BIST 100 90.529 % -0,94
USD/TRY 5,3751 % 0,67
EUR/TRY 6,0797 % -0,00
Piyasalar
90.529
% -0,94
5,3751
% 0,67
6,0797
% -0,00
1,1304
% -0,54
21,35
-0,21
1.237,59
% -0,12
60,19
% -0,15
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

“Çin ticaret savaşlarına sadece ticari yöntemlerle cevap vermeyecektir”

Çin ve ABD arasında bir dönemdir karşılıklı açıklamalarla sinyalleri verilen ticaret savaşları geçtiğimiz hafta açıklanan tarifelerin uygulanması ile resmen başladı. Dünyayı artık ticaretin bir çatışma unsuru olduğu yeni bir dönem bekliyor. Peki bu yeni dönemde siyaset, ekonomi nasıl şekillenecek. Princeton Üniversitesi Öğretim Üyesi Helen V. Milner Business HT için değerlendirdi.

“Çin ticaret savaşlarına sadece ticari yöntemlerle cevap vermeyecektir”
DİLARA SARI 09 07 2018, 09:28

Beklenen oldu; ABD ve Çin arasında ticaret savaşları resmen başladı. 6 Temmuz Cuma itibariyle yürürlüğe milyarca dolar ek vergi yürürlüğe girdi. Ancak bu tarifelerin zararının en çok kime dokunacağı, yeni dönemin Çin, ABD ve diğer dünya ülkelerine ne getireceği belirsizliğini koruyor. Küresel ticarette rota çizmenin gün geçtikçe zorlaştığı bu dönemi Princeton Üniversitesi Profesörü Helen V. Milner ile değerlendirdik. Üniversitesinde Niehaus Center of Globalization and Governance başkanlığını da yürüten Milner’a göre ticaret savaşı kısa zamanda sona ermezse, tüm ülkeleri—en çok da ABD’yi—kötü günler bekliyor. Bunun yanında Milner, Çin'in ticaret savaşlarına sadece ticari yöntemlerle cevap vermeyeceği görüşünde. 

Trump hükümetini tanımlayan en önemli ticari prensibin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Önceki ABD hükümetlerinde de benzer politikalar görüldü mü? Eğer görüldüyse, bunlar istenilen sonuçlara ulaştı mı?

Trump “Önce Amerika” demek istediğini söylüyor. Bu da onun için yabancı rekabeti sebebiyle zorlanan endüstrileri koruması anlamına geliyor gibi duruyor. Özellikle bu endüstriler ulusal güvenlik ile ilgili alanlarsa... Söylediğine göre adil şartlarda oynanan bir oyun ve özgür bir ticaret ortamı istiyor. Ancak istediği korumacı bir ticaret mi, serbest bir ticaret mi henüz belli değil.

ABD, 19. yüzyılın büyük bir kısmında korumacı politikalar uyguladı ve 1940’lara kadar korumacı politikalara ara ara dönüş yaşadı. Bu dönemden sonra ABD küresel, çok boyutlu ticaretin lideri konumuna geçti. ABD korumacılığının en üst noktaya vardığı dönem 1930’lar. Bu yıllarda ABD Smoot-Hawley vergilerini yürürlüğe koydu, bu da diğer ülkelerden benzer tepkilere sebep olarak Büyük Buhran’ın daha da derinleşmesine sebep oldu. Bu yasaların başarıya ulaştığı söylenemez. 

Ticari savaşta Çin daha isteksiz duruyor. Sizce hangi tarafın eli daha güçlü? Son hamleler sadece Çin ile değil, tüm ülkeler ile gerçekleşecek müzakere süreçlerinde Trump’ı daha kuvvetli bir pozisyona taşır mı?

Çin ticaret savaşı istemiyor. Eğer bu süreç genişlerse Çin’e zarar verecektir. Ama ABD şirketleri ve ABD ekonomisi de zarar görecek. Şu an ekonomi kuvvetli, bu da Trump’a avantaj sağlıyor. Üstelik Çin ile dış ticaret açığı kuvvetli, yani ABD Çin’in koyabileceğinden çok daha fazla ürüne vergi koyabilir. Ancak ABD’ye Çin’den gelen birçok ürün ya çok uluslu şirketlere, ya da Çin’in küresel ticarette bir basamak olarak kullanan AB şirketlerini ilgilendiriyor. Yani bir ticaret savaşı bu şirketlere zarar vereceği gibi ABD’ye de zarar verecektir. Ayrıca Çin sadece ticari yöntemlerle cevap vermeyecektir; aynı zamanda Çin’de iş yapan ABD’li firmalar için işleri zorlaştıracaktır. ABD dünyanın en büyük pazarına giriş hakkını kaybedecek; bu da uzun vadede ABD’ye zarar verecektir.

Helen V. Milner

Trump’ın aradaki ticaret açığını ABD lehine artırmak istemesi dışında bu ülkelerden tam olarak ne istediği belli değil. Bu da yapması kolay bir şey değil; çünkü bu ticari fazlalar makroekonomik dengesizliklerin yön verdiği rakamlar. Üstelik Trump’ın serbest ticaret isteyip istemediği de belli değil. Mesela AB otomobillere vergi istisnası uygularsa bu ABD’nin istediği bir şey mi? Bunu görmek ilginç olacak.

Ticaret savaşı en sıcak şu an Çin ve ABD arasında olabilir, ama hepimizi etkileyecek bir ateşi yakmış olması muhtemel. Küresel ticaretin geleceği için beklentileriniz neler? Küresel büyümeye sekte vurulur mu? Tehlikeye açık ülke veya bölgeler var mı?

Ticaret savaşları başladı mı durdurmak zor olur. Hiçbir ülke geri adım atmak istemeyecektir, çünkü bu karşı taraftan daha fazla baskı ve istek getirecektir. Tepki yaptırımları da bu tarz korumacı politikaların önüne geçmek için her ülkenin elindeki en kuvvetli silah. 

Eğer Trump hükümetinin gerektiğinde bu savaşı durdurmak için net planları yoksa bu sürecin bir noktada durulacağını düşünmek zor. Trump’ın Dünya Ticaret Örgütü gibi çokuluslu kuruluşları ne kadar sevdiği de belli değil. Hepsinden kurtulmak ve bunların yerine ikili anlaşmaları koymak istiyor. İkili anlaşmalarda daha başarılı olacağına inanıyor.

Bunların hepsi küresel ticaret için kötü haber. Eğer ticaret savaşı yakında sona ermezse, küresel ekonomide bir yavaşlama, hatta gerileme göreceğimizi düşünüyorum. Ama tüm bu politikaların etki göstermesi, sistem içinde ilerlemeleri vakit alacak—18 ay ile 2 yıl arası bir süreçten bahsediyoruz. ABD ekonomisi ve en üretken şirketleri en çok zarar görenler olacak. Diğer ülkeler de zarar görecek, evet, belki ABD’den bile çok, ama şimdiden daha çok ticari anlaşma yaparak “eğer ABD bir gün kendini izole ederse” senaryosuna hazırlık yapıyorlar.

ABD ekonomisi ne kadar zarar görecek bu süreçten?

Eğer ticaret savaşı devam ederse ABD ekonomisi yavaşlayacaktır. Şirketler yatırımlarını erteleyecek, işe alımlar azalacak. Harley Davidson örneğindeki gibi bazı şirketler fabrikalarını ABD’den çıkarıp başka pazarlara taşıyacaklar.

Trump dönemi küresel ticarette geri dönülmez yaralar açabilir mi? Ya da etkisi kısa vadeli mi olacak?

Eğer ticaret savaşı yakın zamanda sonlanırsa küresel ticaret için hala umut var demektir. Ama eğer devam ederse maliyeti yüksek bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç doğuracak. ABD’nin bu süreçten daha iyi mi, daha kötü mü çıkacağı henüz belli değil. 

 

Trump’ın ticari ve politik hamleleri arasında paraleller var mı? Benzer değerlerden mi besleniyorlar? ABD içi politikaları düşünüldüğünde yakın dönemden beklentileriniz neler?

Trump’ın korumacılığı yabancı yatırımlara ve göçmenleri kapsıyor. Aslında meyilli olduğu hamleler muhafazakar değil, çünkü sistemin şu anki halini kökten değiştirmeyi amaçlıyorlar. Yani devrimsel nitelikteler. Yürürlükte olan birçok politikanın işini zorlaştıran şeyler yapıyor ve bu da uzun vadede ABD’ye zarar verecektir. Özellikle çevresel politikalar ve küresel ısınma politikaları bunun bir örneği.

Trump’ın ticari hamlelerinden herhangi bir ders çıkarmalı mıyız?

Eğer Trump hükümetinin istekleri ve gelecek için planladıkları vizyon daha net olsaydı belki bu küresel ticareti yeniden düşünmemizi sağlayabilirdi. Gerçekten düzen ABD için “kötü” bir düzen mi, bakabilirdik. Eğer diğer ülkelerle iyi niyetli müzakereler sürdürülse, bu da yarar sağlayabilirdi. Ancak amaçları net değil. Amaçlara ulaşmak için uyguladıkları yöntemler de diğer ülkeleri rahatsız ediyor ve sinirlendiriyor. Bundan iyi bir sonuç çıkmayacaktır. Amerikan refahı ve güvenliği ciddi risk altında. 

Yukarı

Business HT×