BIST 100 91.445 % 0,00
USD/TRY 5,4775 % 0,11
EUR/TRY 6,1584 % 0,08
Piyasalar
91.445
% 0,00
5,4803
% 0,11
6,1611
% 0,06
1,1235
% -0,01
21,09
0,00
1.203,77
% 0,28
69,51
% -0,87
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Hâlen karıştırılan iki kavram: Komünizm ve Sosyalizm

Soğuk Savaş sonrası ABD'nin korkulu rüyasına dönüşen "komünizm" ve "sosyalizm", birbirini takip eden kavramlar olsa da önemli noktalarda ayrılıyorlar

Hâlen karıştırılan iki kavram: Komünizm ve Sosyalizm
THE INDEPENDENT 27 10 2015, 13:37

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 8 Kasım 2016'da düzenlenecek başkanlık seçimlerinin adayları arasında ilginç bir tartışma yaşandı.

Cumhuriyetçi Parti'nin aday adayı göçmen karşıtı milyarder iş adamı Donald Trump, Demokrat Parti'deki rakibi Bernie Sanders için “Manyak” ifadesini kullandıktan sonra “Onu sosyalist ve komünist olarak tanımlıyorum” dedi.

Sanders sosyal demokrat olduğunu hiçbir zaman saklamasa da Trump'ın bu çıkışı özellikle Soğuk Savaş döneminde Amerikalılar için bir “öcüye” dönüşen “sosyalist” ve “komünist” kelimelerinin hâlen karıştırıldığını ortaya koydu.

Cumhuriyetçi Parti aday adayı Donald Trump Fotoğraf: Reuters

Peki, kapitalizmin karşısında duran sosyalist ve komünist kavramları arasındaki farklar nelerdir?

İngiliz Independent gazetesinden Phillip Bump'a konuşan San Jose Üniversitesi siyasal bilimler profesörü Lawrence Quill, birbiriyle iç içe geçmiş komünizm, sosyalizm, kapitalizm ve sosyal demokrasiyi şu başlıklarla açıkladı.

‘KAPİTALİZM PERİŞAN HAYATLARI İYİLEŞTİRİYOR’ 

Liberalist bir kavram olan ve merkezine özel mülkiyet hakkını alan kapitalizm, 17'nci yüzyılda doğdu. Ekonomi biliminin en önemli eserlerinden “Ulusların Zenginliği”nin yazarı Adam Smith'e göre kapitalizm, perişan durumdaki hayatları iyileştiriyor, hükümet müdahaleleriyle toplum ve ekonomi üzerindeki kötü etkileri dengeleniyor.

SOSYAL DEMOKRASİ OTORİTER SOVYETLERE KARŞI

Alman ekonomistler Karl Marx ve Friedrich Engels'in ifadesiyle kapitalizme cevap olarak doğan sosyalizm ise kapitalizmin sebep olduğu eşitsizliklere odaklanıyor. Devlet bazı uluslarda çökerken veya ortadan kalkarken, bazılarında mal ve hizmet üretimini düzene sokmaya çalışıyor, bazılarında ise tamamen demokratik bir biçim alıyor. Bütün bunların arkasında ise tek bir amaç vardır: Eşitsizliği azaltmak.

Bu fikir ise sosyal demokrasinin çıkış noktası. Sosyal demokrasi, düzensiz piyasalardaki tehlikeleri ve daha da önemlisi Sovyetler Birliği'ndeki korkunç otoriter yönetimleri engelleyecek demokratik kontrol ihtiyacı ile birlikte doğuyor.

Fotoğraf: Reuters

‘KOMÜNİZM SOVYET DÖNEMİNDE KÜÇÜK DÜŞÜRÜLDÜ’

Komünizm ise Marx'ın fikirlerinin son noktası. Marx, bu ideolojinin nasıl görünebileceğini çok iyi resmedemese de 1846'da yazdığı “Alman İdeolojisi” adlı eserinde çalışma hayatının yaratıcılıktan uzak olmaması gerektiğini söylüyor: Sabahları avlanırız, öğlen balık tutarız ve akşam opera eleştirmenine dönüşebiliriz

Ancak Soğuk Savaş döneminde komünizm, özel mülkiyet hakkını bertaraf ederek küçük düşürücü ve içinden çıkılmaz şekilde Sovyetler Birliği ile anılmaya başlandı. Kavram, anti-Amerikan olan her şeye hizmet eder hale geldi.

ŞEMSİYE KAVRAMLAR

Tüm bunlar “şemsiye kavramlar”. Yani,  bu kavramlar, birbiriyle her zaman uyumlu olmayabilen alt kavramları da barındırabiliyor. Kavramları kesin ve doğru anlamlarıyla kullandığımızı zannetmek bizi yalnızca yanlışa götürür. Analitik düşünmeye yer açmaz ve teori ile pratik arasındaki uyumsuzlukları büyütür.

Fotoğraf: Reuters

KOMÜNİZM LİSE SEVİYESİNDE NASIL ANLATILIR?

Independent yazarı Phillip Bump, Profesör Quill'e yaptığı akademik sohbetin ardından, konuyu daha yalın bir seviyeye indirmek adına San Jose'deki Del Mar Lisesi öğretim üyesi Tori Waite'e de gençlere kapitalizm, sosyalizm ve komünizmi nasıl anlattıklarını sordu.

“Farklı ekonomi türlerini anlatırken ilk yaptığımız ekonomi sorularıyla başlamak” diyen Waite, “Nasıl uygulanır? Kim uygular? Kim satın alır? Anlattığımız her ekonomik ideolojiye göre cevaplar da değişiyor” diye söze başlıyor.

Waite'e göre özel sektörün olmadığı komünist bir ülkede bu soruların cevabını hükümet veriyor ve yalnız hükümetin kararı oluyor. Kapitalist toplumlarda ise kararı halk veriyor. Şirketler ve piyasalar ürünlerin ne kadar olacağını, nasıl üretileceğine ve fiyatlandırmanın nasıl olacağına karar veriyor.

Fotoğraf: Reuters

SOSYALİZM, KOMÜNİZM VE KAPİTALİZMİN KARIŞIMI

“Sosyalist sistem ise bu ikisinin karışımı” diyen Waite, hükümetin bu sorulara yardımcı olmak için sistemi yönettiğini ve özel mülkiyet ve sağlık hizmetlerine yer açıldığını söylüyor. Waite, sosyalist hükümetlerde kaynakların halka dağılımında vergi sisteminin kullanılması gibi üretim sürecini kontrol eden araçların kullandığını ifade ediyor.

ABD'de komünizm ve sosyalizme önyargı devam etse de uzmanlara göre ABD, tamamıyle kapitalist bir ülke değil. Bugüne kadarki yönetimlerden karar alma süreçlerinde sosyalist bakış açılarını kullananların da olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, dünyanın en büyük ekonomisinin bu gücü, piyasaları mümkün olduğu kadar serbest bırakmakta kullandığını da belirtiyor.

Yukarı

Business HT×