BIST 100 89.786 % -1,75
USD/TRY 5,3934 % 1,00
EUR/TRY 6,0941 % 0,30
Piyasalar
89.758
% -1,78
5,3933
% 1,00
6,0941
% 0,30
1,1293
% -0,60
21,44
-0,12
1.239,22
% -0,22
61,24
% -0,34
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Uzayda 1 yıl geçirdikten sonra başınıza gelebilecek 5 şey

Bilinmeze doğru yolculukta NASA'nın sağlam uzay gemilerinden daha fazlasına ihtiyacı var

Uzayda 1 yıl geçirdikten sonra başınıza gelebilecek 5 şey
BLOOMBERG NEWS 07 03 2016, 14:21

Scott Kelly'nin, eskisine göre kemik yoğunluğu daha düşük ve kalbi daha ufak. Boyu ise 1,5 inç (yaklaşık 3,81 cm) daha uzun. 

Estetik müdahale ya da genetik bir rahatsızlıktan değil, yalnızca uzayda uzunca bir süre kalmış olmaktan muzdarip. 

Radyasyonun 20 kat daha fazla olduğu uzayda, yeryüzündekinden çok daha büyük bir kanser riski ile karşı karşı kalan Kelly,  yerçekimsiz ortamda geçirdiği uzun sürenin sonucunda fiziksel açıdan bir takım değişiklikler yaşamış. 

1 Mart itibarıyla geri döndüğü Uluslararası Uzay İstasyonunda  NASA videosuna konuşurken"Uzayda geçirdiğim ilk altı ayın sonunda, sanki bütün hayatımı orada geçirmiş gibi hissediyordum” diyor Kelly ve hemen ardından ekliyor: “Ben kesinlikle insanoğlunun gidebileceği sınırlar konusunda cesaret verici bir örnek oldum”.

Kelly, 4. ve en uzun uzay görevini, Rus kozmonot Mikhail Kornienko ile birlikte ISS uzay gemisinde tamamladı. Bu görev tam 340 gün sürdü. 

Kelly bütün kariyeri boyunca, toplamda 520 gününü uzayda geçirdi. İkiz kardeşi, emekli astronot Mark Kelly, bir yıl boyunca uzayda kalmanın insan vücudunda ne gibi değişikliklere neden olabileceğini araştırdı.

İnsanoğlunun, uzun süre uzayda yolculuk yapabilmek üzere tasarlanmamış oluşu ve Kelly’nin uzaydaki bir yıllık görevi, Nasa’nın uzayda bulunmanın insan bünyesine olumsuz etkileriyle başa çıkmak için harcadığı çabanın anahtar bileşenleri oldu.

Eğer Mars’s yolculuk planı başarıyla gerçekleştirilemezse, ay üzerinde  herhangi bir faaliyette bulunmak da mümkün hale gelemeyecek.

Mars’a yolculuğun ise 500 günden fazla sürmesi bekleniyor. 

500 günde devri aleme çıkmadan önce,  NASA’nın ve tabi astronotların dikkate alması gereken bazı şeyler var:

1- Uzay eşittir yüksek oranda kanser riski anlamına geliyor. "Hava yok mikrop yok, hasta da olunmaz" diye düşünüyorsanız, atmosferin bize koruma kalkanı olduğu uzaydaki yüksek radyasyon oranını göz ardı ediyorsunuz demektir. NASA her ne kadar gerekli ölçümlemeleri yapsa da, uzun süreli yolculukların astronotların sağlığını bozmadan nasıl gerçekleştirilebileceği halen bir muamma. 

2- Bağışıklık sistemi uzayda baskılanıyor. Diğer bir deyişle uzaya çıktığınızda bağışıklık sisteminiz çevrimdışı kalıyor. NASA ise nedenini hala bulabilmiş değil.

3- Uzay sizi uzun gösterir. Evet, yanlış okumadınız. Her ne kadar kalıcı bir etki yaratmasa da, omurganızdaki spinal disklerin sıvı akışı ile esnemesi sonucunda, olduğunuzdan bir iki santim daha uzun biri olarak geri dönersiniz.

4- Bazı organ, kemik ve kaslarınıza zarar verebilir. Uzayda bulunduğunuz her ay, kemik yoğunluğunuzun yüzde 2'sini kaybedersiniz. Bu durum bünyenizde bir kalsiyum sorunu yaratabilir. Kan akış hızınız değiştiğinden kalbinizin boyutu da değişirken, kaslarınız deyim yerindeyse ağrıdan lime lime dökülür. Scott Kelly'den söylemesi.

5- Son olarak psikolojik etkilerinin de olduğunu belirtmek gerek. "Kafamı dinlerim" sanıyorsanız, ilk bir kaç dakika -evet, uzay zamanına göre yeterince uzun olabilir- cazip gelebilir ancak 1 yıl boyunca uzay boşluğunda salınmak, fiziksel etkilerinden daha büyük psikolojik sorunlar yaratabilir. Durum böyle olunca NASA'ya kendi 'Iron Man'ini yaratmaktan başka seçenek kalmıyor. 

 

Yukarı

Business HT×