BIST 100 91.686 % 0,00
USD/TRY 5,3874 % 0,03
EUR/TRY 6,1287 % 0,02
Piyasalar
91.686
% 0,00
5,3872
% 0,03
6,1300
% -0,02
1,1379
% 0,08
20,70
0,00
1.221,54
% -0,01
63,58
% 1,68
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Türkiye-Rusya ilişkileri

Uzmanlara göre Rusya, Batı’nın yaptırımlar konusunda taviz vermesini sağlamak için Suriye’deki askeri varlığını artırıyor. Rusya’nın Esad rejimine verdiği destek ise Türkiye ve Rusya ilişkilerinde henüz bir krize yol açmış değil

Suriye gölgesinde Türkiye-Rusya ilişkileri
ÖZGE ÖZDEMİR 16 09 2015, 09:16

Rusya’nın son günlerde Suriye’deki askeri varlığını artırdığına yönelik haberler uluslararası basını oldukça meşgul ediyor.

Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) yaptığı açıklamada Rusya'nın, Suriye'nin Lazkiye kentinde bulunan havaalanı çevresine askeri yığınak yaparak bir hava harekat üssü kurmayı planladığını öne sürdü.

Reuters haber ajansı ise Amerikalı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde bu havaalanına Rusya’nın teknolojik açıdan en gelişmiş tankları T-90 konuşlandırdığını ve  top savunma sistemi kurduğunu belirtti.

Rusya lideri Vladimir Putin ise en son yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Suriye rejimine terörizmle savaşmak için askeri ve teknik destek verdiğini” doğruladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da “Suriye’ye askeri teçhizat tedariği gerçekleştirildiğini ve bunun devam edeceğini; Rus uzmanların ise gönderilen malzemelere eşlik ettiğini” söyledi.

Rusya’nın Akdeniz’deki tek üssünün Suriye’nin sahil kenti Tartus'ta yer alması, Suriye’nin Rusya için stratejik olarak ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Rusya’nın son dönemde yoğun olarak Suriye’ye uçuş gerçekleştirmesi, bunun üzerine ABD’nin Yunanistan, Bulgaristan ve Irak’a hava sahalarını kapamaları için baskı yapması, oyunun kurallarının değişmekte olduğunu gözler önüne seriyor.

Peki Rusya’nın Ukrayna ve Suriye krizi yüzünden Batı ile restleştiği noktada Türkiye ve Rusya ilişkileri nereye gidiyor?

Rusya’yı yıllardır takip eden gazeteci Cenk Başlamış, “Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri iki ülke arasındaki ilişkiler çok iyi düzeydeydi. 100 milyar dolarlık bir ticaret hacmi varken Suriye meselesi yüzünden tamamen farklı kamplara yerleştiler. Ülkeler arasında görüş ayrılıkları olabilir, ancak Türkiye bir hata yaptı. Rusya ile siyasi olarak pek çok konuda eşgüdümlü giderken iletişim kanalını kesti. İstihbarat paylaşımı yapılırken Türkiye, Rusya’yı karşısına almayı seçti” diyor. #pagebreak#

İLİŞKİLER 'GÖLGE'LENDİ

Başlamış’a göre yine de iki ülke arasında bir kriz ortamından söz edilemez; ancak ilişkilerin “gölgelenmiş” olduğunu görebiliriz. Rusya’nın Suriye’de “askeri varlığını artırma ya da en azından böyle bir algı yaratma yoluna gittiğini” söyleyen Başlamış, Rusya’nın Esad’ın ordusuna katılarak savaşma ihtimali bulunmadığını; ancak “güçlü bir ülkeyim mesajıyla tribünlere oynadığını” belirtiyor.

Rusya’nın uçuşa yasak bölge oluşturulmasına yanaşmamasının bir sorun olduğunu ekleyen Başlamış’a göre Rusya IŞİD’e karşı mücadeleye katılmak için Batı’dan yaptırımların hafiflemesi gibi tavizler talep ediyor.

ARAP BAHARI KORKUSU

Deneyimli gazeteci, “Suriye Rusya açısından çok önemli. Arap Baharı’ndan sonra Rusya’nın tarafında Ortadoğu’da sadece Suriye kaldı. İran da anlaşmayla Batı’nın tarafına gitmiş görünüyor. Rusya’yı yönetenlerin en büyük korkusu, Rusya içinde de benzer isyanların düzenlenmesi” açıklamasında bulunuyor.

TÜRK AKIMI ZORUNLULUKTAN DOĞDU

Türk Akımı’na da değinen Başlamış, bunun Ukrayna’yı atlatmak isteyen Rusya’nın projesi olduğunu vurgulayarak, “Türkiye bu projenin zorunluluktan doğduğunu anlayarak üzerine atlamadı. Rusya, Türkiye’yi bir enerji merkezi olarak görmek yerine transit ülke olarak görüyor. Bu projenin Türkiye’nin enerji açısından güçlenmeyecek şekilde olmasını istediler. Rusya, zamanla yarıştığı için Türkiye indirim konusunu gündeme getirdi. Ruslar ise bunun kendi istedikleri hızda gitmeyeceğini görünce İtalyanlar ile boru hattı projesine girdiler. Ancak hala ‘bu gazı kim alacak’ sorusunun cevabı bilinmiyor” dedi.

Başlamış’a göre Türkiye ve Rusya, Suriye konusu yüzünden 180 derece farklı pozisyonda olsalar bile Türkiye’nin Batılı müttefikleri yüzünden Rusya ile ilişkilerini koparması intihar olur: “Birincisi, Rusya ile bu bölgede yaşamak zorundasınız çünkü Rusya bu bölgenin en güçlü ülkesi. İkincisi; bu benim iddiam, Sovyetler’in son dönemi olan 1991’den 2015’e kadar, turizmi başa koymak üzere Türkiye’yi Rusya pazarının doyurduğunu düşünüyorum. Bu ilişkileri kesip atmak pratikte mümkün değil.” 

TEK KUTUPLU DÜZENDE DEĞİŞİM 

Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Caşın ise resme daha geniş bir perspektiften bakıyor ve dünyanın yeni siyasi düzenine işaret eden konjonktür değişikliğinin bölgeye yansıdığını söylüyor.

Ukrayna krizi yüzünden yaptırıma uğrayan Rusya’nın Suriye’deki varlığını koz olarak kullandığını ve bu sayede Batı’nın yaptırımları konusunda taviz vermesini beklediğini söyleyen Caşın, bölgede Rusya ile ABD ve NATO arasında bir hava muhaberesi görülebileceğini aktarıyor.

Aynı zamanda ABD’nin elinde tutmak istediği tek kutuplu dünya düzenine Rusya’nın Çin ile beraber kafa tutması, askeri olarak güç gösterisine daha yüksek tondan devam etmesine yol açıyor.

HİBRİD SAVAŞ

Doğu Akdeniz’e yapılan askeri yığınağın “hibrid bir savaşa” işaret ettiğini belirten Caşın, özellikle Rusya’nın modern askeri teçhizatını Suriye’ye göndermesinin buna bir kanıt olduğu görüşünde.

Caşın’a göre NATO, ABD, Rusya, İran ve Suriye gibi aktörlerin dahil olduğu bir “hibrid savaşın” eşiğine gelinmişken Türkiye “yaşanan jeopolitik depremin üzerinde sıkı durmaya” çalışmalı.

ABD’de Cumhuriyetçilerin “Rusya’nın yeni Kırım’ının Suriye olmasından korktuğunu” dile getiren Caşın, NATO’nun ise Rusya’nın bölgedeki varlığını güvenliğine doğrudan bir tehdit olarak gördüğünü aktarıyor.

Enerji konusu dahilinde İsrail, Kıbrıs, Almanya gibi ülkelerin de resme girmesiyle Türkiye enerji güvenliği açısından da konuyu ele almak durumunda kalıyor. Ancak Caşın, Türk Akımı projesinin Gazprom tarafından askıya alındığının açıklanmasına rağmen Rusya’nın Türkiye’ye gönderdiği gazı kesmeyeceği görüşünde. Deneyimli akademisyen aynı zamanda Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin daha fazla gerilmeyeceğini sözlerine ekliyor. 

Yukarı

Business HT×