BIST 100 97.955 % -0,51
USD/TRY 5,3272 % 0,04
EUR/TRY 6,0615 % 0,09
Piyasalar
97.955
% -0,51
5,3287
% 0,06
6,0620
% 0,09
1,1372
% 0,02
18,04
0,00
1.280,29
% -0,01
62,74
% 0,06
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Kovulmak neden bu kadar canımızı yakıyor?

İşten çıkarılmak yalnızca gelir değil kimlik kaybına da yol açıyor

Kovulmak neden bu kadar canımızı yakıyor?
BLOOMBERG NEWS 29 09 2016, 11:22

İşten çıkarılmak mı kovulmak mı? Aslında ikisi de aynı kapıya çıkarken neden biri diğerinden daha fazla kulağa hoş geliyor? Ve neden her ikisine de hayatımızın sonuymuş gibi bakıyoruz?

Bloomberg Businessweek yazarı Sam Grobart ve çalışma hayatı muhabiri Rebecca Greenfield, "Game Plan" adlı radyo programında işten kovulmanın insanlarda neden duygusal çöküntüye neden olduğunu değerlendirdi.

"Kovulmak" kelimesinin çalışanın hatasından kaynaklandığı algısının daha fazla olduğunu söyleyen Greenfield ve Grobart'a göre "İşten çıkarılmanın" ardında bir şirket politikası, küçülme kararı, yeniden yapılanma gibi motivasyonların da olmasıyla işini kaybeden kişi "hatasız" görülebiliyor.

Her iki kavram da gelir kaybı, çalışma hayatınıza kesinti ve karın ağrısı olacak iş arama sürecinin yanı sıra etkisi yıllarca geçmeyecek bir "uhdeyi" de göğüs kafesinize yerleştirebiliyor.

TEK SEVGİLİMİZ İŞİMİZ

2001 yılında çalıştığı dergiden çıkarıldığını söyleyen Sam Grobart, "15 yıl sonra bile hâlâ içimde bir sızısı var. Çünkü çalıştığın yeri ve kişileri, evin, ailen gibi benimsiyorsun. Bir gün o şirket artık sana ihtiyacı olmadığını söylüyor. Bir ilişkiyi bitirmek gibi" dedi.

İşini kaybettiği dönemde 27 yaşında olduğunu söyleyen Grobart "Ben biriyle ayrılmışım ve arkadaşlarım hâlâ onunla çıkıyormuş gibiydi. "Bu şirket beni seviyor, ben de onu seviyorum ve biz sonsuza kadar birlikte olacağız" düşüncesi kocaman bir "Hayır"la yıkılıyor" ifadelerini kullandı.

Kovulmanın "karakter inşa edici" bir yanı olduğunu da söyleyen Grobart, "Hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz. Tabii o zamandan beri çalıştığım her şirkete şüpheyle yaklaşıyorum" diye konuştu.

TEK SOSYALLEŞME ALANIMIZ İŞİMİZ

Rebecca Greenfield ise son 15-20 yıldır şirketlerin çok daha fazla sosyalleşilen, hatta keyifli vakit geçirilebilen yerler olmaya başladığını ve bu durumun o şirketin artık seninle çalışmaya ilgi duymamaya başlamasıyla sona erdiğini söyledi.

"İşin bu aşaması hiç değişmedi" diyen Grobart'a göre yöneticilerin ve insan kaynaklarının "acımasızlığında" değişiklik olmadığını vurguladı.

TEK KİMLİĞİMİZ İŞİMİZ

Greenfield-Grobart ikilisine göre kovulmanın verdiği duygusal tahribatın bir diğer nedeni ise kişilerin yalnızca işini bir kimlik olarak kabul etmeleri. İnsanların iş dışında kendilerini tanımlayabilmesi gerektiğini söyleyen Grobart şöyle konuştu:

Kendinizi sahip olduğunuz işle tanıtmak çok kolay. Ancak bunun dışında bir kimliğiniz olmalı. Diğer türlü kendinizi tanımladığınız "title" bir anda elinizden alındığında "Ben kimim?" "Ne için uğraşıyorum?" sorularını kendinize sormaya başlıyorsunuz.

Greenfield ve Grobart'a göre gerçekçi davranarak işyerlerinin "sevgili" ya da "aile" gibi görülmesinden vazgeçilmesi gerekiyor. Bunun bir iş olduğu ve şirketlerin yatırımcılarının, hissedarlarının olduğu unutulmamalı.

Yukarı

Business HT×