BIST 100 93.297 % 0,01
USD/TRY 5,3657 % -1,77
EUR/TRY 6,0846 % -1,69
Piyasalar
93.297
% 0,01
5,3659
% -1,77
6,0859
% -1,69
1,1319
% -0,04
19,96
-0,17
1.212,93
% 0,17
66,93
% 1,23
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Merkez bankası başkanı akademisyen mi olmalı bankacı mı?

Faber'in Merkez Bankası başkanlarının genellikle akademisyen kökenli olmaları nedeniyle piyasayı iyi bilmediklerini ifade etmesi tartışma yarattı

Akademisyen mi bankacı mı?
ENES TUNAGÜR 16 10 2015, 09:25

Merkez bankası başkanı akademisyen geçmişine mi sahip olmalı yoksa bankacı geçmişine mi?

Bu sorunun cevabı, büyük olasılıkla 'tam olarak ikisi de değil' olacak.

ABD Merkez Bankası FED'in efsanevi Başkanı Paul Volcker'ın, iki haneli enflasyonla mücadele için yüzde 9'luk şok faiz artışını başarılı bir şekilde kullanarak para politikasında yeni bir dönem başlatması sonrası, çoğu insan eski bankacıların merkez bankası başkanlığı için biçilmiş kaftan olduğunu kabul etmiştir.

Ancak Doktor Kıyamet lakaplı Marc Faber, para politikasını yönetme görevi için uygun isimlerin akademisyen mi bankacı mı olacağı tartışmasını yeniden alevlendirme konusunda istekli gözüküyor. 2008-2009 küresel finans krizi sonrası düşük faiz ve parasal genişleme gibi enstrümanların kullanılması, merkez bankalarını yeniden gündemin merkezine oturttu. BloombergHT yayınına katılan Faber, çoğunlukla akademisyen geçmişine sahip merkez bankacıların, genişleme çerçevesinde para basmalarının ardından piyasaların vereceği tepkiyi tahmin etmekte zorlandıklarını ifade etti.

Bürokratların hakimiyeti

Faber merkez bankacıların çoğunluğunun akademisyen olduğunu ifade etse de, G20 merkez bankası başkanları arasında çoğunluk akademik hayatını doktora sonrası bırakarak, ekonomi bürokrasisi veya doğrudan merkez bankasına giren isimlerden oluşuyor.

Buna göre G20 ülkelerinde para politikasına yön veren isimlerden 10'u doktora sonrası bürokrasiye adım atarken, 4 başkan de bir süre akademik hayatını sürdürüp bürokraside görev almış. Ağırlıklı olarak akademisyenliğin ardından merkez bankasında göreve başlayan guvernör sayısı yalnızca 3 olsa da, belki de piyasalar üzerinde en fazla etkisi olan FED'in Başkanı Janet Yellen onların arasında yer alıyor. Öte yandan bankacılık kökenli merkez bankası başkanlarının sayısı da yalnızca 5.

Kısa ve orta vadeli etki gözden kaçabiliyor

Ekonomi alanında yüksek lisans yapan ve araştırma görevlisi olarak çalışmasının ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda 8 yıl ekonomist olarak görev alan Finansinvest Ekonomisti Burak Kanlı, Faber'in kısmen haklı olduğunu söyledi.

Akademisyenlikten gelen merkez bankacıların hamlelerinin kısa ve orta vadeli etkilerini gözden kaçırabildiğini kaydeden Kanlı, uzun vadede ise zaman haklı çıkma ihtimallerinin fazla olduğunu belirtti.

Kanlı, bu duruma örnek olarak da, Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan'ın, FED'in parasal genişleme döneminin sonunu haber verdiği Mayıs 2013 sonrası piyasalarda yaşanan çalkantının teorik temeli olmadığını ifade etmesini gösterdi. Kanlı'nın verdiği bir diğer örnek de, akademisyen kökenli TCMB Başkanı Erdem Başçı'nın, 2013 sonunda dolar/TL kurunun 1,92 veya altında olacağını tahmininde yanılması oldu. Kur yılı 2,15 seviyesinde tamamlamıştı.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Burak Saltoğlu, para politikası ve piyasa işleyişine aynı seviyede hakim olan fazla kişinin olmadığını söyledi. Saltoğlu, FED ve diğer önemli merkez bankalarının istihdam politikalarının değişmesiyle piyasa kökenli uzmanları da istihdam ettiklerini söyledi. 

Merkez bankası Başkan'larının piyasalarla daha çok ilgilendiğini kaydeden Saltoğlu "Makro araştırma ve para politikası oldukça akademik konular. Bunları akademik dünyada kendini iyi ispatlamış kişilerin daha iyi performans gösterdiği düşünülebilir" diye konuştu.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney gibi bankacılık kökenli guvernörlerin başarısı, piyasayı tanımanın ideal bir durum olduğunu gösterse de, merkez bankacılarının çoğunluğu bürokratlardan oluşmaya devam edeceğe benziyor. Ancak herkesin anlamakta zorlandığı piyasa tepkilerini önceden kestirmek için bankacıların da merkez bankalarında daha aktif görevlere gelmelerinin yararlı olacağı belirtiliyor.

Erdem Başçı Türkiye – akademisyen

Janet Yellen ABD – akademisyen

Zhou Xiaochuan Çin - bürokrat

Mario Draghi AMB- bankacı

Haruhiko Kuroda Japonya - bürokrat

Raghuram Rajan Hindistan- akademisyen/ bürokrat

Alexandre Antonio Tombini Brezilya - bürokrat

Thomas Jordan İsviçre – akademisyen

Mark Carney İngiltere – bankacı

Christian Noyer Fransa – bürokrat

Jens Weidmann Almanya- bürokrat

Ignazio Visco İtalya – bürokrat

Augustin Guillermo Carstens Meksika – bürokrat

Glenn Stevens Avustralya – bürokrat

Alejandro Vanoli Arjantin – bürokrat

Agus Martowardojo Endonezya- bankacı

Lesetja Kganyago Güney Afrika – bürokrat

Lee Ju-yeol Güney Kore – akademisyen/bürokrat

Stephen Poloz Kanada – bürokrat/bankacı

Fahad Albumarak Suudi Arabistan – bankacı

 
Yukarı

Business HT×