BIST 100 97.783 % 1,00
USD/TRY 5,3561 % 0,36
EUR/TRY 6,1117 % 0,30
Piyasalar
97.773
% 0,99
5,3552
% 0,34
6,1107
% 0,28
1,1412
% 0,16
18,19
-0,17
1.285,80
% -0,48
61,91
% 1,19
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

Küresel ekonomik büyümenin yeni lokomotifi

Son küresel ekonomik kriz döneminde küresel düzeyde ekonomik büyümeyi sürükleyen Çin yerini yeni bir ülkeye bırakmaya hazırlanıyor. Ticaret savaşlarının resme girmesiyle Çin ekonomisi tedirginlik yaşarken, bir başka Asya devi küresel ekonomik büyümenin lokomotifi olma yolunda ilerliyor.

Küresel ekonomik büyümenin yeni lokomotifi
SERVET YEŞİLYURT 27 08 2018, 09:34

Küresel ekonomik kriz boyunca büyüme lokomotifi denince bunun tek adresi vardı: Çin. Ancak ABD’nin başlattığı ticaret savaşı ve Çin ekonomisinin iç talebi canlandırmaya dönük yeniden dengelenme süreciyle yavaşlayan büyüme oranlarıyla Çin bu unvanı taşımakta zorlanacak gibi görülüyor. Artık bu unvan için en büyük aday İngiliz sömürgesi olmaktan 1947 yılında kurtulan, 15 Ağustos’ta 72’nci “Bağımsızlık Günü”nü kutlayan Hindistan. 

Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre, devasa coğrafi büyüklüğü ve nüfusuyla Hindistan küresel ekonomik büyümenin lokomotifi olma potansiyeli taşıyan ülke konumunda. IMF’nin Hindistan’ı mercek altına alan ülke raporunda, ülkenin güçlü ekonomisinin küresel büyümeye liderlik ettiğine yer verildi. Raporda satın alma gücü paritesine göre küresel ekonomik büyümenin yüzde 15’ini oluşturan Hindistan’ın, özellikle ülke çapındaki mal ve hizmet vergisi (genel satış vergisi) gibi uygulamaya koyduğu son politikalarla milyonlarca Hindistanlıyı fakirlikten çıkardığı belirtiliyor.

IMF: HİNDİSTAN YÜZDE 7,5 BÜYÜYECEK

IMF’nin raporunda nisanda başlayan mali yılda büyüme oranının yüzde 7,3 olacağını tahmin ediliyor. IMF’ye göre Hindistan’ın bir sonraki mali yılda büyüme oranı yüzde 7,5’e çıkacak. Böylece Hindistan’ın dünyada en hızlı büyüyen, büyük ekonomi statüsünü koruyacak. Ancak bu rakamlar Hindistan’ın yüzde 8-10 bandında büyüme hedefinin altında kalıyor.

IMF, Hindistan’a yüksek büyümeden yararlanarak borç düzeylerini düşürmesini, tüketim vergilerini basitleştirmesini ve para politikasını aşamalı olarak sıkılaştırmasını öneriyor.

Hindistan ekonomisi, 2016 sonunda dolaşımdaki nakit paranın yüzde 86’sını yasaklaması ve geçen yıl ülke çapında uygulamaya koyduğu satış vergisiyle yaşadığı sıkıntıların ardından yeniden ivme kazanmaya başladı. 

IMF’nin Hindistan Misyon Şefi Ranil Salgado’ya göre Hindistan’ın mevcut politika çerçevesinde büyüme potansiyeli yıllık yüzde 7,75. Bunun yanında kayda değer ekonomik reformlar olmadan ülkenin büyüme hedefini gerçekleştirmesi de zor görünüyor. 

Salgado, ekonomi reformlar kapsamında Hindistan’ın büyük ölçekli istihdamı kısıtlayan yasaları esnetmesi, şirketlerin arazi edinmelerini kolaylaştırması ve sıkı denetim altındaki tarım piyasalarını serbestleştirmesi gerektiğini söylüyor.

IMF yetkilisi Salgado’nun açıklamalarının ardından Hindistan medyasında yayımlanan bir haber Yeni Delhi hükümetinin birtakım reformlara hazırlandığına da işaret etti.

Economic Times gazetesi, Yeni Delhi hükümetinin reformları hızlandırmak için yeni bir sanayi politikası hazırladığını yazdı. Hükümet kaynaklarına dayandırılan habere göre, hükümet şirketlerin rekabetçi gücünü ve istihdamı artırmak için enerji maliyetlerini düşürmek ve regülasyon reformunu hızlandıracak. Bu ay içinde kabineye sunulacak planda işgücü, vergi ve arazi yasalarının hızla değiştirilmesini sağlayacak, merkezi ve eyalet hükümetlerinin temsilcilerinde oluşan bir kurulun oluşturulması yer alıyor.

"ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA ÇİN'İN YERİNİ ALACAK"

Ranil Salgado, Hindistan’ın küresel ekonomi için bir büyüme kaynağı olduğunu ve önümüzdeki birkaç on yılda Çin’in dünya ekonomisindeki işlevini görebileceğini söyledi.

Press Trust of India’nın haberine göre Salgado, “Hindistan’da çalışma yaşı nüfusu, azalmaya başlayacağı noktaya 30 yıl sonra varacak. Bu uzun bir süre ve Hindistan’ın Asya’daki fırsat penceresi. Bu imkân yalnızca birkaç Asya ülkesinde daha var,” dedi.

Ranil Salgado’ya göre Hindistan üç ekonomi politikasında başarılı oldu. Birincisi, Hindistan gibi 29 eyalet ve 7 birlik bölgesinden oluşan devasa bir ülkede genel satış vergisinin uygulamaya konması… Salgado sözkonusu verginin önemini şöyle açıyor: “Mal ve hizmet vergisi iç ticaret bariyerlerini indirerek ülkede ilk kez birleşik bir piyasa oluşturdu. Bu, fiili olarak 1,3 milyarın üzerindeki nüfuslu pazar için bir serbest ticaret anlaşması anlamına geliyor. Ayrıca verginin ekonominin formel sektöründe ekonomik faaliyeti artırması, daha kaliteli ve güvenilir istihdama yol açması bekleniyor. Dolayısıyla mal ve hizmet vergisinin verimliliği iyileştirmesi ve orta vadeli potansiyel büyümeyi artırması, hükümet için de, elzem toplumsal ve altyapı yatırımları artırması için imkân yaratması beklenir.”

İkincisi, iflas yasalarının çıkarılması… Salgado’ya göre, “İflas yasası şimdiden borçlular ve kreditörler arasındaki güç dengesini değiştirmeye ve şirketlerin geri ödeme disiplini iyileştirmeye başladı. Kilit önemde diğer bir reform alanı olan devlet bankalarında yönetişimi güçlendirme süreci devam ediyor. Bu alandaki ilk olarak atılabilecek adım bu bankaların yönetim kurullarının niteliğini ve bağımsızlığını güçlendirmek olabilir; sonuç olarak özelleştirme de düşünülebilir.”

Üçüncüsü, Hindistan Merkez Bankası’nın 2016’da resmen başlayan ama fiilen daha önce uygulamaya başladığı enflasyon hedeflemesi politikasını uygulaması…

KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILIMI OLDUKÇA DÜŞÜK

Hindistan’da toplam nüfusun yaklaşık üçte ikisi 15-64 yaş arasında. BRICS ülkeleri içinde kadınların işgücündeki payında Hindistan en geri konumdaki ülke. “Hindistan’ın genç bir nüfusu var. Gelecek 30 yıl için demografik temettü potansiyeli var,” diyen Salgado bu konuda uyarıda bulunmaktan da geri kalmıyor ve demografik avantajın otomatik olarak gerçekleşmeyeceğine dikkat çekiyor. “İstihdam, daha güçlü ekonomik büyüme yaratmak iyi politikaları gerektiriyor. Yüzde 7 ila 8 büyüme çok iyi. Dünyadaki en iyi büyüme oranlarından biri. Ama daha zengin gelişmiş ülkelere yetişmeyi amaçlayan Hindistan için daha güçlü büyüme gerekli. Mesela Çin yıllarca çift haneli büyüdü. Eğer Hindistan da daha güçlü büyümezse nüfusu zenginleşemeden yaşlanabilir.” 

Bu nedenle Ranil Salgado, IMF’nin Hindistan’a işgücü, iş ortamı, altyapı alanlarında yapısal reformları sürdürmeyi ve, banka ile şirketler kesimi bilançolarının toparlanması sürecinin tamamlanmasını öneriyor. Salgado, doğrudan yabancı yatırım akışını devamlı kılmak ve ticaret bariyerlerini kaldırmak için: ticarette bürokrasiyi azaltmak, tarifleri düşürmek, iş ortamını iyileştirmeye devam etmek, yönetişimi iyileştirmeyi öneriyor.

IKEA'NIN GELMESİ ÖNEMLİ SİNYAL

Hindistan hükümeti de yatırım ortamını iyileştirirken doğrudan yabancı yatırımların serbestleşmesi yönünde de adımlar attı. Öyle ki uzun zamandır Hindistan pazarına girmeyi planlayan İsveçli ünlü mobilya ve ev aksesuarı zinciri Ikea, ilk mağazasını Ağustos’ta Haydarabad şehrinde açtı ve gelecek 10 yılda ülkeye 1,5 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. BBC’nin haberine göre Hindistan’ın 2012 yılında tek markalı perakende şirketlerinin ortak almadan şirketin tamamına sahip olarak doğrudan yatırım yapmasına izin vermesi ve e-ticaretin hızlı gelişimi Ikea’nın hindistan’a girmesinin temel dayanakları oldu.

Bütün bunlarla birlikte Hindistan ekonomisinin önünde önemli zorluklar da bulunuyor. IMF, Hindistan ülke raporunda yüksek tüketici enflasyonu beklentileri, büyük mali açık ve borçları bu zorluklar arasında saydı. Fona göre Hindistan’da “Sistemik makro finansal riskler devam ediyor, zayıf kredi çevrimi büyümeyi bozabilir ve devlet bankaları zafiyetlere yol açıyor.”

 

IMF’nin Hindistan’a bir diğer uyarısı da merkez bankasının bir yandan bağımsızlığı net olarak ortaya konması, diğer yandan merkez bankasına devlet bankaları üzerinde tam denetimsel yetki vermesi yönünde. IMF, bankacılıklıkta özel sektör daha fazal yer almasını da öneriyor. 

15 Ağustos Bağımsızlık Günü’nde bir konuşma yapan Başbakan Narendra Modi, IMF’nin Hidnistan’a dair parlak öngörüsünü haklı çıkaracak biçimde, "Bugün dünya uyuyan filin uyandığını, yürümeye başlayıp yarışa katıldığını söylüyor," dedi ve ülkesinin uzay planlarını açıkladı. Modi, ülkenin bağımsızlığının 75'inci yılında ilk insanlı uzay uçuşunu yapacağını söyledi. Böylece Hindistan’ın Rusya, ABD ve Çin'den nsanlı uzay programı olan dördüncü ülke olacak. 

Yukarı

Business HT×