EKONOMİ

"Beyin göçü eğitim krizine neden olacak"

Türkiye'den beyin göçünün maliyeti 200 milyar doların üzerinde. Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ulaş Sunata'ya göre eğitim krizine dair ilk sinyaller geldi bile

"Parlak beyinlerimizi Batı'ya kaptırıyoruz. Günümüzün en önemli güç kaynağı enformasyon ve bilgi teknolojileri konusunda üreten değil tüketen konumundayız. Bu durum bizi milli güvenliğimiz başta olmak üzere birçok açıdan kırılgan hale getiriyor."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın birkaç ay önce gündeme getirdiği bu endişe, istatistiklerde de kendini gösteriyor.

Almanya merkezli İstihdam Araştırma Enstitüsü Beyin Göçü Veritabanı'nın (IAB) verilerine göre, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne üye 20 ülke arasında yaşayan, yüksek okul ve üzeri eğitim seviyesine sahip Türkiyeli göçmenler, 30 yılda üçe katlandı.

1980'de yüzde 4,4 olan söz konusu oran, takvimler 2010'u gösterdiğinde yüzde 12,4'e ulaşmıştı bile.

1967'den bu yana faaliyet gösteren IAB'ın araştırmasında ele aldığı 20 OECD ülkesi ise şöyle: Almanya, Avustralya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, ABD, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, Kanada, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, Şili, Yeni Zelanda ve Yunanistan. Bu ülkeler, küresel göçün yüzde 70'ine ev sahipliği ediyor. 

10 ÇALIŞANIN 7'Sİ İŞE GİTMEK İSTEMİYOR

Beyin göçünün "malumun ilamı" konumundaki yan etkilerinden biri de ekonomiye verdiği tahribat. Net rakamların yer aldığı bir istatistiğe ulaşmak zor olsa da konuyla ilgili en yakın tarihli araştırma Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Dany Bahar ve Paris School of Economics'ten Hillel Rapoport'a ait. Bahar ve Rapoport'un 2016 tarihli makalesine göre ortalama bir göçmen, bir ülkenin yurt dışına giden 30 bin dolarına mâl olurken, bu miktar, yüksek kaliteli çalışanlarda 160 bin doları aşıyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) IAB verilerine dayandırarak yaptığı hesaplamaya göre, her beş gençten birinin işsiz olduğu Türkiye'nin 20 OECD ülkesindeki göçmen stoğu, 230 milyar dolarlık yurt dışına giden doğrudan yatırım anlamına geliyor.

Konuyla ilgili BusinessHT'nin sorularını yanıtlayan Bahçeşehir Üniversitesi Göç ve Kent Çalışmaları Merkezi (BAUMUS) Kurucu Direktörü Doç. Dr. Ulaş Sunata'ya göre de beyin göçüyle gelen sosyal ve kültürel kayıplar Türkiye'nin gerilemesinde önemli bir etken olup, muhtemel bir eğitim krizinin de habercisi. Sunata'nın konuyla ilgili diğer değerlendirmeleri ise şöyle:

Türkiye'de beyin göçü ne kadar ciddi boyutta?

Türkiye yıllardır beyin göçü vermektedir. Öyle ki, Türkiye'nin beyin göçü tarihini 2011’de yayınlanan bir makalemde üç döneme ayırmıştım. 1830'lardan 1950'lere dek hazırlık döneminin ardından beyin göçü 1950'lerden 1980'lere ilk dönemini yaşamıştır. 1990'lar ve 2000'lerin başı ise beyin göçünde doğrusal bir artışın yaşandığını gelişme dönemiydi. Şimdi ise 2010’lu yıllarda ise katlanarak bir artış söz konusu. 

2010 yılına kadar incelediğim dönemden oldukça farklı bir durumdayız. Bu dördüncü dönemi analiz edebilmek için bir süreye ve daha çok veriye ihtiyaç var diye düşünüyorum. Ama şunu söyleyebilirim Türkiye'den hiçbir dönemde okumuş göçü, yüksek eğitimli göçü üzerine bu kadar konuşulmadı, bu önemli bir gösterge. Çünkü, eğitimin gücüne ilke olarak inanan Türkiye’de okumuşa saygı ve eğitimlinin sadece eğitimli oluşundan kaynaklanan itibarı son yıllarda çok büyük zarar gördü. Normalde beyin göçü gönderici ülke için ciddi sıkıntılar yaratan bir durum olduğundan, gönderici ulus-devletler bunun önüne geçmek için tedbirler almaya çalışırlar. Ama şu anda buna dair bir önlem alma durumu yaşanmıyor.

Beyin göçü, Türkiye'nin eğitimsel ve ekonomik gelişimini nasıl etkiliyor?

Beyin göçü kalifiye emek göçüdür, eğitimli göçüdür. Eğitimli kesim bir ülkenin söylemsel gücüyle demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgürlük gibi temel kavramların taşıyıcısıdır. Beyin göçü veriyor olmak, bir ülke için hem ekonomik hem kültürel hem de sosyal kayıptır. Beyin göçü almak için tüm ülkelerin yarıştığı bir dünyadayız.

Mülteci mevzusunda bile eğitimli olanı almak hatta çekmek üzerine konuşulduğu bir dünyadayız. Şunu tekrar edeyim; beyin göçünün sonucu olarak ekonomik, sosyal ve kültürel bu kayıplar ülkemizi geriletecek ve bunlar her halükarda ileride ciddi bir eğitim krizi yaşanacağının göstermektedir. Eğitim krizine dair ilk sinyaller geldi. Eğitim politikalarıyla ve beyin göçü politikaları birbirinden bağımsız olarak olmamalıdır, çünkü eğitim ve beyin göçü iç içe geçen alanlardır. 

"BÜYÜMEYİ DEĞİL PLANLI EKONOMİK KÜÇÜLMEYİ KONUŞALIM"

Türkiye'ye tersine beyin göçünü de ele alırsak, ülkesine geri dönenlerin oranı son yıllarda ne boyutta? Tersine göç, ülke ekonomisini nasıl etkiliyor?

Tersine beyin göçünü incelediğim 2014 yılında yayınlanan bir makalemde belirttiğim gibi Türkiye’ye geriye göçler en çok  Türkiye’den gittiklerinde yaşadıkları sosyal statü çelişkilerini rahatlatmak ve Türkiye’deki sosyal çevrelerinde itibarlarının yeniden okunmasını sağlamak içindir. Fakat biraz önce bahsettiğim gibi dördüncü dönemde Türkiye’de eğitimlinin sosyal statüsünün düşmesi ve artık bir nevi zorunlu beyin göçlerinin yaşanmasından tersine beyin göçünün azalacağı yönünde öngörüde bulunmak yanlış olmaz. Tersine beyin göçünün topluma ekonomik, sosyal ve kültürel katkıları çok büyük.