BIST 100 98.455 % 1,69
USD/TRY 5,3243 % -0,27
EUR/TRY 6,0497 % -0,72
Piyasalar
98.455
% 1,69
5,3243
% -0,27
6,0497
% -0,72
1,1364
% -0,25
18,19
0,00
1.282,11
% -0,77
62,70
% 2,48
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Cadı avı başlatıldı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi toplantısı öncesi düzenlediği basın toplantısında FETÖ soruşturmaları hakkında uyarılarda bulundu

CHP lideri Kılıçdaroğlu: Cadı avı başlatıldı
HABERTÜRK 09 09 2016, 11:27

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesi yaptığı açıklamada, FETÖ soruşturmaları hakkında "Suçların şahsiliği diye bir kural var. Kolektif bir suç yarattılar. Veda Hutbesi'nde sevgili peygamberimiz, 'Herkes işlediği suçtan sorumludur. Bir kişinin işlediği suç ailesine mal edilemez' diyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde de yazar. Birisi suç işledi memuriyetten atıyorsunuz, eşini de atıyorsunuz. Bir devlet, vatandaşını açlığa mahkum eder mi? Siz masum insanları cezalandırıyorsunuz" dedi. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu Parti Meclisi toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu:

"TBMM'de parlamentonunun iradesine saygı gösterilmesine, parlamentonun aktif rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çektim. Şikayetler geliyor. Devlet, kinle öfkeyle yürütülmez. Devlet akılla yönetilir, sağduyu, liyakatla yönetilir. Tam bir cadı avı başlatılmıştır. Birden fazla alanda cadı avı başlatılmıştır. Her seferinde bir suçlu kim suçlu? Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, bakanı kim? Hem şikayet edeceksin, hem uygulayacaksın. Bir şey yapıyorsanız sorumluluğu üstleneceksiniz. Vicdan sahibi olan görevden ayrılır. Türkiye yönetimde bu olgunluğu yakalamış değil. 

"CADI AVI BAŞLATILDI"

Cadı avının birinci ayağı medya. 11 gazetecimiz tutuklu. Bu süreçte 2 bin 308 gazeteci işsiz kaldı. TV'ler, gazeteler kapatıldı. Yeniçağ gazetesinin yazarları saatlerce sorgulandı. Bu yazarlar hayatları  boyunca F tipinin karşısında olmuşlar. Darbe fırsatçılığı yapıyorsunuz. Türkiye, gittikçe otoriterleşen bir sürece kayıyor. Sözcü gazetesi ve yazarlarına da. Fezlekeler düzenleniyor, ihbarlar dikkate alınıyor. Yazarların çoğu F tipine karşı mücadeleyle ömürleri geçmiş. Hem demokrasiyi, medya özgürlüğünü savunuyoruz diyeceksiniz, köşeyi dönünce gazeteleri kapatıp, gazetecileri hapse atacaksınız. Biz hiçbir gazetecinin hapse atılmasını istemiyoruz. Bunu dünyaya anlatamazsınız. Gazetecilere uygulanan cadı avı en önemlisidir. 

İkinci ayağı bilimadamları, akademisyenler. Siz kalkıyorsunuz üniversite hocalarını bildiriye imza atmışlar diye hapse atıyorsunuz. Bildiriye 15 Temmuz öncesi imza atmışlar. 15 Temmuz'dan sonra darbe ile hiç ilgisi olmayan olayda hapse atıyorsunuz, üniversite ile ilişkisini kesiyorsunuz. Bunun ahlaki, hukuki yönü nedir? Aslı Erdoğan, yazdığı eserler onlarca dile çevrilmiş bir biliminsanı, niye hapse atarsınız? Kaçacak yeri yok, ülkesinde yaşıyor. Siz böyle devam ederseniz, Türkiye'nin aydınlığa çıkma şansı yoktur. Bunu dillendirmek de bizim namus borcumuz. Tek tip üniversite Nazi kafasıdır.

Cadı avının üçüncü ayağı öğretmenler. İlk işaret Diyarbakır'dan verildi. 11 bin 285 öğretmenin açığa alınmasıyla karşı karşıya kaldık. Neymiş bunlar terör örgütleriyle ilişkiliymiş. Bu kadar öğretmen terör örgütleriyle ilişkisi varsa siz 14 yıldır neredeydiniz? Bunları siz atamadınız mı? Tek nedeni var, bu öğretmenler sendikalı. Sendikalı olmak ne zamandır bir suç oldu? Sendika kuracaksın, beni destekleyeceksin. 

Türkiye bir çadır devleti gibi yönetilemez. Türkiye'nin kültürü, ahlakı, inancı, siyasi yapısı buna uygun değildir. Türkiye ama çadır devleti gibi yönetiliyor. 

VEDA HUTBESİ VURGUSU

Suçların şahsiliği diye bir kural var. Kolektif bir suç yarattılar. Veda Hutbesi'nde sevgili peygamberimiz, 'Herkes işlediği suçtan sorumludur. Bir kişinin işlediği suç ailesine mal edilemez' diyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde de yazar. Birisi suç işledi memuriyetten atıyorsunuz, eşini de atıyorsunuz. Bir devlet, vatandaşını açlığa mahkum eder mi? Siz masum insanları cezalandırıyorsunuz.

Cadı avı iş dünyasında da var. 500'ün üzerinde şirkete kayyum atandı. Sonra değiştirdiler, TMSF'ye devrettiler. Devlet şirketleri yaşatır, batırmaz. Bütün iş dünyası diken üstünde. 

Biz kendi ülkemizde huzur içinde, barış içinde yaşamak istiyoruz. Hukukun üstünlüğü, adil yargılama dediğimiz bir kavram vardır. İnsanlar bu çerçevede yargılanır. Sakarya'da bir çocuk gece, yatağından fırlayıp benim babam vatan haini değil diye annesine sarılıyorsa, bu düzene lanet olsun demek lazım. At izi, it izine karıştı demek sorumluluktan kurtulmak anlamına gelmez."

Yukarı

Business HT×