BIST 100 91.445 % -1,50
USD/TRY 5,4635 % 0,11
EUR/TRY 6,1464 % -1,03
Piyasalar
91.445
% -1,50
5,4644
% 0,10
6,1465
% -1,03
1,1245
% -0,63
21,09
-0,62
1.202,94
% -0,55
70,97
% 1,13
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Yerli elektrikli aracın geliştirilme hikayesi

Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Fikri Işık yerli aracın geliştirilme serüvenini BusinessHT için yazdı

Yerli elektrikli aracın geliştirilme hikayesi
FİKRİ IŞIK 22 10 2015, 08:24

Otomotiv sektöründeki gelişmeler takip edildiğinde fosil yakıtlara olan bağımlılık, yakıt tüketimi, enerji güvenliği ve çevresel kaygılardan dolayı elektrikli araçların geliştirilmesi ve üretimi konusunda günümüzde yoğun çalışmalar gerçekleştirildiği ve küresel elektrikli araç marketinin her geçen gün daha hızlı bir şekilde büyümekte olduğu görülüyor.

2014 yılında 300,000’in üzerinde elektrikli araç ruhsatı alındı ve toplam elektrikli araç sayısı 700,000’in üzerine çıktı. Bu yıl ise satışlardaki tırmanış devam ederek Eylül ayı itibariyle 1 milyon araç eşiği aşıldı.

Fakat bu araçların büyük bir çoğunluğu Amerika, Japonya ve Çin yollarında bulunmalarına rağmen, kendi ülke pazar paylarının hala yüzde 1’inin bile altında kalıyor. Elektrikli araç pazarının en hızlı büyüdüğü ülke ise 2014 yılında yüzde 13’un üzerinde pazar payına sahip olarak yollarındaki her 100 araçtan 1’ini elektrikli hale getirmeyi başaran Norveç.

Elektrikli araç satışlarının yüksek olduğu bu ülkeler incelendiğinde pazarın genişlemesinin en önemli etkenlerinin başında bu alandaki devlet politikası ve teşvikler olduğu gözleniyor.

Araçların satışlarının dağılımlarına bakıldığında ise Renault-Nissan partnerliği, General Motors, Tesla, Mitsubishi ve Toyota firmalarının öne çıktığı görülüyor. Pazarın büyümesi, LG Chem Ltd. (Kore), BYD (Çin) ve Panasonic Corp. (Japonya) basta olmak üzere, birçok batarya tedarikçilerinin satışlarında da önemli ölçüde büyümeye yol açarak 2014 yılında elektrikli araç batarya pazarını 2 milyar doların üzerine çıkardı.

Araç marketindeki bu hızlı büyüme ve Tesla’nın Gigafactory’sinin de açılması ile batarya pazarının 2020 yılında katlanarak artacağı tahmin ediliyor. 

Elektrikli araç teşvikleri, batarya teknolojisindeki gelişmeler, giderek katılaşan emisyon standartları ve artan şarj altyapıları gibi etkenler de göz önünde alındığında elektrikli araçların önümüzdeki yıllarda daha da yaygın hale gelmesi kaçınılmaz bir hal alıyor.

Yukarıda belirtilen veriler ışığında gelişmiş ülkelerin elektrikli araç teknolojilerine önemli yatırımlar yaptığı ve bu araçların dünyadaki market payının giderek arttığı görülüyor.

Türkiye ise OECD ülkeleri içerisinde en fazla enerji ihtiyacı artışı olan ülkeler arasında yer alıyor ve bu enerjinin büyük bir bölümünün petrole bağımlı olan ulaşım sektöründe kullanılıyor.

Bu kullanılan petrolün negatif çevresel etkileri yanında çok büyük bir bölümünün ithal edildiği de göz önüne alındığında Türkiye’nin binek araçlarda petrol kullanımını azaltan ve enerji verimliliğini arttıran teknolojilere yönelmesinin önemi ortaya çıkıyor.

Ülkemizde bu alandaki çalışmalar birçok Avrupa ülkesine kıyasla daha yeni de olsa; dünya otomotiv ve hafif ticari araçlarındaki başarımız, konvansiyonel araçlar için güçlü alt sistem üreticilerinin ve yan sanayisinin bulunması, AR-GE ve yatırım teşviklerinde sağlanan yeni avantajlar ve ülkemizin coğrafi konumu gibi hususlar, yerli elektrikli araç geliştirilmesi ve üretim yapılabilmesi konusunda önemli avantajlar sağlıyor. 

Bu alanda gerekli altyapı, planlama ve finansal desteğin oluşturulması ile yerli elektrikli bir aracın üretilebilmesi ve Türkiye ve dünyada önemli bir pazar payına sahip olabilmesinin mümkün olduğu öngörülerek, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın öncülüğünde TÜBİTAK MAM tarafından yoğun çalışmalar yürütülüyor.

TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü, bu alanda Türkiye’de gelişmiş bir altyapı, insan kaynağı, bilgi birikimi ve tecrübeye sahip ve batarya, elektrik makinesi ve sürücüsü ile araç kontrol sistemleri başta olmak üzere, birçok anahtar elektrikli araç alt sistemlerinin tasarımı ve geliştirilmesi konularında son 10 yıl içinde çok sayıda kapsamlı projelere ve farklı prototiplere imza attı.

Yerli elektrikli araç geliştirilmesi amacıyla atılan adımların başında oluşturulması planlanan aracın elektrik tahrik teknolojisinin seçimi geldi. Her ne kadar tümüyle elektrik tahrikli araçlar konvansiyonel araçlara kıyasla yakıt verimliliği ve emisyon konularında önemli avantajlar sağlasa da; satış fiyatı, menzil ve teknolojinin hazır bulunuşluğu alanlarında ülke şartlarına ve hedeflerine en uygun teknolojinin seçilmesi büyük önem taşıyor.

Dolayısıyla yerli araçta bir yandan petrol tüketimini ve emisyonları önemli şekilde azaltırken bir yandan da menzil kaygısı ve geniş şarj altyapısı zorunluluğunu ortadan kaldıran menzil uzatıcılı elektrikli araç teknolojisi kullanılması uygun görüldü.

Bu teknoloji sayesinde günlük araç kullanımının büyük bir bölümü tümüyle elektrikli olarak gerçekleştirilirken, daha uzun mesafelere gidilmek istendiğinde araçta bulunan (ve konvansiyonel araçlara göre daha verimli olan) içten yanmalı motor devreye sokularak, şarj gerektirmeden yolculuğa devam edilmesi mümkün hale getirilebiliyor. Bu teknoloji mimarisi sayesinde tümüyle elektrikli araçların en önemli (ve pahalı) gereksinimlerinden olan büyük kapasiteli bataryalar ve geniş şarj altyapılarının önüne geçiliyor.

Bir yandan yerli aracın tahrik mimarisi üzerinde çalışılırken, bir yandan da aracın platformu konusunda çalışmalar gerçekleştirildi ve ortaya çıkacak aracın performans, fiyat, görünüm, konfor ve güvenlik konularında rakipleriyle yarışabilir olabilmesi için önemli adımlar atıldı.

Yapılan araştırmalarda gerek aracın piyasaya çıkma suresini, gerekse de maliyetini azaltmak için platform’da teknoloji transferi yöntemi ile kendini ispatlamış ve gerekli sertifikasyonlara sahip olan Saab 9-3 platformunun fikri sınai mülkiyet hakları İsveçli National Electric Vehicle Sweeden (NEVS) firmasından satın alındı.

Araç platformu ve tahrik sistemleri 2020 yılına kadar Türk mühendisleri tarafından geliştirilerek Türkiye’nin ilk yerli elektrikli aracı piyasaya sürülecek.

Bu süreç sayesinde Türkiye araç ve alt sistemleri alanlarında kendi teknolojisini üretebilecek geniş altyapı ve bilgi birikimine sahip olacak, dışarıya olan enerji bağımlılığını azaltıp, yerli sanayinin ve iş gücünün gelişimine ve ülkenin ekonomik, stratejik ve politik alanlarda daha güçlenmesine fayda sağlayacak. 


* AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, 2013-2016 yılları arasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yapmış olup,  Mayıs 2016'dan bu yana Milli Savunma Bakanlığı görevini yürütmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×