BIST 100 94.571 % 1,02
USD/TRY 5,3426 % 0,07
EUR/TRY 6,1195 % 0,28
Piyasalar
94.571
% 1,02
5,3380
% 0,05
6,1185
% 0,27
1,1456
% 0,46
20,31
0,12
1.223,21
% -0,01
65,73
% -1,54
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

CIA eski direktörü: Güvenli bölge oluşturulmalıydı

CIA’in eski direktörü Michael Hayden, ABD’nin Suriye politikasını yanlış buluyor. Güvenli bölgenin oluşturulması gerektiğini söyleyen Hayden’a göre IŞİD’le en iyi savaşan kara gücü Kürt peşmergeler

CIA eski direktörü: Güvenli bölge oluşturulmalıydı
ÖZGE ÖZDEMİR 23 11 2015, 14:38

Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’in eski direktörü Michael Hayden, 7. Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi için İstanbul’daydı.

Hayden, 2006-2009 yılları arasında CIA’in başında görev aldı. 1999’dan 2005’e kadar ise Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA’nın direktörü olarak bugün çok tartışılan dinleme operasyonlarına imza attı.

Business HT’nin sorularını yanıtlayan Hayden, ABD’nin en baştan beri izlediği Suriye politikasını yanlış buluyor. Hayden’a göre IŞİD’le mücadelede hava saldırıları yeterli değil.

Paris saldırılarından sonra ABD’nin IŞİD’e karşı izleyeceği stratejiyi sormak istiyorum. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Türkiye ile sınırın kalan 98 kilometrelik kısmını korumak için beraber operasyona girişeceklerini söyledi. Bir yandan ABD’nin Kürtler ile işbirliğinin Ankara’yı rahatsız ettiğini biliyoruz. Bölgede güç dengesi nasıl değişecek?

Öncelikli olarak bugün izlediğimiz politikayla ilgili olarak hayal kırıklığına uğradığımı söylemek istiyorum. Suriye ve Irak ile ilgili izlediğimiz politikalar yeteri kadar kaynakla beslenmedi ve fazla kurallı bir şekilde belirlenmişti. Pozitif bir sonuç elde etmek için kendimizi yeteri kadar adamadık, hatta görevlendirdiğimiz güçlerin yapma kapasitesine sahip oldukları şeyleri gerçekleştirmelerine izin verilmedi. Bu yüzden ilk yapılması gereken şey, bunu daha ciddiye alacak yeni bir Amerikan stratejisi belirlemek ve ABD’nin daha çok enerjisini kanalize etmektir.

İkincisi, ben olsam güvenli bölge yaratırdım. Bunu Türkiye ve Ürdün sınırı boyunca kurardım. Başkanımız mültecileri kabul etmekle ilgili ülke içinde çıkan siyasi tartışmalardan yakınıyor. Ancak Suriyeli mültecileri çok uzakta olan Kuzey Amerika’ya almayı tartışmak politikamızın ne kadar başarısız olduğunu gösteriyor. Suriye’deki durumun bu kadar kötüleşmesine izin verdik ve mülteciler için güvenli bölgeler yaratmadık. Güvenli bölgeleri kurarak yüz binlerce mülteciyi barındıran Türkiye’ye yardım edebilirdik. Sınır boyunca hükümetimin yetersiz davrandığını düşünüyorum.

Paris’ten sonra Rusya ve ABD arasında işbirliğinin artacağını düşünüyor musunuz?

Paris’teki saldırılar kesinlikle durumun ne kadar kötü bir hale geldiğini herkesin anlamasını sağladı. Bu olaylar devletleri daha çok şey yapmak ve daha çok işbirliği için harekete geçirmeli. Bu açıdan dürüstçe, ancak az bir umut taşıyarak söyleyebilirim ki daha çok şeyin daha çok kişiyle beraber yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Size bir örnek vereyim; Fransa, Paris’teki saldırılardan birkaç gün sonra Rakka’yı bombaladı. Rakka’daki hedefler Paris’teki saldırılardan bir hafta önce de oradaydı. Neden bunu şimdi yaptılar? Gerçi tabii ki biliyoruz neden yaptıklarını... Benim hükümetim bile saldırılardan sonra farklı hedefleri vurmaya başladı. O yüzden yine soruyorum, bunlar cumartesi iyi hedeflerse, neden Paris’teki saldırılardan önceki salı, çarşamba ya da perşembe iyi hedef değillerdi? Bu yüzden Paris’teki saldırıların hedefler konusunda belirleyici olduğunu söyleyebilirim.

Hava saldırılarının IŞİD’le Suriye’de mücadelede yeterli olmadığı söyleniyor. Sizce ne yapılmalı?

Hayır, hem de hiç yeterli değiller. Ben bir havacıyım, Amerikan hava güçlerine 30 yıl boyunca hizmet verdim. Hava gücümüz çok iyi; ancak bu savaşta tırnak içinde söylüyorum “karaya ayak basan birlikler” (boots on the ground) kadar belirleyici olmayacak. Bana daha önce Kürt güçleriyle ilgili bir soru yönelttiniz. Kürt güçleriyle derinleşen ilişkilerimizin Türkiye’deki birçok kişiyi rahatsız ettiğini anlayabiliyorum. Ancak Amerikalıların bakış açısına göre, Kürtler gösteriş yapmıyorlar, gerçekten savaşıyorlar, bize karada savaş gücü veriyorlar. Amerikalıların gittikçe daha çok Kürt perşmergelerle yakınlaştığını görebiliyorsunuzdur.

Kürtlerin IŞİD’e karşı bölgede savaşan tek etkili güç olduğuna yönelik iddialar var...

Evet, bu kesinlikle doğru. Size dürüst olacağım, biz Amerikalılar çok fazla Kürtle 20 yıldır çok iyi bir ilişki sürdürüyoruz. 

Sizce bu çerçevede Rusya ve İran’ın rolü ne olmalı?

Rusya ve İran IŞİD’e karşı çıkıyorlar. Bu onlarla sahip olduğumuz ortak görüş; ancak bu ortak görüş bu noktada sona eriyor. Bu ikisiyle çok fazla ortak çıkarımız yok. Taktiksel seviyede işbirliği şansımız olsa da, bu büyük bir işbirliğinin işaretçisi değil.

Peki Esad’ın geleceği ne olacak? Viyana’daki görüşmelerde geleceği hala belirsiz görünüyor.

Evet, hala belirsiz. Ben de ne olacağını tahmin edemem. Hükümetimin bu konudaki duruşunun doğru olduğunu düşünüyorum. Denklemin bir tarafından hala Esad olursa istikrarlı bir Suriye’ye kavuşamazsınız. Şimdi soru Esad gidene kadar ne kadar bekliyebilirsiniz? Sanırım beklememiz gerekenden daha uzun bir süre bekleyeceğiz, çünkü bir şey yapmak için o kadar uzun süre tereddütte kaldık ki! Başkanım “Esad gitmeli” dedi; ancak daha sonra bunun gerçekleşmesi için hiçbir şey yapmadı. Ruslar ve İranlılar oraya güçlerini göndermişken Esad bizi rahatsız edecek kadar görevde kalacak ve bu bizim hatamız.

IŞİD’le sadece askeri olarak değil; ideolojik olarak da nasıl mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

IŞİD’le çok boyutlu bir mücadele yürütülmeli. Ancak burada olan ve diğer yerlerde olmayan çok önemli bir nokta var; IŞİD ideolojik olarak “Allah için savaşan Allah’ın bir eli olduğunu” iddia ediyor ve bu anlatımını cephede edindiği kazanımlar ve katılan savaşçılarla destekliyor. İdeolojisinin önünü kesmenin yolu olarak cephede edindiği kazanımları engellemenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Birbiriyle bağlantılı kazanımları ideolojik olarak da başarıyı sağlıyor. 

Yukarı

Business HT×