BIST 100 91.801 % 0,00
USD/TRY 5,3502 % -0,28
EUR/TRY 6,0673 % -0,18
Piyasalar
91.801
% 0,00
5,3502
% -0,28
6,0673
% -0,18
1,1332
% 0,13
21,37
0,00
1.245,45
% 0,18
60,76
% 0,93
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Erdoğan: 30 bin öğretmen alımı yapılacak

Alman televizyonuna konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevden uzaklaştırılan öğretmenlerin yerine Bakanlığın 30 bin öğretmen alımı yapacağını söyledi

Erdoğan: 30 bin öğretmen alımı yapılacak
AA 26 07 2016, 08:21

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman ARD kanalına verdiği mülakatta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili soruları cevapladı.

"OHAL’İN UZATILMASINI ŞARTLAR BELİRLEYECEK”

Erdoğan, olağanüstü halin 3 ay sonunda uzatılıp uzatılmayacağı ve bu süreçte neler yapılacağı sorusunu cevaplarken de hukuk çerçevesinde OHAL'in 3 ay sonunda artı 3 ay olarak uzatılabileceğini hatırlattı.

Olağanüstü halin uzatılmasını gelişen şartların belirleyeceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Eğer normalleşme süreci olmuşsa, normalleşme sürecine girmişsek zaten devamına gerek yok. Bakın Fransa’da bizimki gibi bir darbe filan olmadı, bir terör saldırısı oldu ve terör saldırısının da boyutu belli. Bizimkiyle mukayese edilir bir şey değil. Bakın bizde şehit var, bunun yanında 2 bin 187 yaralı var, onlarınkinde böyle bir şey yok ve devlete karşı yapılıyor bu. Ve Fransa ne yaptı? 3 ay önce ilan etti, ardından bir 3 ay daha ilan etti, şimdi bir 3 ay daha ilan etti ve böylece 6 aydan 9 aya şu anda çıkmış vaziyette. Biz ise şu anda 3 aylık bizim böyle bir ilanımız söz konusu. Eğer bu 3 ay içerisinde bir normalleşme olursa zaten tekrar uzatmak diye bir şey söz konusu değil, ama 6 aya kadar bunu uzatma yetkimiz var."

"MEB 30 BİN ÖĞRETMEN ALIMI YAPACAK”

Eğitim alanındaki öğretmenlerin bu boşluğunun nasıl doldurulacağını ilişkin bir soru üzerini de Erdoğan, bu alanda herhangi bir boşluğun kesinlikle söz konusu olmadığı cevabını verdi.

Erdoğan, "Bizim için 20 bin, 30 bin öğretmen açığı diye bir şey söz konusu olmaz. Biz şu anda bunlarla ilgili hemen Milli Eğitim Bakanlığımız zaten şu anda bir imtihan yapıyor ve bu imtihanla birlikte de yaklaşık bu 25 bin, 30 bin öğretmen alımını yapacak ve bu öğretmenlerle birlikte bu zaten tamamen kapatılacaktır. Burada üniversitelerle ilgili herhangi bir şey hiç söz konusu değil. Çünkü üniversitelerin referans üniversiteleri var, dolayısıyla oralardaki öğrenciler o referans üniversitelere gidecek ve o referans üniversitelerde onlar yine eğitim-öğretimlerine devam edecek. Ama bir şeyi iyi öğrenmemiz lazım. Bu bir terör örgütü, bu terör örgütüne karşı devlet şu anda refleksini ortaya koymuştur ve bu refleksiyle beraber bu darbeyi şu anda def etmiştir. Daha henüz bitmiştir demiyorum, bu süreci takip etmemiz lazım, eğer burada bir gevşeklik, rehavet olursa çok daha tehlikeli olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

“DÜNYANIN NEREDEYSE TAMAMINDA İDAM VAR“

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gerçekten idamın söz konusu olması, idam cezasının tekrar yürürlüğe konmasını, getirmeyi düşünüyor musunuz? Ki bu durumda dünyadaki dostlarınızı da belki çok azaltma durumu olmayacak mıdır ve bir nevi dostların uzaklaşması söz konusu olmayacak mı? Gerçekten idam cezasının geri getirilmesini düşünüyor musunuz, yoksa sadece bir tehdit miydi bu?" şeklindeki bir soruya da, şu cevabı verdi:

"Şimdi bakın, bir defa bazı gerçekleri görelim, dünya gerçeklerinden uzak yaşamayalım, dünya gerçeklerini görelim. Dünyanın ne kadarında idam var, ne kadarında idam yok, bunu görmemiz lazım. Sadece şurada Avrupa Birliği üyesi ülkelerde idam yoktur ama bunun dışında dünyanın neredeyse tamamına yakınında idam uygulaması vardır.

“İDAM CEZASINI KALDIRDIK DA NE DEĞİŞTİ”

Burada bir gerçeği vurgulayalım; bakınız şu anda biz 53 senedir Avrupa Birliği’nin kapısındayız, biz idam cezasını kaldırdık. İdam cezasını kaldırdık da ne değişti? Şu anda eğer demokratik bir hukuk devletindeyseniz, demokrasilerde söz kimindir? Halkındır değil mi? Halk şu anda ne diyor? İdam diyor. Biz yöneticilere düşen görev nedir? Halkın bu talebini, hayır, biz sizin bu talebinizi kabul etmiyoruz diyebilir misiniz? Bu talebi getireceğimiz yer neresidir? Parlamentodur, Parlamentoya bu talep gelir, Parlamento kabul eder veya etmez. Ederse bununla ilgili adımlar atılır ama etmezse o zaman da söyleyecek hiçbir şeyimiz yok.

"TÜRKİYE’DE KRALLIK YOK”

"Normalde Cumhurbaşkanı olarak önemsediğimiz kararları kendinizin verdiğiniz durumlar oluyor?" sorusuna ise Erdoğan,"Kim söylüyor bunu? Böyle bir karar verme yetkim var mı? Kim söylüyor? Ben kral değilim, ben sadece Cumhurbaşkanıyım, yani halkın, milletin seçtiği yüzde 52’yle bir Cumhurbaşkanıyım ve Türkiye’de krallık yok. Demokratik bir hukuk devleti içerisinde biz halkın taleplerine kapalı olamazsınız, hayır diyemezsiniz." şeklinde cevap verdi.

“SURİYELİLER İÇİN 12 MİLYAR DOLAR HARCADIK“

Erdoğan, " Avrupalılar şu anda sizinle çok açık konuşmuyorlar insan hakları konusunda bildiğiniz gibi, çünkü Avrupalılar sizden bir şey istiyorlar ve sizden bir şey alıyorlar ve bunu da iyi bir şekilde alıyorlar hizmet olarak, bu da mülteci anlaşması konusu. Bu durumda aslında bir şansınız da var diyebiliriz değil mi?" sorusu üzerine de sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi Avrupalı derken ben Avrupa’da yaşayan halkları kastetmiyorum. Ama Avrupalı dostlarımız, yöneticiler bir defa samimi davranmıyorlar. Şu ana kadar 3 milyon Suriyeli ve Iraklı mülteciyi ülkesinde barındıran Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı şu anda Avrupa Birliği üyesi ülkeler verdikleri sözü yerine getirmemişlerdir. Ve bizler bütün bu yaptığımız harcamaları ki yaklaşık şu anda sadece devletin bütçesinden 12 milyar dolar harcanmıştır, STK’larımız bir o kadar harcamıştır, fakat şu anda Avrupa’dan hala Türkiye’ye herhangi bir destek gelmemiştir; bu destek Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçesine gelmeyecek, bir insanlık görevi olarak Suriyeli mültecilere gelecek. Ve biz Suriye’den gelen kardeşlerimizi sadece insani bir görev olarak burada misafir ediyorsak, Batılı niçin burada kendisi de biz de burada bir şey üstlenmemiz gerekir demiyor? Hala Batının bu noktada attığı bir adım yok. Maalesef hiçbir Batılı ülke bu konuda samimi olmadı. Söz verdiler, 3 milyar avro göndereceğiz dediler. Sorun bakın ARD Kanalı olarak, 'ne gönderdiniz' diye. Maalesef sembolik şu anda gönderdikleri 1,5,-2 milyar, o kadar."

Yukarı

Business HT×