PİYASALAR

Ertem: Merkez'in eline yanlış, eksik araçlar verilmiş

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem: Enflasyon sorunu tercih sorunudur

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Cemil Ertem, Nisan ayı enflasyonu ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Milliyet'teki köşesinde enflasyon ve TCMB para politikalarını kaleme alan Ertem, "Enflasyon sorunu tercih sorunudur" başlıklı yazısında Banka'nın eline yanlış ve eksik araçlar verildiğini ifade etti.

Ertem, geç likidite penceresi (GLP) faizinin artırılmasının enflasyonla mücadelede temel araç olamayacağını belirterek, "Aslında burada TCMB’yi de aşan çok kapsamlı bir sorun var. Enflasyon gibi politik sonuçları da olan çok önemli bir meselede sorumlu kurum TCMB ama burada merkez bankasının, gözlerine at gözlüğü takılmış ve yalnız belli alanları görüp, işin esasını görmesi engellenmiş, eline yanlış, eksik araçlar verilmiş. Bunun için bu önemli kurumumuzu da fazla yıpratmayayım." dedi.

"ENFLASYON TERCİH SORUNUDUR"

Ertem, çözüm önerisi olarak da "Yapılacak olan, tarım alanlarının yeniden kazanılması, “enflasyon hedeflemesi” gibi yalanlardan vazgeçip doğru dürüst bir üretim ve sanayileşme politikasını ve bunu destekleyecek para ve maliye politikasını hayata geçirmektir." dedi ve ekledi:

"Sonuçta enflasyon tercih sorunudur; yanlış yolda ısrarı tercih ederseniz, bu sorundan kurtulamazsınız."

Ertem'in yazısında enflasyon için çözüm önerilerinde şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye’de enflasyonun temel nedeni -gıda enflasyonu dâhil- üretim kaynaklıdır. Bu, işletmelerin uygun ölçek ve rekabet sorunundan, çarpık-yüksek finansman maliyetine kadar bir dizi yapısal sorundan kaynaklanır. Türkiye’de enflasyon -ağırlıklı olarak- talep yönlü değildir, arz yönlüdür ve büyük ölçüde işletmelerin yüksek finansman maliyeti kaynaklıdır. Yani yüksek faiz Türkiye’deki enflasyonun-temel- nedenidir. Peki, siz şimdi bin yıl yalnız sıkı para politikası odaklı enflasyon hedeflemesi yapsanız ve yüksek faize dayalı olarak enflasyonla mücadele etseniz, bir yıl bile hedefi yakalar mısınız? Hayır.

Öte yandan, bugün enflasyon olgusu, ekonomiler küreselleştiği oranda ulusal değil, küresel bir olgu haline dönüşüyor. Mesela Çin’de, artan faiz oranları, hem tasarruf oranlarını yükseltmiş hem de enflasyonu aşağıda tutmuştur. Ancak, son yıllarda burada da enflasyon faizlerden ayrılarak alıp başını gitmiştir. Çünkü ülkede gıda ürünleri talebi artmış, büyüme ihracatın yanı sıra içeriye bağlı olarak da gerçekleşmeye başlamıştır. Firmaların finansman maliyetleri, artan faizler sonucu yükselmeye başlamıştır.

Çinlilerin Amerikalılar gibi hamburger yemeğe başladığı zaman küresel kırmızı et fiyatları enflasyonu ne olur sizce? Sonuçta enflasyon, artık küresel bir olgu ve kapitalizmin bundan sonraki krizleri, gıda gibi temel alanlarda enflasyon odaklı olacak."

GEÇ LİKİDİTE FAİZİ TEMEL ARAÇ OLAMAZ

Ertem, köşe yazısında GLP faizinin ancak spekülatif döviz talebini kısabileceğini belirtti:

"GLP, kurdaki oynaklık endeksinin en üst seviyede olduğu durumlarda, spekülatif döviz talebini kısmaya dönük bir para politikası aracı olarak devreye girebilir. Ancak siz sürekli GLP faizini yukarı çekerek bunu enflasyonla mücadelenin temel aracı yapamazsınız. Zaten enflasyon meselesini böyle çözmeye çalışırsanız gıdanın enflasyonist etkisini de görmezden gelmiş olursunuz. Gıda enflasyonu parayı kısıp iç talebi yerlerde süründürerek çözülecek bir şey mi? Burada TCMB’nin kapsamlı bir çalışma yaptığını biliyoruz ama bu çalışma, operasyonel önlem olarak TCMB tarafından araçsallaştırılmamış. Zaten görev tanımı gereği TCMB’nin buradaki hareket alanı son derece kısıtlı ve buradaetkin araçlar geliştirmesi de mümkün değil."

NİSANIN ENFLASYONU, HAZİRANIN MERKEZ KARARINI ETKİLER Mİ?

Düzenleyen: BusinessHT