BIST 100 94.119 % 0,88
USD/TRY 5,3500 % 0,03
EUR/TRY 6,0811 % 0,14
Piyasalar
94.077
% 0,84
5,3482
% 0,00
6,0836
% 0,13
1,1362
% 0,26
19,96
0,00
1.218,07
% 0,39
67,70
% 1,62
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Artık politikayı Suudiler ve Çinliler belirleyecek

'Hepimizin asıl korkusu kendi hatalarımız olmalı. TL'nin değer kayıp tarihine kısa bir bakış atan her gözlemcinin görebileceği gibi bu tabloda asıl fırça darbeleri içeriden atılmıştır. Fed'e değil aynaya bakacağımız bir yıl olmalı 2016'

Artık politikayı Suudiler ve Çinliler belirleyecek
GÖKHAN ŞEN 18 12 2015, 13:59

İki günlük toplantı sonunda uzun süredir beklendiği üzere 25 baz puanlık faiz artırımına giden Fed'in aldığı kararın tam metni kritikti.

Ekonomiye ilişkin iyimser gözlüklerini -haklı olarak- takan Fed, özellikle konut sektörü ve istihdam piyasası konusunda olumlu görünüyor. 

İki görevi olduğunu bilen banka istihdam için artık emin olmanın ötesinde. Özel sektör harcamaları ve tüketimin de hakkını veren bankanın başını ağrıtan şey enflasyon. Anket bazlı beklentilerin de aşağı döndüğünü gören Fed, daha sonra ilgilenmek üzere bu konuyu yarım bırakıyor.

Açıklamada enflasyon konusunda hem beklenen hem de güncel fiyatların genel düzeyinin düşük olduğu vurgulanıyor. Diğer yandan, geçici etkilerin devreden çıkması ile birlikte enflasyonun bankanın hedefi olan yüzde 2 hedefine varacağı konusunda bir vurgu geldiğini görüyoruz. Aralık 2014'ten bu yana etkileri geçici olarak tanımlayan Fed'in burada bir yanılgıya düştüğü ve geriden geldiği açık.

Soru-cevap bölümünde, petrol fiyatlarındaki bu düşüşü de beklemediklerini ifade eden başkan daha fazla düşüş olması halinde politikada değişikliklere gidebileceklerini de açıkladı. Bu değişikliğin ne olabileceğini de yine Yellen söyledi: Daha destekleyici bir politika.

Yani bundan sonra ABD'nin politikası Arap dünyasında (OPEC'in petrol politikası) ve Çin'de (Küresel yavaşlamanın müsebbibi) imal ediliyor demek yanlış olmayacak. FOMC üyelerinin uykularını 2016'da arz fazlaları ve piyasaların bunlara verdiği tepki kaçıracak.

TEMPOYU ENFLASYON DİKTE EDECEK

Piyasaların yakından ilgilendiği konu tabii ki 'the faiz artışı' sonrasında gelmesi muhtemel diğer faiz artışları.

Fed başkanlarının tahminlerine bakacak olursak burada yakın vade için herhangi bir değişiklik yok. 2016 sonunda Fed fonlarının maliyetinin yüzde 1,375 olması bekleniyor. Piyasa dilinden konuşursak dört faiz artışı yapacaklarını düşünüyorlar da diyebiliriz. Oysa türev enstürmanların bize işaret ettiği 2016 yılı sonu faizi yüzde 0,90'ın altında.  Bununla birlikte, Fed tahminleri 2017 ve 2018 için geri gelmiş durumda. Bunu doğal işsizlik oranının düştüğü varsayımına bağlayabiliriz. Zaten bu faiz artışı serisinin ulaşacağı seviyenin öncekilerin altında kalacağı neredeyse konsensüs durumdaydı. Böylece, bu da teyit edilmiş oldu.

Üstteki paragraf önemli ve bazı piyasa çıkarımları var. Bunlardan ilki, Fed'in şahin görüntüsünün doları desteklediği. Diğeri ise, geleceğe dönük olarak düşük tahminlerinin uzun vadeli bonoları desteklediği.  Faizlerin ne olursa olsun artacağı gerçeği ise altın için her durumda negatif. Buradaki önemli noktalardan biri de Fed'in metinde iki kez 'gradual' demesi. Yani? Faizler kademeli artacak. Enflasyon hedefimizden o kadar uzaktayız ki artışlar tamamen verilere bağlı olacak ve böylece yüksek faiz riski ve gereksiz bir finansal sıkılaşma riski olmayacak. Bu da gelişen ülkeleri kısmen destekleyen bir açıklama. Zaten uzun süreden beri devam eden belirsizliği de düşününce toplantının hülasası gelişen ülkeler için pozitif kabul edilebilir. Ne var ki bunu değerlendirmek için bir paragraf daha beklemememiz gerekiyor. Bunun cevabını 'Fed'in artış temposu neye bağlı olacak' ile birlikte vermeliyiz.

Fed'in artış temposu tek kelime ile enflasyona bağlı olacak. Emtia fiyatlarındaki düşüş durmadan ya da ABD'de ücretler canlanıp da fiyatlar genel düzeyini yukarı çekmeden Fed de cesur olmayacaktır. Bu yüzden tarım dışı istihdam verisi ya da enflasyon verileri artık anlamsız mı sorusunun cevabı kocaman bir "Hayır."

İşte bu ortamda gelişen ülkeler için de yatırım çıkarımları olacak. Hızlı enflasyon çabuk sıkılaştırma demek olacak. Sürünen fiyatlar ise evrilme ve ayak uydurma için yeterli zamanımız olacak demektir. Ancak bence gelişen ülkeler için asıl sorun, en az faizlerin nereye gideceği kadar ödevlerini yapıp yapmaları olacak ki bu tamamen başka bir yazının konusu olmaya aday.

PİYASA NASIL SIKILACAK?

Fed'in kısa vadeli faizini yukarı çekmesi 'aşkın trilyon rezervler çağında' oldukça anlamsız bir hamle. Başka şekilde söylersek, eksik bir hamle. Bu yüzden buna eşlik eden diğer araçlar da olması gerekiyor. İşte bu araçlardan biri dün açıklandı. Ters repo imkanındaki tavan uygulaması sona erdirildi. Buna göre, Fed piyasaya kendi taban faizi en düşük olmak üzere (yani en düşük yüzde 0,25) ödeyerek parayı piyasadan çekecek ve kısa vadeli faizlerin maliyetini yukarı çekecek. Ayrıca bankalara da tuttukları zorunlu ve fazladan rezervler için artık Fed'den daha yüksek faiz alacaklar. Bu faiz, son toplantı ile birlikte yüzde 0,50'ye çıkmış durumda.

Toparlamak gerekirse, aşkın rezervler çağında faiz artışını piyasaya yansıtmak için Fed'in elinde gerekli araçlar var ancak bu araçların ne kadar aşındırılacağı konusu önemli olacak.

BİZE NE ETKİSİ OLACAK?

2016'nın olayı ne olacak sorusunun cevapları arasında Fed'i görmüyorum. Mutlaka ki gelecek faiz artışlarını ya da bunların temposunu tartışıyor olacağız ancak Fed bir politika hatası yapmadıkça -genelde yapmazlar- bence Çin yavaşlaması ve emtia fiyatlarındaki düşüş çok daha önemli konular olacak. Bu yüzden Fed'in faiz artışları bana kalırsa ikincil önemde olacak. Her seferinde söylemekten yorulduk ancak tekrar etmek gerekirse, önemli olan Türkiye'nin kendi iç politikası ve reform kararı alarak bunları uygulama kararlılığı olacak. Ödevini yapmış bir ülkeye hangi müfredat ağır gelebilir ki?

Yine de daha teknik olmak gerekirse, eğer Fed'in tahmin ettiği yıl sonu politika faiz seviyesi (yüzde 1,375) geçerli olursa tüm gelişen ülke kurları üzerinde ekstra baskı göreceğiz demektir. Piyasanın fiyatladığından 50 baz puan fazla olan bu tahminin gerçekleşmesi demek Türkiye faizlerinde en azından (dolar cinsinden) bu yükseklikte bir fiyatlama olması demek ki bu da piyasanın henüz varsayımlarından biri değil. Aşağıdaki grafikte de 2016 sonunda gecelik faiz nerede olur'un piyasa fiyatlaması var.

Yukarıda bahsettiğim önem sırasında Fed'in üst sıralarda olmaması bu cepheden kaynaklı, TL varlıkları için beslediğim korkuyu da fazlaca körüklemiyor. Hepimizin asıl korkusu kendi hatalarımız olmalı. TL'nin değer kayıp tarihine kısa bir bakış atan her gözlemcinin görebileceği gibi bu tabloda asıl fırça darbeleri içeriden atılmıştır. Fed'e değil aynaya bakacağımız bir yıl olmalı 2016. 


* Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Aktüerya, yüksek lisans eğitimini aynı üniversitesinin Finans Bölümü'nde tamamlayan Gökhan Şen, kariyerine 2007'de Ata Yatırım’da Yatırım Danışmanı olarak başladı. 2010-2013 yılları arasında Bloomberg HT’de Araştırma Müdürlüğü yapan Şen, görevine Ekonomi Koordinatörü olarak devam etmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×