vurgu yapıyor. Fiorini tahvil kazançlarındaki artış çok güçlü olmasa bile kaybın büyük olabileceğini söylüyor.

YÜZYILLIK TAHVİLLER

Tahvil bulundurma riski son beş senede gösterdiği artışın en yükseğini bu yılın ilk çeyreğinde gösterdi. Bu sıçrayışın önemli sebeplerinden biri uzun tarihli tahvillere olan talebin artması olarak görülüyor.

Fransa’da bu ay, 2010’dan bu yana ilk defa 50 yıllık bir tahvil ihrac edildi. İrlanda ise geçtiğimiz Mart ayında tarihindeki ilk yüzyıllık tahvili elden çıkardı.

Geçen hafta Arjantin, 2001 yılında kusurlu bulunan 95 milyar dolarlık 30 yıllık tahvilden sonraki ilk borç satışı için alıcı bulmakta güçlük yaşadı.

İrlanda’nın vadesi 2116’da dolan 112 milyon dolarlık tahvili yüzde 2,35 kazanca göre ihrac edildi. Bu değer Almanya’nın 2011 yılında yayımladığı 10 yıllık tahvillerin kazancıyla hemen hemen eş değer.

Japonya’da ise ülkenin tüm bağımsız tahvilleri geçtiğimiz hafta yüzde 0,4’ten daha az kazanç sağladı. Bu durum BOJ’un yılın başında negatif yönlü faiz adımının bir sonucu.

1,3 milyar dolarlık Janus Küresel Serbest Tahvil Fonu’nun başındaki Bill Gross, geçenlerde attığı bir tweette Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvil değerindeki en küçük bir değişimin yıllık tüm gelirin kaybolmasına yol açacağını söylemişti.

Kazançlar geçen yıl Almanya’nın 10 yıllık getirilerini sıfıra yakınsadığı zaman, Gross bunu “kısa ömürlü” olarak yorumlamıştı.

Amerikan sermaye ve risk yönetimi şirketi BlackRock’ın küresel baş yatırım stratejisti Richard Turnill’e göre şirketin beş yıl içinde ABD Hazine’si ve euro bölgesi borçlanmalarında kayıp beklentisi mevcut. Japonya’nın en büyük hayat sigortası şirketleri ise gelecek yıl kurumsal tahvillerden ve altyapı borçlandırmalarından kazanç sağlamayı umuyor.

KARŞI GÖRÜŞLER

Allianz Global Investors gibi kimi yatırım şirketlerinin ise küresel tahvil pazarına bakış açıları farklı. Bu yatırımcılar zayıf büyümenin Avrupa’da ve Japonya’da mali rahatlamaya yarayacağını ve bu durum karşısında Fed’in faizleri artırma konusunda çekinceli davranacağını belirterek çok uzun vadeli tahvillerden gelen kazancın düşmeye devam edeceğini bekliyor.

Allianz’ın Frankfurt ofisinden Brian Tomlinson, “Bu tahvillerin fiyatı ivmeli olarak artacak,” diyerek ekonomik büyümenin küresel anlamda negatif sonuçlar yaratacağına işaret ediyor.

New Jersey merkezli yatırım şirketi Prudential Finanical ise ABD’nin 10 yıllık tahvil senetlerindeki kazancın rekor seviye yüzde 1,25’e düşeceği yönünde beklentiye sahip. Bu düşüş üç ay içinde gerçekleşirse, yatırımcılar yüzde 26 kazanç elde edecek.

Yukarı

Business HT×