BIST 100 92.708 % 1,11
USD/TRY 5,3095 % -1,44
EUR/TRY 6,0484 % -1,35
Piyasalar
92.708
% 1,11
5,3094
% -1,43
6,0481
% -1,36
1,1393
% 0,20
20,95
0,25
1.227,09
% 0,44
64,06
% 2,45
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Alarm verici seviyeye ulaşan küresel borç bulaşıcı mı?

Dünyanın toplam borcu küresel ekonominin 3 katına çıkarak 200 trilyon dolara ulaştı. Uzmanlar borç krizinin ülkelere nasıl yansıyacağını tartışıyor

Küresel borç 200 trilyon dolara ulaştı
BLOOMBERG NEWS 23 02 2016, 09:49
Giderek yavaşlayan küresel ekonomi, rekor borç miktarıyla karşı karşıya. 2007'den bu yana geçen sürede 60 trilyon dolar daha artan dünya borcu, 200 trilyon dolara ulaştı. Bu, toplam küresel ekonominin üç katı büyüklüğe denk geliyor. Daha büyük risk ise bu borcun ne kadar bulaşıcı olduğu. 
 
Endonezya, Tayland, Güney Kore ve Rusya'nın 1990'ların sonundaki borcu gelişmekte olan ülkeleri de borç krizine sürüklemişti. Büyük Buhran'dan sonra dünyanın gördüğü en büyük kriz olan 2008 Küresel Finans Krizi ise ABD'de başlamış, etkisi Avrupa'ya kadar sürmüştü. Bugüne gelindiğinde ise herkesin endişesi Çin üzerinde toplanıyor. 
 
Çin ve Brezilya, 2008 krizinden sonra yatırımcıların tercih ettiği ülkelerdendi çünkü o dönem yükselen emtia fiyatları ve hızla büyüyen ekonomiler bu ülkeleri cazip kılıyordu. Ancak 2009'dan bu yana gelişen ekonomilerdeki özel borçların gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYHİ) oranı yüzde 75'ten yüzde 125'e yükseldi. Bugün hem Çin'de hem Brezilya'daki özel sektör borçları ülke ekonomilerini ikiye katlıyor.
 
ÇİN BORCU YEDİ YILDA ÜÇE KATLANDI 
 
ABD merkezli yönetim danışmanlığı firması McKinsey's'in verilerine göre Çin borcu yedi yılda 10 trilyon dolardan 30 trilyon dolara yükseldi. Borcu en çok artan sektörler ise kamu bankalarından yüksek krediler çeken kurumsal şirketler. 
 
Dünya Bankası'nda da görev yapmış Johns Hopkins Üniversitesi Dış Politikalar Enstitüsü Öğretim Üyesi Harry Broadman'a göre Çin'de riskleri diğer ekonomilere bulaştıracak finansal mekanizmalar henüz mevcut değil. Çin borcunun büyük kısmı dönüştürülemeyen yuan üzerinden tutuluyor. Bu da döviz kuru risklerini minimize ediyor. Ayrıca ülkedeki borçlanmalar riskleri çok hızlı yayabilen tahviller yoluyla değil geleneksel banka kredileriyle gerçekleşiyor. 
 
Çin hükümetinin bankacılık sistemini destekleyici önlemler alması, 2008'de ABD bankalarında olduğu gibi likidite akışının durdurulması yönünde bir şans olabilir. 
 
Bloomberg'e konuşan American Enterprise Enstitüsü Çin Uzmanı Derek Scissors, Çin'in "kötü paranın" ardından "iyi parayı" harcadığını bunun yerine büyümeye yatırıma odaklanılması gerektiğini ifade ediyor. 
 
DİĞER GELİŞEN EKONOMİLER
 
Borçlanmaların hızlı bir şekilde büyüdüğü diğer gelişen ekonomilerde ise borcun diğer ülkelere sıçrayıp sıçramayacağı hakkında olumlu ancak temkinli olmak gerekiyor. Geçmiş dönemlere göre artık daha fazla gelişen ülke para birimi yükselen dolar karşısında devalüe edilebiliyor. Harvard Üniverisitesi Ekonomisti Kenneth Rogoff, Bloomberg'e yaptığı açıklamada döviz kurlarındaki serbest dalgalanmanın Rusya ve Brezilya'nın henüz bir finansal krizle karşı karşıya kalmamasından kaynaklandığını söyledi. 
 
Bu ülkelerin de borçlanmalarının çoğu dolar bazlı değil ancak gelişen dünyada birçok şirket kredilerini dolar olarak çekse de kazançlarını yerel para birimleri üzerinden gerçekleştiriyor. Dolar ucuzken bu biraz daha mantıklı bir yoldu ancak artık dolar güçlendikçe birçok şirketin borç miktarı da artıyor. Uluslararası Ödemeler Bankası'nın verilerine göre gelişmekte olan ülkelerdeki dolar cinsinden bankalar dışı borç, Haziran-Eylül 2015 tarihlerinde 3,3 trilyon dolar seviyesindeydi. 
 
Dünya, Çin'de büyüyen borç bombasından henüz tamamen korunmuş durumda değil. Hatta, yavaşlayan ekonomik büyümeyle ilgili endişeler piyasaların yeni yıla tarihi düşüşlerle başlamasına da yol açtı. Ancak riskin temelinde "borçlanmadaki patlama" değil büyümesinin yavaşladığı Çin'in büyümeyi destekleyecek reformlara değil, borcu kontrol edecek kaynaklara yönelmesi. 
 
Derek Scissors bu durumu şöyle özetliyor:
 
"'Aman Tanrım, her şey çökecek' demek yerine 'Aman Tanrım, ne kadar çok boşa harcanan para' diye düşünülmeli"
Yukarı

Business HT×