BIST 100 97.955 % -0,51
USD/TRY 5,3352 % 0,23
EUR/TRY 6,0664 % 0,28
Piyasalar
97.955
% -0,51
5,3346
% 0,22
6,0657
% 0,28
1,1365
% 0,00
18,04
-0,15
1.280,37
% -0,14
62,89
% 0,30
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Bazı insanlar neden dans edemez?

Kanada Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırmaya göre bazı insanların "dans edememesinin" nedeni, "yeteneksizlikle" değil beyindeki sinirlerin dış dünyayla ne kadar güçlü kenetlendiği ile ilgili

Bazı insanlar neden dans edemez?
BUSINESS INSIDER 09 05 2016, 10:38

İnsanoğlu dünya üzerinde konuşulan 7 bin dilin hepsine hâkim olamayacağına göre geriye iki evrensel dil kalıyor: Müzik ve dans

Bu ikili, anne karnındaki ilk ritimle başlayıp sonrasında en ilkel ritüellerden en köklü kültürlere, savaşlardan barış zamanlarına kadar beşeriyetin şahit olduğu her evrede kendine bir yer edindi.

En basit ifadesiyle "tüm vücudu bir müzik ritmi eşliğinde çalıştırabilen bir gelenek, sanat, tedavi veya ifade şekli" olarak tanımlanan dans, bazısı için kalbin en derinliklerinden çıkıp gelirken, kimisi için de bir köşede durup el çırpmakla sınırlı kalıyor. 

Dünyaca ünlü Alman koreograf Pina Bausch, utanma, "rezil olma" endişesi, "bende ritim kulağı" yok bahanelerine "İnsanların nasıl dans ettiği ile değil onları neyin dans ettirdiği ile ilgileniyorum" cevabını veriyordu 2009 yılında akciğer kanserinden hayatını kaybetmeden önce.

Bausch'a paralel olarak birçok uzman da bazılarının dans edebilirken, hatta Parkinson hastalarına bile dansla tedavi uygulanırken, bazılarını "dans edememeye" iten sebebin beynin ritme verdiği tepkiyle ilgili olduğunu söylüyor.

Kanada'daki Montreal Üniversitesi uzmanlarının Nature dergisinde yayınlanan araştırmasına göre insanların dansla ilişkisini, beynin dış dünyaya nasıl kilitlendiği yani "sinirsel kenetlenme" belirliyor. Müzik gibi bir uyarıcının beyinde senkronize beyin hareketliliğini tetiklemesiyle sinirsel kenetlenme de devreye giriyor. Bu periyodik hareketlilik, ritmin olmadığı zamanlarda da mevcut nöronlarla etkileşime geçmeye devam edebiliyor.

Yani, sinirsel kenetlenme, gelen bilginin nöral kaynaklara doğru zaman ve doğru yerde dağılmasını artırarak dans ederken ritim zamanlamasının doğru şekilde yapılmasını mümkün kılıyor.

Beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen EEG'nin insanlar üzerinde kullanılmasıyla yürütülen araştırmada katılımcılara aynı düzeyde ve sesteki sabit bir ritim ile daha karmaşık bir ritim farklı zamanlarda dinletildi.

Deney sonuçları gösterdi ki, ritimle senkronize olabilen kişilerde sinirsel kenetlenme daha kuvvetli oluyor. Nöronları daha kuvvetli yanıt veren kişilerin parmaklarıyla tuttuğu ritim de müziğe daha iyi uyum sağlıyor.

Ayrıca müziğe verilen tepkiler ritme göre de değişiyor. Katılımcılardan bazılarının fiziksel tepkileri daha büyükken, bazılarının ritme uyumu mükemmel olsa bile verdiği tepki düşük seviyede kalıyor. Hatta kimi katılımcılar ritmin yükseleceği ya da düşeceği noktayı bile tahmin etmekte oldukça yetenekli.

Nöral senkronizasyonu ölçen beyin simülasyonlarının gelecekte daha çok insansın ritim duygusunu artıracağı tahmin ediliyor.

Yukarı

Business HT×