BIST 100 92.709 % 1,38
USD/TRY 5,4787 % -0,08
EUR/TRY 6,1979 % 0,11
Piyasalar
92.709
% 1,38
5,4779
% -0,08
6,1979
% 0,11
1,1308
% 0,19
19,98
0,00
1.203,09
% 0,07
65,47
% -6,63
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Başta ABD ve Euro bölgesinin büyük ekonomileri olmak üzere gelişmiş ülkeler ekonomik sorunlarını ve kararları bir sonraki çeyreklere taşıdığı bir üçüncü çeyrek geçirdi. Fed sözlü yönlendirmesiyle tartışılırken, Draghi’nin QE etkinliği sorgulandı. Gelişmiş ülke hisse piyasaları ise 2011’den bu yana benzeri görülmemiş bir dalgalanma yaşadı.

Gelişmiş ülkelerde son çeyrek
BARIŞ BALCI 30 09 2015, 11:07

2015 yılının üçüncü çeyreğinde gelişmiş ülkeler düşük enflasyon ve düşük büyümeden kurtulmak için para politikası silahını kullanmaya devam etti. Bunda yer yer etkili olunsa da Çin endişeleri daha büyük adımlar atılmasını zorlaştırdı.

Avrupa gelecekte artırma sinyali vererek tahvil alım programına devam ederken, Atlantik’in diğer yakasında, Fed faiz artırımı yerine sözlü yönlendirmelerine devam etti.

FED CESARET GÖSTERMEDİ

Bu yıl üçüncü çeyrek başlarken çoğu analistin beklentisi bu çeyrek içinde Fed’in faiz artışını gerçekleştireceği yönündeydi. Üçüncü çeyrekte önceki çeyreklere göre Amerikan ekonomisine yönelik olumlu sinyaller gelmesine rağmen Eylül ayı yaklaştıkça Fed’in faiz artırımını erteleyeceği görüşü baskın çıkmaya başladı. Bunda da en büyük rolü Çin’deki yavaşlama endişeleri oynadı. Oysa özellikle istihdam verileri tarafında Fed’in faiz artırmasına cesaret verecek gelişmeler yaşanmıştı.

Üçüncü çeyrekte Amerikan ekonomisi Ağustos ayı haricinde aylık 200 binin üzerinde istihdam yaratırken, işsizlik oranı yüzde 5.4'e düştü.

Ancak küresel endişeler, ABD ekonomisinde gerçekleşen yerel toparlanmaya ağır bastı. Fed Çin'in yavaşlamasına yönelik öncü göstergeler ve emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyon hedeflerinde gecikme yaratabileceğini öngörerek faiz artırımını erteledi. Ancak bu karar, bu yılın içinde faiz artışı bekleyen yatırımcılar tarafından ‘daha fazla kaos’ olarak algılandı. 

AĞUSTOS FIRTINASI REKORLARI ALTÜST ETTİ

ABD hisse piyasaları için birçok köşe taşının değiştiği bir üçüncü çeyrek yaşandı. Bu süreçte ABD borsaları, Fed yönlendirmelerindeki karmaşa ve Çin etkisi ise çalkantılı bir çeyrek geçirdi. Özellikle Ağustos ayı başdöndürücü geçti. Çin ile başlayan satış dalgasının zirvede olduğu 24 Ağustos’ta Dow Jones endeksi tarihinde ilk kez seans içinde 1000 puan düştü. Aynı gün S&P 500 düzeltme bölgesine girdi. Tüm çeyrekte S&P 500’ün toplam kaybı yüzde 8'e ulaşırken, yıl başından bu yana kayıp yüzde 20’yi aştı.

AVRUPA’DA BİR KRİZ ÇÖZÜLDÜ, BİR KRİZ GELDİ

Avrupa ekonomisi için ise üçüncü çeyrekte gerek makro gerekse mikro düzeyde ‘siyah kuğu’ların sıklıkla görüldüğü bir dönem yaşandı. Yunanistan krizinin çözümü bir gün Hollywood senaryosuna dönüştürülebilecek bir takvim sıkışıklığı ile gerçekleşti. Ancak Avrupa tam nefes aldı derken mülteci krizi ve Volkswagen skandalı Avrupa’nın karşısına yeni siyah kuğular olarak çıktı.

DRAGHI HİSSELERE DOPİNG YARATAMADI

Makro ekonomi cephesinde ise büyümenin ‘ikna edemediği’ bir Avrupa sahnesi ortaya çıktı. Avrupa Merkez Bankası'nın tahvil alım programıyla büyümede kıpırdanma yaşansa da, Draghi'nin hamlesinin hisselere yansımaması programın etkinliğine yönelik endişeleri artırdı. Euro Stoxx 50’de yer alan şirketlerin hisselerinin yüzde 90’ı Draghi’nin başlattığı genişleme süresince daha da ucuzladı.

Draghi’nin yatırımcı algısını pozitife çevirememesinde New York ve Şanghay’dan gelen ‘Ağustos fırtınası’ rol oynadı. Nitekim bu ay içinde Alman Dax endeksinin ayı piyasasına girdi. Çin yavaşlamasının Avrupalı ihracatçıları olumsuz etkilemesi üzerine, Stoxx 600 üçüncü çeyrekteki zirvesinden yüzde 16 düşüş yaşadı.

CARNEY FED’İ TAKİP EDECEK

İngiltere ise 3.çeyrekte ABD ile birlikte ekonomik toparlanması görece hızlı gerçekleşen ülke olarak dikkat çekti. Muhafazakar Parti'nin Mayıs ayında tek başına iktidara gelmesiyle birlikte İngiltere'de bütçe endişeleri ortadan kayboldu, Maliye Bakanı Osborne bütçe planını 5 yıl daha uygulama fırsatı buldu. İngiltere Merkez Bankasi başkanı Mark Carney ise faiz artırımında acele etmeyerek Fed'i bekleeyceğinin sinyallerini verdi.

JAPONYA’DA ‘ABENOMICS’ SORGUDA

Uzakdoğu’da ise farklı bir parasal genişleme modeli büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kaldı. Japonya Merkez Bankası’nın enflasyonu artırmak için uyguladığı rekor parasal genişleme ve Shinzo Abe’nin vergi yoluyla uyguladığı mali teşviklere not darbesi geldi. Üçüncü çeyrek içinde önce S&P, sonra Moody’s Japonya’nın notunu düşürerek Abenomics üstündeki şüpheleri artırdı. İki kredi derecelendirme kuruluşu da Abenomics’in önümüzdeki 2 yıl içinde istenen büyüme ve enflasyonu getirmeyeceğinin altını çizdi.  

Yukarı

Business HT×